View Single Post
Eski 08-10-2005, 02:18   #2 (permalink)
Dj Murat
Etkili Üye
 
Giriş Tarihi: 02-10-2005
Konum: Dağılın uleenn
Mesajlar: 250
Rep Gücü: 16
Rep Puanı : 2750
Dj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya benDj Murat Ben var ya ben
Varsayılan

HTML mi, HTM mi?

Windows ortamında HTML etiketlerini kendiniz vererek HTML dosyası oluşturmak ya da bir HTML dosyasında değişiklikler ve düzeltmeler yapmak istiyorsanız, kullanabileceğiniz en uygun program Not Defteri‘dir (NotePad). DOS ortamında Edlin veya Edit, Macintosh’da ise SimpleText’i kullanabilirsiniz. HTML kodunuzu Microsoft Word, Corel WordPerfect veya beğendiğiniz herhangi bir kelime işlemcisi ile oluşturduğunuz taktirde, Dosya menüsünden Adıyla Kaydet maddesini seçin ve Biçim olarak Düz Yazı Olarak, ASCII Metin gibi bir biçimi seçin. HTML dosyalarının adlarının uzantısı, “.htm” veya “.html” olabilir. İşletme sisteminiz üç harften fazla uzatmaya izin vermiyorsa (DOS veya Windows 3.x gibi) “.htm”i tercih edin.

//////////////////////////////////////////////

İlerde, yaygın kelime işlem programlarının HTML yeteneklerinden ve yapacağınız sayfaların HTML kodunu otomatik olarak oluşturacak programlardan sözedeceğiz. Ama şimdi, herhangi bir kelime işlem programını açın ve aşağıdaki örneği birlikte yapalım:

HTML için markup (işaretleme) dili dediğimizi hatırlıyor olmalısınız. Yani, bir HTML dosyasında, Internet alanımızı ziyaret edecek kişinin bilgisayar ekranında belirlemesini istediğimiz metinlerimiz, grafik unsurlarımız ve diğerleri ile bunların nasıl belirmesini istiyorsak onu belirten işaretlerimiz. Bu işaretlere, HTML etiketi dediğimizi de hatırlıyor olmalısınız. HTML dosyası oluştururken, aslında yaptığımız iş, belirli metnin önüne, o metnin tarayıcı tarafından tanınacak ve gereği yapılacak bir etiket koymaktan ibaret. Tarayıcıya, etiketle, gerçek metni birbirinden ayırt etmesi için etiketlerimizi ‘küçüktür’ (<) ve ‘büyüktür’ (>) dediğimiz iki işaretin arasına alırız. Bu işaretlere, kimi İngilizce kaynaklardan doğrudan çevirerek ‘köşeli parantez’ dendiğine de tanık oluyoruz. Oysa köşeli parantez adını ‘[‘ ve ‘]’ işaretleri için kullanmak daha doğrudur. Sadece Web tarayıcınız değil, HTML dilini anlayan her program, bu işaretlerin arasındaki kelime veya kelimelerin ekranda gösterilmek üzere değil, gereği icra edilmek üzere verildiğini anlayacaktır. HTML’i geliştiren uzmanların etiket olarak üzerinde anlaştıkları kelimelerin büyük harfle veya küçük harfle yazılması arasında fark yoktur. Bir etiket kelimeyi büyük harfle de yazsanız, küçük harfle de yazsanız, hatta büyük harflerle küçük harfleri gelişi-güzel bile kullansanız, tarayıcı tarafından anlaşılacaktır. Bir başka deyişle, tarayıcı için “OKU” ile “Oku,” “oKu,” “okU” ve “oku” aynı emirlerdir.

Bir kaç istisnası dışında, bütün HTML etiketlerinin kapsadığı alanın bittiği aynı kelimenin önüne bölü işareti (/) konularak oluşturulan ikinci etiketle belirtilir. Yani, diyelim ki <Oku> komutuyla başlattığınız işi, </Oku> komutuyla bitirirsiniz.

/////////////////////////NOT////////////////////

Büyük Harf, Küçük Harf?

Oluşturacağınız Web sayfaları, ilerde bu görevi devralacak başkaları tarafından düzeltilebilir, değiştirilebilir, kısmen kullanılabilir. İyi bir mimarın planlarının başka bütün mimarlar tarafından hiç tereddütsüz anlaşılabileceği gibi, sizin sayfalarınızın da başka Web alan yöneticileri ya da sayfa tasarımcıları tarafından kolaylıkla okunabilmesi şarttır. Nasıl bir yöntem izlerseniz izleyin; ama bir alanda yer alan bütün sayfalarınızda aynı yöntemi izleyin: kodlarınız ya tümüyle büyük harf olsun, ya da tümüyle küçük harf. HTML tarayıcıların okuduğu ama gereğini yerine getirmediği yorum/açıklama tarzındaki etiketleri kullanarak, sayfalarınızın bölümlerinin insan gözüyle okunulup anlaşılabilmesini sağlayın.

/////////////////////////////////////////////////////////

HTML Dosyasının Bölümleri
HTML dosyasının bir tarayıcı tarafından tanınması, yorumlanması ve gereğinin ekranda yapılabilmesi için, belgenin bir HTML belgesi olduğunun bildirilmesi şarttır. Bu bildirimi dosyanın tümünün etiketi anlamına gelen <HTML> etiketi, bir HTML belgesinin ilk kelimesi olarak yazılır. Tarayıcıya, HTML dosyasının bittiği de </HTML> etiketiyle bildirilir.

/////////////////////////////////////////NOT//////////

Açtığınızı Kapatmayı Unutmamak İçin

İyi bir tasarımcı olarak, HTML belgesini oluştururken, yazdığınız her etiketi bitiş etiketi ile birlikte yazın: <HTML></HTML> gibi. Sonra, iki etiketin arasına ilgili komutları ya da metinleri koyun.

//////////////////////////////////////////////////////////////

HTML belgesi, iki bölüme ayrılır: Baş taraf (başlangıç) (<HEAD>) ve gövde (<Body>) bölümleri. Web tarayıcılar, bir belgeyi sizin arzu ettiğiniz tarzda yorumlayabilmek için, HTML etiketini gördükten sonra derhal HEAD ve BODY etiketlerini arar ve ekrandaki sayfayı buna göre biçimlendirirler. Sayfanın “baş tarafı” sayfanın en üstünde, örneğin bir gazetenin başlığı gibi gösterilen bir metin olmayıp, ilerde ele alacağımız belge hakkında genel bilgileri kapsayan bölümdür. Burada yer alabilecek genel etiketleri (meta tag) ayrıntıları ile inceleyinceye ve ne işe yaradıklarını görünceye kadar, şimdilik örnek sayfalarımızda baş tarafı başlatan ve bitiren etiketleri koyup, aralarına, HTML sayfalarının İngilizce metinlerden oluştuğunu varsayan tarayıcıya, sayfamızın Türkçe olduğunu bildirmek için—şimdilik anlamının üzerinde durmadan—bir genel etiket koyacağız. Şimdi herhangi bir kelime işlemcisinde, örneğin Windows ortamında Not Defteri’nde, Macintosh’ta SimpleText’te şu örneği aynen yazın ve dosyayı düz yazı dosyası olarak kaydedin.

<HTML>

<HEAD>

<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">

</HEAD>

<BODY>

Web Tasarım Rehberi’ne Hoş Geldiniz!

</BODY>

</HTML>

Gördüğünüz gibi ilk HTML sayfamız, tarayıcıya bu dosyanın bir HTML dosyası olduğu beyanıyla başlıyor. İlerde anlamını öğrenmek üzere baş taraf etiketlerinin arasına sayfamızın Türkçe olduğunu belirten genel etiketi koyuyoruz; ve gövde bölümünde, ziyaretçilerimize hoşgeldiniz, diyoruz. Bu dosyayı, örneğin “hosgeld.htm” adıyla kaydedin. Kelime işlemcinizi kapatmayın; bir kenarda dursun. Kaydettiğiniz dosyanın simgesini bulunduğu yerde iki kere tıklayın; “.htm” uzantısı ile bağlantılı tarayıcınız hangisi ise, o açılarak, sayfayı yükleyecektir.

reh004.tif

//////////////////////NOT////////////////////

“Open” mı, “Browse” mı?

