ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Her Telden > Aşk'a Dair Her Şey
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Aşk'a Dair Her Şey Aşklar Aşıklar buraya...


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 11-09-2005, 07:51   #1 (permalink)
Schedar
Forum Ustası
 
Giriş Tarihi: 04-05-2005
Konum: İstanbul
Mesajlar: 481
Rep Gücü: 17
Rep Puanı : 3058
Schedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya benSchedar Ben var ya ben
Thumbs up Sevgi Üzerine

Masumi Toyotome diye bir Japon yazmış bu yazıyı. Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir diye başlıyor. Ama sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz diye soruyor. Sonra anlatmaya başlıyor: Sevgi üç türlüdür. Birincinin adı "Eğer" türü sevgi. Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar. Örnekler veriyor: eğer iyi olursan baban, annen seni sever. Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim. Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.



Birinci tür: Bir şarta bağlı sevgi

Toyotome en çok rastlanan sevgi türü budur diyor. Karşılık bekleyen sevgi. Sevenini, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak vaat edilen bir sevgi türüdür bu diyor yazar. Nedeni ve şekli bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır. Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil, hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor. Sevgi nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor. Yazar bir örnek veriyor. Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve döndüğünde babası öfkeyle sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin? diye bağırıyor. Delikanlı "Ama baba vaktiyle sende bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın diyor. Baba daha çok kızarak delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor. Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı diyor yazar. Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı. İnsanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında. Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek bu genç adamın yaptığı gibi yaşamı sürdürmekle ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir diyor Masumi Toyotome. İlginç değil mi?

İkinci tür: "Çünkü" türü sevgi

Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor: Bu tür sevgide kişi bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır. Örnek mi? Seni seviyorum. Çünkü çok güzelsin (Yakışıklısın). Seni seviyorum. Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki. Seni seviyorum. Çünkü bana o kadar güven veriyorsun. Seni seviyorum. Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere götürüyorsun ki. Yazar, Çünkü türü sevginin Eğer türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor. Eğer türü sevgi bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz hoş bir şeydir egomuzu okşar. Bu tür olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün Eğer türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler. Sınıfının en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve güzel sekreterine içerler. O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi diye soruyor Toyotome. Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz diyor. Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var. Birincisi; acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz korkusu. Tüm insanların iki yani vardır. Biri dışa gösterdikleri öteki yalnızca kendilerinin bildiği. İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terk ederlerse korkusu buradan doğar. İkincisi de ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa endişesidir. Japonya'da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişana bozup onu terk etmiş. Daha acısı ayni kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne kurulmuş olduğundan bir günde ölmüş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş... Japon yazar toplumlardaki sevgilerin çoğu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür diyor.

Peki o zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne? Ve işte sevgilerin en gerçeği:

Üçüncü tür sevgi: "Rağmen"

Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için? Eğer türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için Çünkü türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan Bir şey olduğu için değil, Bir şey olmasına rağmen sevilir. Güzelliğe bakar mısınız? Rağmen sevgi. Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına Rağmen sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda'ya çingene olmasına rağmen tapar. Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir. Bunlara rağmen sevilebilir. Tabii bu sevgiyle karşılanması şartı ile. Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine rağmen olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en değerli gibi sevilebiliyor. Japon yazar yüreklerin en çok susadığı sevgi budur diyor. Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir. Bunun böyle olduğundan nasıl emin olursunuz?

Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor. Şu soruma cevap verin diyor. Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize yaşamamın ne yararı var diye sormaz miydiniz? Devam ediyor Toyotome: Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün. Dünya birden bire başınızın üstüne çökmez miydi. O an yaşam size anlamsız gelmez miydi? Diyelim sıradan bir yaşamınız var. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatinizi nasıl yaşardınız? diye soruyor ve yanıtlıyor: Öyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar.

Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor Rağmen sevgiyi. Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni Rağmen türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır. Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome. Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor. Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var. Kimsede başkasına verecek fazlası yok? diye açıklıyor. Anlatıyor: Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir. Peki bu dünyada sevgi ne kadar var. Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar. Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz. Hani nerede? Hepsi o. Ve asıl çarpıcı cümle en sonda.

İYİ DÜŞÜNÜN..........

Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?

Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?

Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?

Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?

Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?

Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?

Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?

Ve siz onu hiç kokladınız mı?

Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı? Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?

Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?

Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?

Çimlere uzandığınız oldu mu?

Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?

Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?

Kaç kez kuşlara yem attınız?

Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?

Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?

Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?

Kaç kez mektup aldınız bu yıl?

Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?

Kimseyle barıştınız mı bu yıl?

Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?

İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şey"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü?

Düşünün.
Yayılın çimenlerin üzerine
Acele edin....
Er veya geç...
Çimenler yayılacak üzerinize...
__________________


Herşeye Rağmen
Schedar is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-2005, 15:23   #2 (permalink)
supurgesizcadi
Kıdemli Üye
 
Giriş Tarihi: 24-08-2005
Konum: FaR FaR aWaY
Mesajlar: 720
Rep Gücü: 26
Rep Puanı : 5060
supurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımazsupurgesizcadi Beni kesseler acımaz
Varsayılan

ÇOk güzel bi yazı...
daha önce de okumuştum..
paylaşım için teşekkrler
__________________



I'Ve CLOSeD ThE DooRs BeHiND Me...
supurgesizcadi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-2005, 19:45   #3 (permalink)
fishbone
Tümgeneral
 
Giriş Tarihi: 06-05-2005
Konum: BabilinAsmaBahçeleri...
Mesajlar: 2,224
Rep Gücü: 55
Rep Puanı : 10915
fishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımazfishbone Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Bu çimen olayı benim kafamı karıştırdı ????
__________________
><((((º>ﻷﻼﻱﻒﻙﺶﺥFishbONEﻷﻼﻱﻒﻙﺶﺥ<º))))><
fishbone is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-09-2005, 22:48   #4 (permalink)
eskiya_38
Asteğmen
 
Giriş Tarihi: 15-08-2005
Konum: Forumn€uro'nun Eskiyasi ;) Hemde Kayserili :D
Mesajlar: 308
Rep Gücü: 10
Rep Puanı : 1388
eskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsineskiya_38 İmza isteyen sıraya girsin
Varsayılan

Duygularini nasil guzel dile getirmis.. helal olsun...
__________________
|^^^^^^^^^^^^^| |
|Forumn€uro.com___| ||'""|""\__,
| __ Eskiya_38 ___ l | |__|__|___| )
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)


eskiya_38 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-10-2006, 12:54   #5 (permalink)
Moruk
Etkisiz Üye
 
Giriş Tarihi: 03-02-2006
Konum: kastamonu
Mesajlar: 30
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 39
Moruk Yavaş ama emin adımlarla geliyorum
Varsayılan

ellerine sağlık
Moruk is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-10-2006, 13:45   #6 (permalink)
kingkobra
Onbaşı
 
Giriş Tarihi: 29-03-2006
Mesajlar: 12
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 10
kingkobra Yavaş ama emin adımlarla geliyorum
Varsayılan

ellerine sağlık kardeş
kingkobra is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-10-2006, 13:49   #7 (permalink)
kingkobra
Onbaşı
 
Giriş Tarihi: 29-03-2006
Mesajlar: 12
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 10
kingkobra Yavaş ama emin adımlarla geliyorum
Varsayılan

ellerine sağlık kardeş. Çok güzel bir yazı. Yalnız kafam çok karıştı. Üçüncü tercih olan her şeye rağmen sevgi yi ne zaman tadarım bilmiyorum ?. Hep içerleyip dururum bu tür sevgi için........
kingkobra is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 02:18.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Forum
porno sex haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490