ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Benim Memleketim
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Benim Memleketim Burada kendi şehrinizi, kasabanızı, köyünüzü tanıtabilirsiniz


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 04-04-2008, 19:31   #1 (permalink)
türkmenbey
VATAN TOPRAĞI KUTSALDIR
 
türkmenbey's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-09-2007
Konum: TÜRKÜN OLDUĞU HER YER
Mesajlar: 3,760
Rep Gücü: 12562
Rep Puanı : 3136734
türkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaz
turkbayragı Güneydoğunun parisi , GAZİANTEP


















Paleolotik çağdan bu yana çeşitli kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yapan Gaziantep, 'nun ve Dünya'nın en eski yerleşim yerlerinden biridir.
6000 yıllık tarihi geçmişi ile Gaziantep tarihi ve kültürel zenginlikleri, antik kentleri, mozaikleri, camileri, hanları, hamamları, bedestenleri ve pek çok yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ile tam bir metropoldür. Gaziantepli bitmez tükenmez enerjisi, azmi ve girişimciliği ile kendi sanayisini kendisi kurmuş ve örnek bir sanayi ve ticaret kenti meydana getirmiştir. Gaziantep, Güneydoğu'nun en büyük,Türkiye'nin ise 6. Büyük kentidir. Güneydoğu Anadoluyu batıya bağlayan kara ve demiryollarının merkezidir ve uluslarası havaalanı ile tüm dünyaya açılmıştır. Gaziantep'in, 2'si merkez olmak üzere 9 ilçesi vardır. Son yıllarda aldığı göçler ile şehrin nüfusu 1,5 milyonun üzerindedir. Gaziantep'in rakımı ise 850 metre dir.


Gaziantep adının kökeni



"Gazi" Antep,adından önce bir ünvan ile anılan ilk Türk şehridir.
Gaziantep ilinin yerleştiği eraycık alanın, ilk uygarlıkların doğup geliştiği Mezopotamya ve Akdeniz arasında bulunması, ayrıca güneyden ve Akdeniz’den gelip doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu ilin tarihinin çok renkli olmasını sağlamış, dolayısıyla tarih öncesi çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme sahası ve uğrak yeri olmuştur. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunması, Gaziantep’in önemini artırmış ve canlılığının sürekli olmasını sağlamıştır.
Gaziantep tarihinin devreleri Paleolitik, Kalkolitik, Neolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selökidler, Roma ve Bizans, İslam ve Türk devirleri olarak sıralanabilir. Bu dönemlerin izlerini günümüzde açık bir şekilde görmek mümkündür.
Gaziantep yöresinde adı bilinen ilk yerleşim merkezi, Dolike (Doliche - Dolikhe) şehridir. Gaziantep’in 10 km kuzeyinde, Dülük köyü yakınlarındaki bu yerleşim yerinin adı, Bizans kaynaklarında Diba (Daluk) olarak geçmektedir. Dülük adının da bu sözcükten kaynaklandığı belirtilmektedir.
Şehir, Cumhuriyet öncesi yıllara kadar Ayıntap ( Ayıntab ) adıyla anıla gelmiştir. Bu adın benzerine ilk kez Haçlı Seferlerine ilişkin kroniklerde rastlanmaktadır. Urfalı Mateos ve Papaz Griro’nun, 1124 – 1155 yılları arasındaki seferlerde, Arapların Ayıntab adını verdikleri şehirden Hantap ( Hamptan ) diye söz ettiği anlatılmaktadır. Arapça “ parlak pınar ” anlamına gelen Ayıntab, Ermeni kaynaklarında Anthapt olarak geçer. Gaziantepli tarihçi Bedrüddin AYNİ’nin ifadesiyle Antep’in eski adı “Kala-i Füsus”dur. Kala-i Füsus “Yüzük Kalesi” demektir. Bedrüddin AYNİ’ye izafe edilen rivayete göre buranın kötü bir hakimi varmış. Birçok uygunsuz işler yaptıktan sonra ettiklerine pişman olmuş ve tövbe etmiştir. Adı Ayni olduğundan, halk “Ayni tövbe etti” demiştir. Bundan ötürü şehrin adı “Ayni Tövbe” Aynitap olarak kalmıştır.
Bir diğer rivayette ise; AYINTAP adını, suyunun güzelliğinden ve bolluğundan dolayı aldığı söylenmektedir. Zira, “ayın”; pınar, kaynak, suyun gözü anlamına gelmektedir. Dolayısıyla “tab”; güzel pınar ve güzel kaynak manasını ifade etmektedir. Yine ayrıca “Ayıntap” adındaki, “tab” ; güç ve takat anlamına gelmektedir. Şehre suyunun bolluğundan dolayı da bu ismin verildiği söylenmektedir.
İslam egemenliği sonrasında Ayıntab adı giderek Ayıntap’a dönüşmüştür. Fransız kuvvetlerine karşı şehrin, savunmasını bu uğurda verdiği 6317 şehide rağmen yılmadan, cesaretle sürdürmesi ve eşsiz bir direniş göstermesi nedeniyle 6 Şubat 1921 tarihinde T.B.M.M. tarafından “gazilik” unvanına layık görüldüğünden “Gaziayıntap” olmuştur. 1928 yılında ise, şehrin adı GAZİANTEP olarak değiştirilmiştir.Ayrıca GAZİANTEP Kenti,7 Şubat 2008 yılında T.B.M.M tarafından " ile onurlandırılmıştır.




İlin yapısı ve konumu



Şehir, yüksek bir düzlükte ve yer yer bayırlar üstünde kurulduğundan suyu ve havası da güzeldir. Bir çok hanları var ama en görkemlileri ve en ünlüleri Mustafa Paşa Hanı, Pekmez Hanı, Tuz Hanı, İki Kapılı Hanı, Börekçi Hanı, Arasdat Hanı’dır. İki tane de imareti (aşevi) var : Gelen gidene aylar yıllar bol ve minnetsiz sofralar açarlar. Tümüyle kırk tekkesi olup, hepsinin en görkemlisi en çok donanmışı, yiyeceği bol ve hoş yapılısı Mevlevi Tekkesi’dir. Türkmen Ağası Mustafa Ağa yapısı olup, IV.Murad’ın silahtarı Mustafa Paşa’ya bağışlanmıştır. Tekke 40-50 yoksul hücresiyle çevrilmiş, yüksek kubbeli baştan başa ham ve işlenmiş mermerlerle döşeli haremi, haremin ortasında büyük bir havuzun başında rengarenk üzüm salkımlarını andıran süslü avizelerle donalı çardağı olan büyük, sağlam, görkemli bir yapıdır. Bakımlı, bezeli, temiz caddeleriyle kent gerçekten şirindir. Yer yer (suk-i sultanisi) açık artırmayla satış yerleri Halep tarzı kagir binalardan oluşmuş çarşıları vardır. Ama bu övdüğümüz yerler tümüyle kale içindedir. Her sokak başında kapıcıların açıp kapattıkları kale kapısı kadar sağlam kapılar vardır. Geceleri tüm sokaklar kandillerle aydınlatıldığından bekçiler gruplar halinde rahatlıkla sokaklarda kol gezerek görevlerini yaparlar.
Şehrin ortasındaki kocaman bir kaya üstüne yüksek, görkemli ve dairevi bir kale oturtulmuştur. Kale çok sağlamdır. Kaleyi çevreleyen hendek 1300 adımdır. Eni 40, derinliği 20 arşın kesme kayadan oyulmuştur. Bunların üstüne her biri ayrı sanat ve mimari üslûpla belli aralıklarla sıralanmış, çok güzel kuleler oturtulmuştur. Bin bir bedeni olan kalenin temelindeki kayaların içinden yine dairevi bir biçimde kaleyi çevreleyen ve hendeğe bakan mazgal delikleri açılmıştır ki, hendek kenarına kuş bile konmaz.
Kalenin batı kapısı, yedi katlı demirden bir kapıdır. Kapı aralıklarından çeşitli savaş araç ve gereçleri, silahlar, demir açma kafesleri, saçma topları vardır. Kale silah ve askerlerle donatılmış, baca benzeri nefesliklerle havadar bir ot GAZİANTEP Gaziantep, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük, Türkiye'nin ise 6. büyük kenti olup, nüfusu, ekonomik yapısı, turizm potansiyeli ve Büyükşehir statüsü ile bir metropol şehirdir.
Güneydoğu Anadolu’yu batıya, Akdeniz ve Ortadoğu 'ya bağlayan kara ve demir yollarının merkez noktası olması, Gaziantep Havaalanı 'nın uluslararası niteliğe çıkarılmış olunması şehrimize mal, hizmet ve ziyaretçi akışını yoğunlaştırmaktadır. Gaziantep topraklarının 1/4'ü tarıma elverişli topraklardan oluşmuş olup bu toprakların bir bölümü Fırat Nehri'nin sularıyla sulanmaktadır. Gaziantep'in sulama yapılan bu topraklarında Antepfıstığı, zeytin, pamuk, üzüm, kırmızı biber ve keten gibi ekonomik değeri yüksek sanayi bitkileri ile mercimek, buğday ve arpa gibi hububat ürünleri yetiştirilmektedir.
Coğrafi yönden GAP'ın giriş kapısı, sanayisi ve ticari hacmi ile de GAP kalkınmasında temel teşkil eden Gaziantep, ekonomik yönden çevresindeki 18 ili etkisi altında tutmaktadır.
Gaziantep. Anadolu'daki insan topluluklarının kültürünü yansıtan en eski merkezlerden birisi olup tarihi M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanmaktadır.
Gaziantep; gezilip görülmeye değer tarihi, turistik ve doğal güzellikleri, Kurtuluş Savaşı ve Antep Savunması hatıraları, yaylaları, ovaları, ören yerleri, leziz yemekleri, eşsiz el sanatları, camileri, türbeleri, medreseleri, Antep evleri, hanları, hamamları, kastelieri, kiliseleri, adını verdiği baklavası ve fıstığı, sanayisi, insanlarının kendine has çalışkanlığı ve sıcaklığı ile geçmişin ve geleceğin bir arada yaşandığı "Gaziler" şehridir.



Cografi konum



Coğrafi konum olarak Gaziantep ili, Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin birleştiği noktada yer alır. Suriye'ye komşu bir sınır ili olan Gaziantep'in büyük bir bölümü Akdeniz Bölgesinin doğu kesminde , bir bölümü de Güney Doğu Anadolu bölgesinin batısında yer alır. Gaziantep; doğuda Şanlıurfa'nın Birecik ve Halfeti, Kuzeydoğu'dan Adıyaman'ın Besni, kuzeyden Kahramanmaraş'ın Pazarcık, batıdan ise Osmaniye'nin Bahçe ve güneybatısı Hatay'ın Hassa ilçeleri, güneyi ise Kilis il sınırlarıyla çevrilidir.
Gaziantep toprakları 38°- 28' ve 38°- 01l' doğu boylamlarıyla, 36°- 38' ve 37°- 32' kuzey enlemleri arasındadır. Gaziantep'in yüz ölçümü ise 6216 km²'lik alanıyla Türkiye topraklarının yaklaşık %1'ini kaplar. İI merkezinin denizden yüksekliği 850 metre olmakla birlikte, 250 ile 1250 metre rakımları arasındadır. Yüzey alanının yaklaşık % 52'sini dağlar, % 27'sini ise ovalar kaplamaktadır.
İI sınırları içersine kuzeyden giren dağlar, Araban ovasının batısından il merkezinin batısına uzanır. Güneydoğu Torosların uzantıları olan bu dağlar oldukça düzgün sıralar oluşturur. Bölgenin batısını kuşatan dağlar ise sistemli bir sıra oluşturur ve Gaziantep ilini Hatay-Kahramanmaraş çukurluğundan ayırır. Gaziantep'te sıradağ olarak Güneydoğu Torosların uzantıları olan Sof dağları vardır. Sof dağlarının güneyinde ise Gaziantep Yaylası uzanır. Dülükbaba dağları il merkezinin kuzeybatısında bulunmaktadır, Dülükbaba dağlarının en yüksek tepesi 1250 metre yüksekliktedir. Sof dağlarının Hatay yönündeki uzantıları olan Gani Baba ve Sarıka5ıa dağları ise yaklaşık 1100 metre 5ıüksekliktedir. Gani Baba ve Sarıkaya dağlarının batı tarafında İslahiye ovası, doğusunda ise İslahiye platosu bulunmaktadır. En yüksek noktası 1050 metre olan Sam dağları Sof Dağları ile Dülükbaba dağları arasında bulunmaktadır. Barak (Doğanpınar), Araban, Yavuzeli ve Oğuzeli ovaları da başlıca önemli ovalarıdır. Fırat, Nizip çayı, Afrin çayı, Merziman çayı ve Alleben deresi de başlıca akarsularıdır.

Sanayi ve ticaret yapısıyla Türkiye ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Coğrafi konumu bakımından bölgeler arasında bir köprü gibi duran Gaziantep her şeyden önce bir ticaret merkezidir. Gaziantep’te kurulu büyük sanayi işyerleri sayısı Türkiye genelinin yüzde 4’ünü, küçük sanayi işyerleri sayısı ise, yüzde 6’sını oluşturmaktadır. Bu yapısıyla da küçük ve orta ölçekli başta olmak üzere sanayi sektörü, geniş istihdam olanakları sunmaktadır. İktisaden faal nüfusun % 28.72'si imalat sanayi kollarında çalışmaktadır. Gaziantep'in imalat sanayiindeki mevcut tesislerin büyük çoğunluğu Organize Sanayi Bölgeleri, Örnek Sanayi, Küçük Sanayi Bölgesi. Nizip Caddesi ile 1. ve 2. Ünaldı- Şehreküstü bölgelerinde yerleşmişlerdir.




