![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
BeŞiKtAşK
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 16-07-2007
Konum: ANKARA
Mesajlar: 6,750
Rep Gücü: 23830
Rep Puanı : 5950285
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Sabah ve atv'nin yılan hikayesine dönen ihalesi çok ilginç bir şekilde tamamlandı. İhaleyi Bay Tayyip'in damadının Genel Müdür olarak görev yaptığı Çalık grubu aldı. Hem de muhammen bedel olan 1 milyar 100 milyon doları bir kuruş arttırmadan. Kağıt üzerinde ihalenin tamamlanmasında hiçbir sorun yok. Çalık grubu şartnamenin gereklerini yerine getiren tek firma olarak ihaleye girdi. Teklifini verdi ve ihaleyi kazandı.
Bunlar normal şeyler mi? Başka hiçbir iddia veya gelişme olmasa bile, sadece bu kadarı bu ihalede bir takım anormallikler olduğunu gösterdiğini yetmez mi? İhaleye aylardır, bütün Türkiye'nin gündeminde olacak. Sadece Türkiye'de değil, dünyadaki bazı medya baronları bu ihaleyle ilgilendiklerini deklere edecekler. 7 firma ihaleye katılmak için TMSF'den şartname alacak. İhalenin 2 milyar doları geçeceği yönünde çok kuvvetli işaretler gelecek. Sonra ihale günü bir bakacağız ki, bütün firmalar çekilmiş. Sadece Çalık grubu teklif vermiş ve mümkün olan en düşük bedelle de ihaleyi kazanmış. Yürü ya kulum Çalık grubu kim? AKP iktidarı döneminde, "yürü ya kulum" iltifatına mahzar olmuş, son 2 yılda katlanarak büyümüş ve Bay Tayyip'in damadının Genel Müdürlükle ödüllendirildiği şirket. İhaleyi Çalık grubunun kazanmasından neden rahatsızlık duyuyorsunuz? Katılması beklenen diğer şirketlerin Çalık grubundan farklı mı olacaklardı? Daha önce örneklerini yaşadığımız gibi soyu sopu, geçmişi geleceği belli olmayan, kime hizmet edeceği karanlık yabancı bir firmanın ihaleye girip kazanması çok daha vahim olabilirdi. Burada üzerinde önemle ve ısrarla durulması gereken AKP'nin Türkiye'yi nereye götürdüğüdür. Elimizde kesin deliller olmasa da, bu ihalenin AKP bağlantılı olduğu bütün Türk milletinin malumudur. Sermaye ve medya Her zaman ve ısrarla AKP'nin devleti ele geçirmek için olağünüstü bir çaba içinde olduğunu söylüyoruz. Kendi kontrolündeki kamu kurumlarını ele geçirmede fazla bir sıkıntı yaşamadılar. İkinci iktidar dönemiyle birlikte devletteki kadrolaşma tamamlandı. Ancak, bu yetmiyor. Bunun mutlaka sermaye ve medya ile desteklenmesi gerekiyor. Sermaye konusunun önemi, bu ihaleyle birlikte bir defa daha ortaya çıkmıştır. Bir taraftan kadrolaşırken, diğer taraftan hızla ve helaline haramına bakmadan kendi sermayelerini oluşturma gayretleri işte bu noktada önem kazanıyor. Ali Dibolar, talanlar, vurgunlar, peşkeşler, özel kararnameler, yandaşlar işte bu günler içindi. Yeri ve zamanı geldi. Oluşturulan sermaye şimdi görevinin gereğini yapıyor. AKP Cumhuriyetinin sağlama alınmasında en önemli rolü oynayacak propaganda unsurunun vazgeçilmez ayağı olan medya, bu yolla garantiye alınıyor. Garantiye alıyorlar Burada akla şu soru gelebilirdi. Medyayı garantiye almak için ille gazete ve televizyon sahibi olmak mı gerekiyor? Bugüne kadar neredeyse medyanın tamamı zaten AKP'nin kontrolünde değil miydi? Medyanın kontrole alınmış olması AKP'yi tatmin etmiyor. Çünkü, bu kadar kolay teslim olan medyanın yarın başka bir güç karşısında kendilerini anında satacağını görüyor ve biliyorlar. Mevcut medya patronları için geçerli tek ölçünün "menfaat" olduğunu bizzat yaşayarak öğreniyorlar. Menfaat yarın başka yerde, başka siyasette olursa bu yapının anında bozulacağını kolayca tahmin ediyorlar. O halde, bunlara güvenmek yerine, güvenecekleri bir medya oluşturarak işi sağlama alıyorlar. Bu kadar basit, bu kadar kesin. Borazancılar panikledi Bugüne kadar AKP'nin borazanı olmaktan ileri gidemeyenlerin, bu ihale karşısında nasıl paniklediklerini ibretle izliyoruz. Şimdi bütün ümitleri TMSF Fon Kurulu'nun vereceği kararda. Kurulun ihaleyi onaylaması durumunda, son sözü RTÜK söyleyecek. Star'ın satışı emsal olduğu için, buralardan bir sonuç çıkması çok zor görünüyor. Ayrıca Fon Kurulu veya RTÜK ihaleyi iptal edecek olsa bile, sonuç değişmeyecektir. Yeni ihaleyi de yine AKP ürünü bir firmanın kazanacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın. AKP, kuşatmanın en önemli ayağı olarak gördüğü medyayı, tam ve kesintisiz kontrole almakta kararlıdır. Şimdi ağıt yakanlar, ağlamak ve dert yanmak yerine, oturup bu kuşatmanın tamamlanmasında hangi rolü oynadıklarını düşünsünler. Çok kullandıkları bir sözü bu muhteremlere hatırlatmakta fayda görüyorum; Susarken, küçük menfaatlerle gün geçirirken, Bay Tayyip'in uçağında gülücükler dağıtırken bir gün sıranın size de geleceğini hiç aklınıza getirmediniz mi? Oluşturduğunuz dikensiz gül bahçesinde büyüyen çalıların bir gün sizin canınızı da yakacağını hiç düşünmediniz mi? Unutmayın ki, AKP'nin bu milleti tekrar aldatmasında başrolü her zaman siz oynadınız. |
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |