ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Atatürk köşesi
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Atatürk köşesi Atatürk hakkında herşey.


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 20-04-2006, 12:06   #21 (permalink)
nev_bulent
Albay
 
Giriş Tarihi: 01-02-2006
Konum: GURBETTE :(
Mesajlar: 1,223
Rep Gücü: 238
Rep Puanı : 57988
nev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaz
Thumbs up düzeltme

Sky KardeŞİm Çok GÜzel DÜŞÜnmÜŞÜn...bende Varim
__________________

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :
"Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :
Hayat kısadır,
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.
Diğeri de :
Hayat boştur.
Biraz kin,






:000100012 SOĞAN SOYULURKEN YAŞARIYOR DA GÖZLER..
MEMLEKET SOYULURKEN ALDIRMIYOR ÖKÜZLER:000100012

Son Düzenleme nev_bulent tarafından : 20-04-2006 at 12:12. Neden: yanlış kişiyi takdir etmişim..pardon
nev_bulent is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-04-2006, 08:25   #22 (permalink)
Mavi-Gece
Çavuş
 
Giriş Tarihi: 15-04-2006
Mesajlar: 46
Rep Gücü: 44
Rep Puanı : 10258
Mavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımazMavi-Gece Beni kesseler acımaz
Thumbs up

Ne Mutlu Turkum Dıyene M.K ATATURK ...!!!!
Mavi-Gece is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-04-2006, 22:56   #23 (permalink)
mehmetef
Tümgeneral
 
Giriş Tarihi: 06-02-2006
Konum: 55°41'49.99"N Uzaklarda hem de coook uzaklarda
Mesajlar: 2,012
Rep Gücü: 466
Rep Puanı : 113822
mehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımazmehmetef Beni kesseler acımaz
Varsayılan

ellerinize saglik.tabiki bensiz olmaz ,olamaz.
__________________




mehmetef is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-04-2006, 09:31   #24 (permalink)
nev_bulent
Albay
 
Giriş Tarihi: 01-02-2006
Konum: GURBETTE :(
Mesajlar: 1,223
Rep Gücü: 238
Rep Puanı : 57988
nev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaznev_bulent Beni kesseler acımaz
Varsayılan Atam'a Son UĞurlama

ata4.jpg

ata6.jpg

ata7.jpg

ata9.jpg

ata11.jpg

ata14.jpg

ata16.jpg

ata17.jpg

ata19.jpg
__________________

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :
"Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :
Hayat kısadır,
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.
Diğeri de :
Hayat boştur.
Biraz kin,






:000100012 SOĞAN SOYULURKEN YAŞARIYOR DA GÖZLER..
MEMLEKET SOYULURKEN ALDIRMIYOR ÖKÜZLER:000100012
nev_bulent is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-04-2006, 14:41   #25 (permalink)
amphiklos
Orgeneral
 
Giriş Tarihi: 04-01-2006
Konum: Çarşıbaşı - Yoroz Köyü - "0" Sıfır Noktası
Mesajlar: 3,776
Rep Gücü: 459
Rep Puanı : 110379
amphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Ellerine sağlık Çok güzel paylaşım devamını bekleriz
__________________
FORUMNEURO.com
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
amphiklos is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-04-2006, 14:47   #26 (permalink)
amphiklos
Orgeneral
 
Giriş Tarihi: 04-01-2006
Konum: Çarşıbaşı - Yoroz Köyü - "0" Sıfır Noktası
Mesajlar: 3,776
Rep Gücü: 459
Rep Puanı : 110379
amphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımaz
Varsayılan

































__________________
FORUMNEURO.com
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
amphiklos is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-04-2006, 14:48   #27 (permalink)
amphiklos
Orgeneral
 
Giriş Tarihi: 04-01-2006
Konum: Çarşıbaşı - Yoroz Köyü - "0" Sıfır Noktası
Mesajlar: 3,776
Rep Gücü: 459
Rep Puanı : 110379
amphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımaz
Post

Mustafa Kemal ATATURK
ANZAC Memorial, 1934.

Atatürk'ün bahçe mimarı Mevlüt Baysal anlatıyor:
Çankaya Köşkü'nün bahçesini yapıyordum. Bir gün Atatürk, yaveri ve ben bahçede dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağaç Ata'nın geçeceği yolu kapatıyordu. Ağacın bir yanı dik bir sırt, diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu. Ata, havuz tarafındaki kısma yaslanarak karşıya geçti. Derhal atıldım:
- Emrederseniz derhal keselim Paşam!
Bir an yüzüme baktı, sonra:
- Yahu, dedi, sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin!
***
Atatürk, 1936'da bir lise öğrencisine şunları yazdırmıştır: "Garb senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün garb, nihayet teknikte bir tefevvuk gösteriyorsa ey Türk çocuğu, o kabahat da senin değil, senden evvelkilerin affolunmaz ihmalinin bir neticesidir."
***
Birgün Müslüman memleketlerinden birinde (Mısır'da) bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine:
-"Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu.
Olabilecek şey değildi ama insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal:
-"Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu.
Adamcağız yüzüne bakakaldı.
-"Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonumuzun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya..."
-"Benimle olmaz beyefendi hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne vakit halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o zaman gelip beni ararsınız."
***
Düşman 18 Mart 1915' te donanma saldırısında başarısızlığa uğraması üzerine karadan zorlama yapmak üzerine boğaz dışındaki adalara yığınak yapmaya koyuldu. Bu haber alındıktan sonra 22 Mart 1915' te Çanakkale bölgesinde beşinci ordu kuruldu. Bütün kuvvetler ordu emrindeydi. Ordu onbeşinci kolorduyu Maydos çevresinde bırakarak 19. tümeni 19 Nisan' da yedek alarak Biga' ya geldi. 25 Nisan 1915' te tanyeri ağarırken Arıburnu ve Seddülbahir bölgesine ilk düşman birlikleri çıktı. Arıburnu' na cıkan kuvvet gözetleme taburunu püskürterek, sonradan Kemalyeri adı verilen yere kadar ilerledi burada arkasından koşup gelen 27. Türk alayı ile karşılaştı. Düşman çıkarmasını haber alan Mustafa Kemal, Conkbayırı yönünde yürüyen düşmana karşı ordudan emir almayı beklemeden kuvvetlerini harekete geçirdi. Birliklerine kendisi yol bularak Kocaçimen tepesine vardı. Askerlerine orada kısa bir dinlenme vererek, Alata gidilmediği için yanındakilerle yaya olarak Conkbayırına geldi. Orada cephaneleri bittiği için ve düşmanca kovalanan bir gözetleme bölüğüne rastladı: - Niçin kaçıyorsunuz? Dedi. - Efendim düşman... - Nerede düşman? - İşte... diye 261 rakımlı tepeyi gösterdi. Gerçekten de düşman birinci avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklaşmış, serbestçe ilerliyordu. Askerleri dinlenmeleri için bırakmış ve düşman da bu tepeye gelmişti. Düşman ona kendi askerlerinden daha yakındı. Bulunduğu yere gelseler kuvvetleri pek kötü duruma düşeceklerdi. O zaman bir mantıkla mı yoksa içgüdüsel olarak mı bilinmez kaçan erlere: - Düşmandan kaçılmaz, dedi. - Cephanemiz kalmadı, dediler. - Cephanemiz yoksa süngümüz var, dedi. Ve bağırarak: - Süngü tak! Dedi. Yere yatırdı. Aynı zamanda Conkbayırı' na doğru ilerleyen piyade alayı ile Cebel bataryasının erlerini marş marşla bulunduğu yere gelmeleri için emir subayını yoladı. Erler yere yatınca, düşmanda yere yatmıştı. İşte savaşın kazanıldığı an bu andı...
***
YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABULU Atatürk 1928 yılı Haziran' ında, yeni Türk Alfabesi' nin tespiti ile ilgili bir komisyon kurulmasını istedi. Çalışmaların sonucu olan alfabeyi Ata'ya Falih Rıfkı Atay getirdi. Atatürk bunları uzun uzun inceledi ve sordu:
- Yeni yazıyı uygulamak için ne düşündünüz?
Falih Rıfkı: - Bir onbeş yıllık uzun, bir de beş yıllık kısa süreli iki öneri var dedi.