Organize Sanayi Bölgesi




Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi, Bakanlar Kurulu Kararı ile T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı olarak, Vilayet, Belediye, İl Özel İdaresi, Ticaret Odası Sanayi Odası, Sanayi İş Odaları Derneği ve Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri derneği iştirakleri ile yılında Türkiyede ilk defa oluşturulan Organize Sanayi Bölgelerinden biri olarak kuruluşu tamamlanmıştır. Sürekli büyüyen Gaziantep sanayisine mevcut 3 bölge cevap veremez durumu geldi. Özellikle, büyük yatırım yapmayı düşünen sanayicilerimizin taleplerinin karşılanmasında güçlük çekiliyordu. 50.000 m2’ nin üzerinde arsa isteyen sanayicilerin taleplerini karşılayabilmek, üretimi ma çalışmalarına başlanılan IV. Bölge’nin kamulaştırma ve arazi çalışmalarına 2002 yılında başlanılmış olup kamulaştırma çalışmaları tamamlanmıştır. Ağır sanayi ve yabancı yatırımların ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla hayata geçirilen ve 1170 hektarlık alana sahip olan IV. Organize Sanayi Bölgesi, 50 bin, 100 bin ve 500 bin metrekare ve üzeri parseller düzenlenmiştir. IV. Bölgenin de faaliyete geçmesiyle, toplam 24 milyon metrekare alana ulaşan Gaziantep Organize Sanayii’nin gelecekteki hedefi; 120.000 istihdama ulaşmaktır.

Örnek Sanayi ve Küçük Sanayi Sitesi


Örnek Sanayi Sitesi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Sınai ve Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) tarafından müştereken gerçekleştirilen 350.000 m²’lik bir alanda her biri 800 m² kapalı sahası bulunan 50 örnek sanayi işyerinin yer aldığı bir bölgedir. Site, işletme hacmi ve üretim metotları bakımından küçük ve orta ölçekli sanayicilere örnek olması ve teşvik edilmesi amacıyla kurulmuştur. Sitede yer alan başlıca sektörler; tekstil makineleri, çelik döküm. otomotiv yedek parçaları, buhar kazanları, baraj ekipmanları, hububat-bakliyat işleme makineleri. metal ve ağaç işleme makineleri. boya ve ambalaj sanayi tesisleridir. 1., 2. ve 3. küçük sanayi sitesindeki işyeri sayısı 3620 toplam işçi sayısı da 25 000'dir. Bölgede bulunan sanayicilere hizmet vermek amacıyla kurulan KOSGEB. bölgedeki işletmelere eğitim, mühendislik. müşavirlik ve laboratuar hizmetleri sunmaktadır.


Ulaşım



Gaziantep İli, kara, hava ve demiryolu ulaşım imkanları ile önemli bir geçit noktasındadır. Kara ulaşımında güneyden ve Akdeniz'den doğuya ve kuzeye giden yolların kavşağında bulunuşu, ilin ekonomik gelişmesinde en temel unsur olarak yer almaktadır.
Gaziantep demiryolu, Adana-Malatva demir yolunun Narlı istasyonunu Halep-Bağdat demir yolu, Kargamış, Cerablus istasyonuna bağlar, Ayrıca Fevzipaşa'dan geçen Halep expresi de Gaziantep'in İslahiye ilçesi sınır kapısından Suriye topraklarına girer.
Gaziantep, Karayolu bağlantısı ile, Osmaniye üzerinden Adana'ya ve Mersin'e, Birecik köprüsü üzerinden Şanlıurfa'ya, Narlı üzerinden Kahramanmaraş'a, Fevzipaşa üzerinden Antakya'ya, Kilis üzerinden Halep'e (Suriye), Kilis'ten ayrılan bir yolla Hassa üzerinden yine Antakya'ya ve Besni üzerinden Adıyaman'a bağlanmaktadır. Bu yollarla önemli bir kavşak oluşturan Gaziantep, karavolu ulaşımı yönünden bir düğüm noktası gibidir. ...
Uluslararası Gaziantep Havaalanından ise günlük olarak tarifeli uçak seferleri yapılmaktadır. Hergün Gaziantep'ten Ankara'ya ve İstanbul'a direk olarak tarifeli seferlerle havayolu ulaşımı sağlanmaktadır. Ayrıca diğer illere de Ankara bağlantılı uçak seferleri yapılmakta olup, tarifesiz uçuşlar da alandan yararlanmaktadır. Gaziantep hava alanının yeni kimliği ne uygun olarak genişletilmesi ve standart bir yapıya kavuşturulması için çalışmalar devam etmektedir. 1995 yılında 1822 uçak seferi düzenlenmiş ve bu seferlerden 124.095 yolcu uçuş yapmıştır. GAP'ın tam olarak faaliyete geçmesiyle Gaziantep hava alanı Türkiye'nin ve özellikle bölgemizin Ortadoğu'ya açılan hava trafiğinin merkezi durumuna gelecektir.
İlde toplam 3.391 km karayolu ağı mevcut olup, bunlardan 73 km'si otoban, 487 km'si il ve Devlet yolu, 2831 km'si köy yoludur. Asfalt köy yolu 1050 km, stabilize köy yolu 1480 km tesviye 70 km, ham 231 km'dir.
Gaziantep-Nurdağı arası ulaşıma açılan Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) otoyolu hizmete girmiştir.