Internet Explorer’ın 4’ncü sürümünde programı başlattıktan sonra, Dosya (File) menüsünden Aç (Open) maddesini seçerek, ve açılacak diyalog kutusunda Araştır (Browse) düğmesine basarak oluşturduğunuz dosyayı bulabilirsiniz. Netscape Navigator’da ise yine File (Dosya) menüsünden Open Page (Sayfa Aç) maddesini seçerek, ve gelecek dilayog kutusunda Choose File (Dosya Seç) kutusunu tıklayarak oluşturduğunuz dosyayı arayabilir ve yükleyebilirsiniz. İşini kolaylaştırmak için, “.htm” ve “.html” uzantılarını en beğendiğiniz tarayıcı ile ilişkilendirirseniz, herhangi bir HTML dosyasını iki kere (Internet Explorer 4.x’ün masaüstü unsurlarını koymuş iseniz, bir kere) tıklayınca, tercih ettiğiniz tarayıcı dosyayı otomatik olarak açacaktır.

//////////////////////////////////////////////////////////

İlk HTML sayfanız şimdi karşınızda. HTML etiketleri arasına yazdığınız mesaj ekranda, tarayıcının varsayılan fontu ile ve yine varsayılan büyüklükte, gösteriliyor.

Şimdi, tarayıcının program adının yazılı olduğu üst çerçeveye dikkat edin: “F:\hosgeld.htm – Microsoft Internet Explorer” ya da sadece “Netscape” kelimelerini göreceksiniz.

Şimdi, hala açıksa, “hosgeld.htm” dosyasını yazdığınız kelime işlemcisini ön plana getirin ve üçüncü satıra “<Web Tasarım Rehberi</TITLE>” kelimelerini yazın. Dosyanızın tümü şu şekli almış olacaktır:

<HTML>

<HEAD>

<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">

</HEAD>

<TITLE>Web Tasarım Rehberi</TITLE>

<BODY>

Web Tasarım Rehberi’ne Hoş Geldiniz!

</BODY>

</HTML>

Burada yaptığımız, sayfamıza bir başlık vermekten ibarettir. Title/Başlık etiketi, tarayıcıya, bu etiketin, programın adıyla birlikte, çerçevede gösterilmesi talimatını verecektir.

Şimdi bu sayfayı aynı isimle bir kere daha kaydedin; ve oluşan dosyayı iki kere tıklayın. Açılan tarayıcıya, en üstteki çerçevenin üzerindeki başlığı okuyun:

reh005.tif

Title/Başlık komutu, IE’de, dosya adı yerine sayfanıza verdiğiniz Benim Sayfam başlığının tarıyıcı programının adıyla birlikte, programın çerçevesinde gösterilmesini sağladı. Netscape de şimdi program başlığında sadece kendi adını değil, bizim sayfamızın başlığını da göstermektedir. Yani, Title komutu ile, HTML sayfamızın içinde bir iş yapmış olmuyoruz, sadece tarayıcıya, kendi başlık alanında sayfamızı bilgisayar kullanıcısına hangi başlıkla sunmasını istediğimi söylemiş oluyoruz.

////////////////////////////////////////NOT//////////

HTML Editörleri

HTML kodunu kendisi oluşturan ve tasarımcıya görsel araçlar kullanma imkanı veren bir çok program çıktı. Kısaca HTML editörü denen bu programların bir özelliği WYSIWYG imkanına sahip olmalarıdır. İngilizce “Ne Görüyorsan, Onu Alırsın” kelimelerinin başharflerinden oluşan bu terim, yaptığınız tasarımın ekranda nasıl görülüyorsa aynen o şekilde HTML dosyasına haline dönüştürüleceğini ifade ediyor. Bu tür programların bir özelliği, oluşturduğunuz sayfaya hemen “Untitled” (Başlıksız) başlığını vermektir. Sayfalarınızı böyle bir program yardımıyla oluşturuyorsanız, ilk işiniz sayfa özellikleri (Page Properties) kutusunu açıp, sayfanın başlığını vermek olmalıdır.