Öneri sahiplerine göre ilk zamanlar iki yazı bir arada öğrenilecekti. Gazeteler yarım sütundan başlayarak yavaş yavaş yeni yazılı kısmı artıracaklardı. Daireler ve yüksek okullar içinde bazı yöntemler düşünülmüştü. Atatürk Falih Rıfkı'ya baktı: -
Bu, ya üç ayda olur ya da hiç olmaz, dedi.
Hayli radikal bir devrimci iken Falih Rıfkı dahi şaşırmış ve bakakalmıştı. Atatürk devam etti ve:
- Çocuğum, dedi, gazetelerde yarım sütun eski yazı kaldığı zaman dahi herkes bu eski yazılı parçayı okuyacaktır. İşte bu yüzden olmaz, dedi.
***
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
10 Ağustos 1915. Conkbayırı' nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. tümen komutanı ve diğer subaylarını çağırdım:
- Mutlaka düşmanı yeneceğinize inanıyorum ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret vediğim zaman hep birlikte atılırsınız. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücüm baskın şeklinde olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20-30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı' ndan ses çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstüne kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 4.30 da kıyametler kopmuştu. İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. ^^Allah Allah^^ sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yıkıyordu.
Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey'den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması bütün cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde bulunan saat param parça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpmıştım. Yalnız bu şarapnel vücudumla kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı.
Aynı günün gecesi, yani 10 Ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşa' ya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış, heyecanlanmıştı. Kendisi de alıp cep saatini bana hediye etti. Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale' nin geçilmeyeceğini iyice anlamış oldular.
***
SAVARONA
Atatürk' ün İstanbul' daki mutluluklarından biri Florya' yı keşfetmesi oldu. Birkaç gidip gelmeden sonra buradaki plajı canlandırmaya karar verdi. Deniz köşkü, alaturka deniz hamamı gibi birşeydi. Atatürk denize o kadar ihtiraslı bağlanmıştı ki yıllarca yaz aylarını adeta su içinde geçirdi. Yüzme ve kürek idmanları yapar ve burada da halktan ayrılmazdı. İlk projeye göre Atatürk Köşkü kumsalın sonundaki bir tepecik üstüne yapılacaktı, aşağıda da bir banyo yeri hazırlanacaktı. Kalabalıktan uzaklaşmayı istemedi. Yine ilk projeye göre demir yolu geriye alınacaktı:
Canım, dedi. Ankara' da dağ başında yaşıyorum, İstanbul' da Saraya hapsoluyorum; bırakın burada gelenleri gidenleri, hiç olmassa tren gürültüsü duyayım.
Son zamanlarda Şile' yi görmüş, pek sevmişti yaşasaydı orasını da canlandıracaktı.
Büyükçe tekne olarak emrinde Ertuğrul Yatı vardı. Marmara için yapılmış bu yatla bir defa Karadeniz' e çıkmıştı. Sert bir havada yat az daha batıyordu. Memleket kıyılarını dolaşmak üzere İstanbul' dan uzaklaşınca Denizyolları' nın bir yolcu gemisini seferden alıkoymak gerekiyordu. İşte Atatürk' e yeni bir yat alınması bu gereksinimden doğmuştu.
Amerikalı bir milyoner kadının yaptırmış olduğu Savarona, ileri sürülen bir düşünceye göre Amerika' ya sokulmadığı için, ucuza almıştı. Planlarını görmüş ve yatı çok beğenmişti. Ne yazık ki yat geldği zaman Atatürk'ün ölümcül bir hastalığı vardı. Pek sevdiği bu yatta çok zamanı yatakta geçirdi. Bir gün şöyle dedi:
-Bir çocuk oyuncağını bekler gibi bu yatı beklemiştim. Mezarım mı olacak bu tekne benim? Atatürk' ü ölüm yatağına Savarona' daki kamarasından bir koltuğun içinde ancak götürebildiler. Yat Dolmabahçe Sarayı önünde boynunu bükerek Atatürk'ü boşuna bekledi.
__________________
FORUMNEURO.com
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
amphiklos is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-04-2006, 14:49   #28 (permalink)
amphiklos
Orgeneral
 