//////////////////////////////////////////////////////////

İlk HTML sayfamızı yazmış ve incelemiş olduk. Bundan sonrası, sayfalarımıza daha çok içerik koymak ve onları biçimlendirmekten ibaret. Bunun için ilk adım olarak Style Sheet (Stil Sayfaları) denilen, tarayıcıya toplu biçimlendirme komutları veren etiketleri inceleyeceğiz.

Web Sayfasının Biçimlendirilmesi
Bir anlamda, HTML etiketlerinin yarısından fazlası metin biçimlerdirme komutlarıdır. Ama bu komutlar, HTML etiketlerini geliştirenlerle, ürettikleri tarayıcı programların bunları nasıl yorumlayacağına karar veren uzmanların belirlediği biçimlerden ibarettir. Örneğin, HTML, temel metin unsuru oharak paragraf (<p>..</p>) ve altı ayrı büyüklükte başlık (Heading) kodu içerir (H1, H2, H3, H4, H5, ve H6). Ne var ki, temel metin harfleri ile başlıkların gerçekten ne kadar büyük olacağına, tarayıcı program karar verir. Bir programda H1, 16 punto olabilir; bir diğerinde 14. Ayrıca kullanıcı, kendi tarayıcısında bazı seçenekleri değiştirmiş, varsayılan metin yazısı ölçüsünü azaltmış ya da arttırmış olabilir. Bu durumda, ölçüsünü göreceli olarak normal paragraf harfi büyüklüğünden alan diğer bütün başlıkların da ölçüsü değişecektir. Bu değişiklik, sizin sayfalarınızın kullanıcının ekranında arzu ettiğiniz görsel etkiyi oluşturacak şekilde canlandırılmasını önleyebilir. Ayrıca HTML etiketlerini benimseyip, kullanmak, tarayıcı programlarını üreten firmalara kalmış bir tutum olduğuna göre, bütün HTML etiketlerinden yazı biçimlendirmede yararlanamayabilirsiniz. Örneğin, metin biçimlendirmede kullanılan bir diğer, alıntıları belirten Q (quotation) etiketidir. Netscape, bu etiketi taşıyan metni sabit genişlikteki fonta çevirirken, Internet Explorer, bu etiketin sonucu olarak metinde hiç bir biçim değişikliği yapmayacaktır.

////////////////////////////////NOT////////////////////////////

Harf Genişliği

Eski daktilolarda, kağıdı hareket ettiren mekanizma, her harfin genişliğine göre farklı hareket edemediği için “i” harfi gibi sadece bir çizgiden olan harf de, içine üç adet “i” harfi alabilecek olan “m” harfi de aynı genişlikte bir alana yazılırdı. Zamanla dizgi makinalarının “akıllı” hale gelmeleri ile, her harf, “m” harfinin kaçta kaçı kadar bir alan kapladığına bakarak, farklı yere yazılır hale geldi. Harfleri büyüklüklerine göre göreli genişlikte olan fontlarla bütün harfleri aynı genişlikte olan fontların farkı buradan kaynaklanır. Günümüzde, eski daktilo metinlerin sağladığı görsel etkiyi sağlamak üzere, bilgisayar fontları arasında da her harfinin alanı eşit, fontlar var.

/////////////////////////////////////////////////////////

Ne var ki, HTML 4 ile, etkisi duragan ve niteliği bir anlamda kullanıyıca bağlı olan bu etiketleri kullanma yerine, artık her paragrafı, hen cümleyi, hatta her harfi arzu ettiğiniz gibi biçimlendirebilirsiniz. Artık duragan etiketleri de, tarayıcının değil, kendi ettiğiniz biçimde kullanma imkanınız var. Dahası, bir tek dosyada bir tek kelimeyi değiştirerek, yüzlerce sayfadan oluşan bir Internet alanınında söz gelimi bütün başlıkları maviden turuncuya çevirebilir; bütün alıntıları italikten siyah harfe, Times’dan Arial’a çevirebilirsiniz.

HTML sayfada metin stili dediğimiz zaman, metnin Internet alanımızı ziyaret eden kişinin bilgisayar ekranında hangi tür harfle (Arial, Times, Verdana, Helvetica, vd.), bu harfin normal türüyle mi, ya da siyah (bold) veya italik tarzıyla mı, hangi büyüklükte (12 punto, 18 punto, 24 punto), ve ne renk gösterileceğini, sayfanın ya da içinde bulunduğu tablo hücresinin sağına mı, soluna mı, ortasına mı bloklanacağını kasdediyoruz. HTML 4’de, metin stil unsurları arasında, geri plan rengi gibi, daha başka unsurlar da vardır. Bunları, daha sonra ele alacağız. Şimdi sadece sayfa tasarımında kullanabileceğimiz unsurlardan biri olarak, stillerin HTML sayfasında nasıl yer aldığına bakalım.

HTML 4, üç ayrı stil imkanına sahiptir. Bir paragrafın (paragraf, bir kelime, hatta bir harf bile olabilir), ya da bir paragrafın bir bölümünün stili, hemen önüne konulacak bir stil komutu ile belirlenebilir. Buna in-line (aynı satırda) biçimlendirme komutları denilir. Burada bu tür biçimlendirmeyi biraz ayrıntılı ele alacağız ve bir iki örnekle nasıl kullanıldığına değineceğiz. Diğer iki biçimlendirme yöntemi olan HTML sayfasının başlangıç bölümüne gömülmüş ve gövde bölümünden buraya atıf yapılan “Embedded” stil etiketleri ile HTML dosyasının tamamen dışında, dosya adı uzantısı “.css,” içeriği düz yazı dosyası biçiminde olan Cascading Style Sheets (Yığılma Stil Sayfaları) tarzındaki stil olanaklarını Dinamik HTML bölümünde ayrıntılı ele alacağız. Burada kısaca söz etmek gerekirse, Gömülmüş (Embedded) stil bölümü, biraz sonra ayrıntılı olarak ele alacağımız yerel biçimlerdirme kodlarını HTML dosyasının başlangıç bölümüne toplu halde koymaktan ibarettir. Böylece dosyanın gövde bölümünden toplu stil kodlarıyla tanımlanmış etiketleri kullanarak her seferinde yerel biçimlendirme kodları girmekten kurtulmuş oluruz, Ancak bu yöntemi uygulamak için, Internet alanınızdaki her sayfanın baş tarafına bu kodları girmek zorundasınız. Oysa toplu biçimlendirme kodlarınızı ayrı bir düz yazı dosyası halinde saklamanız ve Internet alanınızda yer vereceğiniz bütün sayfaları bu stil dosyası ile bağlantılandırmanız mümkündür. Buna bağlı (linked) stil dosyası denir. Bu yöntem, tasarımcıya bu dosyada yapacağı değişiklikle, bütün sayfalarda değişiklik yapma imkanı verir.

HTML 4’ün tanıdığı bu üç stil yöntemini kullanarak Web alanındaki bütün sayfalar baştan sona tutarlı bir görünüme kavuşabilir. Web tasarımcıları, stil belgeleri sayesinde, adeta gazete, dergi ve diğer basılı yayınları hazırlamakta kullanılar masaüstü yayıncılık programlarını kullananlara yakın bir tasarım esnekliği ve kalite düzeyine ulaşmış bulunuyorlar. HTML ile henüz herhangi bir masaüstü yayıncılık programında yapılan bütün tasarım incelikleri uygulanamaz; ama stil belgelerinin dikkatli ve titiz şekilde kullanan ve bu alandaki gelişmeleri takip eden bir tasarımcı, herhangi bir gazete sayfası tasarımcısını bile kıskandıracak sayfalar hazırlayabilir.

Stil etiketlerini yorumlama ve özellikle yukarıda değindiğimiz son iki yöntemin kullanılma açısından bütün tarayıcıların eşit düzeyde olmadığını söylememiz gerekir. Internet Explorer’ın 4’ncü sürümü HTML 4’ün bütün etiketlerini tanırken, Netscape’in 4’ncü sürümü HTML 3.2’nin etiketlerinin tümünü, HTML 4’ün de bir kısmını tanıyor. Web sayfasını tasarımcısı olarak, tarayıcıların hangi stil etiketlerini tanıdıklarını, hangisini tanımadıklarını izlemeniz ve sayfalarınızın bütün kullanıcıların bilgisayarında hemen hemen aynı tarzda gösterilmesini sağlamak için bunlardan hangisini kullanacağınıza, hangisini kullanmayacağınıza karar vermeniz gerekir. Başvuru bölümünde bazı etiketlerin tarayıcıların hangi sürümü tarafından tanındığına bakabilirsiniz.