Giriş Tarihi: 04-01-2006
Konum: Çarşıbaşı - Yoroz Köyü - "0" Sıfır Noktası
Mesajlar: 3,776
Rep Gücü: 459
Rep Puanı : 110379
amphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımaz
Varsayılan Anilari

Yugoslav Kralı müteveffa Aleksandr, Balkan Atlantı'nın imzasını takip eden günlerde memleketimize gelmişti. Atatürk'le sohbeti sırasında, şahsına ve Türk Milleti'ne karşı duyduğu yakınlığı ve iyi hisleri ifade için dedi ki:
"-Cihan Harbini takip eden mütareke günlerinde, İtilaf devletleri Yunanistan'dan evvel Türkiye'yi işgali bana teklif etmişlerdi. Fakat hiç tereddüt etmeden bu teklifi reddettim, bunun üzerine Yunanlıları tercihe mecbur kaldılar."
Mustafa kemal muhatabının sözlerini sükunetle dinledi ve birden yerinden kalkıp, muhatabını şaşkınlık içinde bırakarak elini sıktı:
"-Size ve milletinize geçmiş olsun Ekselans..." dedi.
Ve anlatmak istedi ki, Türk topraklarına saldıran kim olursa olsun akibeti değişmeyecekti!
***
Daha sonra, kalb-i alakası uğruna taç ve tahtını terkederek, İngiltere Krallığı makamını terkedip Windsor Dük'ü olarak kalmayı tercih eden İngiltere Kralı Sekizinci Edward da Atatürk'ün misafiri olmuştu. Neşeli bir akşam yemeğini takip eden sohbet sırasında, mevzu, Türk ordusunun savaş gücüne intikal etti. İngiliz hakikatçiliği ile, Mustafa Kemal'in ne eşşiz bir kumandan olduğunu bilen misafiri, Atatürk'e o tarihte bir milyonluk insan gücü olan Türk ordusunun iki milyonla harp sahnesine çıkmasının, dünya barışı için "Ne güvenilecek kuvvet..." olduğunu söyledi. Atatürk'ün "iki milyon"u "bir milyon" olarak nezaketle tashihini de şu hayranlık duygusuyla tamamladı:
"-Evet Atatürk... Bir milyon Türk ordusu, bir milyon da şahsen siz. Ben tahminimde hata etmedim."
Başkumandanlık yıllarını hatırlayan Gazi, atavik gururu dünyaca malum olan haşmetli misafirinin bu nazik esprisinden elbette çok mütehassis olmuştu. Fakat ona Türk ordusu ve bilhassa hayatında en sevdiği varlık olan Mehmetçik için daha aydınlık bir fikir vermek istedi:
"- Eğer, yurt ve dünya sulhü ve insanlık hürriyetleri için bir kuvvet dengesi olarak ihtiyaç olursa, bizim ordumuzun her ferdini bana layık gördüğünüz ölçü içinde ölçebilirsiniz."
Yani bir milyon kere bir milyonluk bir kuvvet... Milletinin kıymeti için böylecesine sonsuz güven sahibi idi.
"Bir Türk dünyaya bedeldir." , "Ne mutlu Türk'üm diyene!" hükümlerinde asla "politika" kokmaz. Bu daha çok milletinin aslında var olan hasletlerini devrin bilgi ve tekniği ile cihazlamak hasretini, kendisinden sonra geleceklere inandırmak duygusunun ifadesi idi.
***
__________________
FORUMNEURO.com
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
amphiklos is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-04-2006, 16:15   #29 (permalink)
amphiklos
Orgeneral
 
Giriş Tarihi: 04-01-2006
Konum: Çarşıbaşı - Yoroz Köyü - "0" Sıfır Noktası
Mesajlar: 3,776
Rep Gücü: 459
Rep Puanı : 110379
amphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımazamphiklos Beni kesseler acımaz
Arrow AtatÜrk'Ün İstanbul Nutku

ATATÜRK'ÜN İSTANBUL NUTKU


Vatandaşlarım!

Sekiz sene evvel, mustarip, ağlayan İstanbul'dan kalbim sızlayarak çıktım. Teşyi edenim (uğurlayanım) yoktu. Sekiz sene sonra, kalbim müsterih olarak, gülen ve güzellemen İstanbul'a geldim, iki büyük cihanın birleştiği noktada, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir. Sekiz sene önce buradan ayrılırken, kalbi yaralı olanlardan biri de bendim. Sekiz sene, heyet-i içtimaiyemizin (toplumumuzun) yeni girdiği devrin tarihi, içine aldığı ihtilâllerin, inkılâpların neticeleriyle doludur.
Aziz İstanbul halkına, sekiz sene evvelki kadar, içinde yedi evliya kuvvetinde bir heyula (hayalet) tasavvur ettirilmek istenen bu sarayın içinde konuşuyorum.

Yalnız artık bu saray, zıllulahların (Allahın gölgelerinin) değil, zil olmayan (gölge olmayan) milletin sarayıdır ve ben burada, milletin bir ferdi, bir misafiri bulunmakla bahtiyarım..."
__________________
FORUMNEURO.com
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
amphiklos is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-04-2006, 20:43   #30 (permalink)
skymount
Mareşal
 
Giriş Tarihi: 13-01-2006
Konum: Eskişehir
Mesajlar: 6,079
Rep Gücü: 800
Rep Puanı : 193376
skymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımazskymount Beni kesseler acımaz
Varsayılan

arkadaşlar süper bir arşiv oldu...
Scsnner bulursam bendeki kitap ve yazıları aktaracam inşallah...
Hoş İnternette var her şey...
Ben de tuz ekicem...
Kıskandım sizleri...
__________________
Kral Her Zaman Kraldır!



57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA 57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA 57’İNCİ ALAY HERYERDE HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ”

"Söz konusu 'vatan'sa
gerisi teferruattır"

skymount is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 06:09.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Forum
porno sex haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 2