Şimdi yerel biçimlendirme yöntemine ayrıntılı olarak bakalım.

Yerel Biçimlendirme
Diyelim ki, Web’de sayfa tasarımı konularını bir araya getiren, karşınıza çıktığında beğendiğiniz sayfaların adreslerini, bir yerlerde okuduğunuz bir makalenin ana mesajını aktaran ve Web tasarımcılarının birbirleriyle fikir alışverişi yaptıkları bir Internet alanı oluşturmak istiyorsunuz. Sayfanıza şu metni koymak istiyorsunuz:

“Bizler, inandığımız için ve bilinçli olarak harf tasarımcısıyız, harf dökümcüsüyüz, sayfa dizgicisiyiz.. Yoksa, yeteneğimiz daha yüksek şeyler için elverişsiz olduğu için değil. Biz inanıyoruz ki, en yüksek düzeyde beceri gerektiren şey, bizim sanatımıza en yakın olanıdır.

Rudolf Koch - Alman harf dökümcüsü, kaligraf

Dikkat ederseniz, metinde bir cümle siyah harflerle dizilmiş ve kaynak italik harflerle gösterilmiş bulunuyor. Şimdi bu paragrafı, biraz önce oluşturduğumuz Hoşgeldiniz sayfasına alalım ve siyah harflerle italikleri oluşturmaya çalışalım. Yukarıdaki örnekte kaydettiğiniz HTML dosyasını açın ve “Benim Web Sayfama hoş geldiniz!” kelimelerini silip, yerine yukarıdaki paragrafı yazın:

Bitirdiğinizde ekranınızdaki HTML kodu şöyle olmalıdır:

<HTML>

<HEAD>

<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">

</HEAD>

<TITLE>Web Tasarım Rehberi</TITLE>

<BODY>

<p>“Bizler, inandığımız için ve bilinçli olarak harf tasarımcısıyız, harf dökümcüsüyüz, sayfa dizgicisiyiz.. <b>Yoksa, yeteneğimiz daha yüksek şeyler için elverişsiz olduğu için değil.</b> Biz inanıyoruz ki, en yüksek düzeyde beceri gerektiren şey, bizim sanatımıza en yakın olanıdır.</p>

<p>Rudolf Koch - <i>Alman harf dökümcüsü, kaligraf</i></p>

</BODY>

</HTML>

Burada paragraf etiketini kullandığımıza dikkat edin. <p>..</p> etiketleri, tarayıcıya, ana metin unsurunu verir. Tarayıcı bu etiketi gördüğü anda, takibeden unsuru (bu bir başka metin olabileceği gibi, bir grafik öge, veya tablo da olabilir) bir satır aşağıya ve yeni satırın en başına alır.

/////////////////////////////////NOT///////////////

Yeni Paragraf ile Yeni Satır’ın farkı.

</p> etiketi, tarayıcıya, yeni bir paragraf başlatmasını söyler. Buna karşılık, bir metinde bir satır, nerede bitiyorsa orada bitsin, takibeden satır yeni bir paragraf yapmadan, alttaki satırın başına gitsin isteyebilirsiniz. Bu iki durumun, yani yeni paragraf ile paragraf başlatmadan yeni satıra gitmenin farkı da mekanik daktilodan geliyor. Daktilo yazma kurallarından biri, yeni paragraf başlatırken, iki paragrafın arasında normal satır aralarına verdiğiniz boşluktan daha fazla boşluk vermekti. Diyelim satırlarınız tek aralıkla yazılıyorsa, paragraflarınızın arasında en az bir buçuk aralık olması gerekirdi. Ayrıca her yeni paragraf bir miktar içerden başlardı. Elektrikli daktiloların icadıyla, yazana kolaylık olması için mühendisler, yeni paragraf yapmayı ve sadece satır atlatmayı ayrı ayrı tuşlarla yapılır hale getirdiler. Bugün ENTER veya RETURN tuşu, kelime işlem programınızın varsayılan ayarlarına bağlı olarak, iki parafraf arasında arzu ettiğini bir miktar boşluk bırakır ve yeni paragrafı biraz içerden başlatır. Yeni paragrafın normal satır aralığından daha fazla boşluk bırakmadan ve birinci satırı içeri girmeden yazılmasını istiyorsanız, yine programına bağlı olarak, örneğin ENTER veya RETURN tuşuna basarken, CONTROL tuşunu da tutmanız gerekir. Internet’in ilk günlerinde, yazıların ekranda mümkün olduğunca kelime işlem programlarına benzer şekilde oluşturulması amacıyla </p> etiketine yeni paragraf başlatma, buna karşılık <BR> (line break) etiketine de sadece satır atlatma görevi verilmişti.

/////////////////////////////////////////

Paragraf etiketinin nasıl bloklanacağını ALIGN yüklemi belirlersiniz. Örneğin paragraf etiketini <p align=center> şeklinde kullanırsanız, </p> etiketine kadar gireceğiniz bütün metin, bulunduğu yerde ortalanacaktır. Paragraf etiketinin çeşitli kullanım özelliklerine aşağıda döneceğiz, Ama şimdi bu HTML sayfasını farklı bir isimle kaydedin ve kaydettiğiniz dosyayı tarayıcınızda açın. Bu paragraf, herhangi bir tarayıcının ekranında, şöyle gösterilecektir:

reh007.tif

Bu görünümü sağlayan HTML komutları, koyu renkli (matbaacılıktan kalma deyimle siyah harfler) için <B> (ve tabiî, bu etiketin etki alanının bittiğini belirten eşi </B>), italik için <I> (ve </I>) etiketleridir.

Aynı şekilde istersek. bir paragrafın veya bir bölümünün harf ailesini (fontunu) da değiştirebiliriz. Yukarıdaki örnekte, metnimizin tarayıcının ekranında nasıl gösterileceğini bilgisayar kullanıcısının seçtiği varsayılan fonta bırakıyoruz. Başka bir deyişle, sayfamızın tarayıcıda hangi temel harfle gösterileceğini biz tayin etmiyoruz, işi bir bakıma şansa bırakıyoruz. Oysa oluşturduğumuz Internet alanı edebiyatla ilgili olduğuna göre, harf ailesini, sanata biraz daha önem verecek şekilde biz seçebiliriz.

/////////////////////////////NOT////////////////////////

Internet’te Font meselesi

HTML sayfanızı tasarlarken, kendi bilgisayarınızda mevcut fontların, Internet alanınızı ziyaret edecek herhangi bir kişinin bilgisayarında mevcut olacağını varsaymanız hata olur. Bunun için hemen hemen bütün Windows ve Macintosh ortamlarında mevcut harf ailelelerinden ayrılmamanız gerekir. Netscape ve Internet Explorer programlarının yeni sürümleri, kurulurken, kullanıcının bilgisayarına Internet’in klasik fontları olmaya başlayan bazı harf ailelerini yüklüyorlar. İşletme sistemlerinin temel harfleri ile tarayıcıların eklediği harfler arasında seçim yaparak da görsel etkisi arzu ettiğinize yakın sayfalar tasarlamanız mümkün. Bir başlıkta, ya da bütün sayfalarınızda ortak bir logo’da mutlaka arzu ettiğiniz bir fontu kullanmak istiyorsanız, bu başlık ya da logoyu, grafik haline getirebileceğinizi unutmayın. Ama grafiklerin de sayfanızın ziyaretçinin bilgisayarına aktarılması süresini uzatacağını akıldan çıkartmayın. Metinlerinizi, sırf görsel etki için grafik halinde sunarsanız, bir süre sonra ziyaretçilerinizin beklemekten bıkıp, başka sayfalara gidebileceğini hatırlayın.

////////////////////////////////////////////////////////

/////////////////////NOT/////////////////////////

SERIF-SANS SERIF Harfler:

Latin alfabesine bugünkü biçimini veren eski Romalılardır. Harflerin kol ve bacaklarının ucunda, ana çizgiye dik gelecek kısa sonlardırma çizgisi olan serif’in ilk kez kağıt üzerinde mi, yoksa harfleri anıtlara oyan yontma ustalarının keskilerinden mi doğduğu bugün bile tartışmalıdır. Serif, daha sonra matbaacılıkta da çok iyşe yaramıştır. İlk yıllarda kağıt üzerinde harf şeklinde iz bırakan harf kalıpları çoğu zaman şimşir tahtasından oyularak yapılırdı. Bu kalıplara mürekkep sürülür ve üzerine konan kağıda basılırdı. Tıpkı lastik damga gibi! Ama tahta harf kalıplarının uçları çok çabuk aşınırdı. Aşınmanın uzun zaman alması için, zamanla harflerin kol ve bacaklarının çıkıntılı, yani serif yapılması gelenek oldu. Daha sonra, kurşun ve tunç gibi dayanıklı malzemeden harf kalıpları üretildiği zaman, çıkıntıları olmayan, sans-serif (serif’siz) harfler yaygınlaştı. Günümüzde de bilgisayar fontları, serif, sans serif ve dekoratif diye üçe ayrılıyor. Basılı eserlerde görsel etki, zıtlıklardan yararlanrak sağlanır. Bir sayfada yer alacak iki yazı unsuruna gerekli dikkati çekebilmek için bunlardan birinin serif, diğerinin sans serif harfle verilmesi yaygın bir uygulamadır. Ekranda zıtlıklar yoluyla dikkat çekebilmek için harf türünden başka şeyler, örneğin renk ve hareket unsuru da kullanabiliriz. Fakat matbaacılıktan kalma bir gelenekle, HTML tasarımcıları arasında başlıkla metni birbirinden serif-sans serif harflerle ayırmak giderek yaygınlaşıyor. Ekranda okuma kolaylığı açısından sans serif harfleri tercih edin. Özellikle küçük puntolu serif harflerin okunması çok zor olabilir.

//////////////////////////////////////////////////////////

Sayfamızda metinlerimizi Arial veya Helvetica; başlık ve kaynakları kaynağı da Times veya Times Roman ile gösterelim. Bunun için, HTML kodumuzda bir değişiklik yapmak zorundayız. Dosyamızın baş tarafına dokunmadan, paragrafın başladığı yere FONT etiketi koyalım. Bu etiketin parametreleri, başka bir ifadeyle, bu etikete niteliğini veren yüklemler, “face,” (font ailesinin adı), “size” (harfin büyüklüğü) ve “color” (harfin rengi) olarak sıralanır. Bu yüklemlerin nasıl kullanıldığını daha yakından görmek için, Başvuru bölümüne bakabilirsiniz. Biz burada sadece harfin türünü belirlemek istiyoruz; onun için sadece “face” yüklemini kullanacağız. HTML sayfasında paragraf etiketinden sonra <font face="Arial"> yazınız. Tabiî, bu etiketi sonlandıran, bitiren eşini ihmal etmeden! Kaynak cümlesi için aynı ifadeyi bu kez fontun adını değiştirerek yazacağız. Bitirdiğinizde, HTML kodunuzun paragraf bölümü şöyle olmalıdır:

<p><font face="Arial"> “Bizler, inandığımız için ve bilinçli olarak harf tasarımcısıyız, harf dökümcüsüyüz, sayfa dizgicisiyiz.. <b>Yoksa, yeteneğimiz daha yüksek şeyler için elverişsiz olduğu için değil.</b> Biz inanıyoruz ki, en yüksek düzeyde beceri gerektiren şey, bizim sanatımıza en yakın olanıdır..”</font></p><p><font face="Times New Roman">Rudolf Koch - <i>Alman harf dökümcüsü, kaligraf</i></font></p>

Bu sayfayı kaydedin ve kaydettiğiniz dosyayı, tarayıcınıza açtırın. Herşeyi doğru girdi iseniz, sayfanız şu sayfaya benzeyecektir:

reh008.tif
__________________
Remixlerim

Günler ne çabuk geçiyor.
Geldik..Gidiyoruz...
Dj Murat is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
 
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490