GAP’ın devreye girmesi ve otoyolun bitmesiyle, ilin bölgesel etkinliği daha da artacak ve üretilen mallar otoyolun sağladığı güven ve süratle yurdun dört bir tarafına ve uluslararası pazarlara ulaşacaktır.




Gaziantep’in İdari Bölünüşü


Güneydoğu Anadolu Bölgesinin birinci ve Türkiye'nin 6. büyük kenti olan Gaziantep'in 1990 nüfus sayımına göre nüfusu 1.010.396 olup, Türkiye'de nüfusu 1.000.000'nun üzerinde olan 15 ilden, nüfus yoğunluğu l00'ün üzerinde olan 14 ilden birisidir. Gaziantep yüzölçümü yönünden iller arasında 40. sırada, nüfus çokluğu bakımından 13. sırada, şehir merkezleri nüfus büyüklüğü yönünden ise 6. sırada yer almaktadır. Nüfus yoğunluğu, merkez ilçeler Şahinbey ve Şehitkamil'de 300'ü aşmaktadır.
Gaziantep ilinin Şahinbey ve Şehitkamil merkez olmak üzere, Araban, İslahive. Nizip, Karkamış, Oğuzeli, Yavuzeli ve Nurdağı çevre ilçeleriyle 9 ilçesi, 17 beldesi ve 616 köyü vardır.
1927 yılı nüfus sayımında 214.499 olan il nüfusu geçen 69 yıl içerisinde %534 oranında artış göstermiştir. Bu artış oranı aynı dönem için Türkiye genelinde % 317 olmuştur. Gaziantep uzun yıllar dikkate alındığında Türkiye nüfus artış hızının çok üzerinde bir nüfus artışı göstermiştir.


Son nüfus saymına göre Gaziantep ilinin nüfusu 1.700.000 dir .

Evliya Çelebi gözüyle



Ayıntab şehri tümüyle 32 mahalledir. Toprak ve kireç örtülü bayındır, bakımlı, yüksek saraysı evleri vardır. Tümüyle yüz kırk mihraplı; yoğun cemaate sahip, Arasat Meydanındaki Boyacıoğlu Camii ve çarşı içindeki Tahtalı Camii (halk arasında "Tahtalı" denilmekle birlikte asıl adı "Tahtani Camii"dir), sanatlı, ferah büyük kubbeli ve görkemli yapılardır. Ayıntab’ta 300’ü aşkın sarayın özel hamamı vardır. Tümüyle 3900 dükkanlı büyük bir çarşıya, açık artırmayla satış yapan pazarlara sahiptir. İki bedesteni, çarşısı ve saraçhanesi üstleri örtülü kagir, sağlam, sıradüzeni içinde süslü dükkanlardır. Tamamı tamamına 70 çeşmesi var. Fakat onlara hiç de gereksinme duyulmaz. Her eve hayat ırmağı denginde sular akmaktadır. Her ev, bağı, bahçesi, fıskiyeli havuzları, cennet ırmağı suları ile çeşit çeşit servi, çınar, söğüt, kavak ve diğer meyve ağaçları ile donatılmış irem bağını andırır. Bağları, bostanları, gül bahçeleri geniş örgüden kafese alınmış çok verimli olmakla Ayıntab ucuz ve şirin bir şehirdir. 1648’de gördüğümüz şehir bu kez nice mahalle, han, cami ve dükkan kazanarak büyük bir gelişme göstermiş, Allaha şükürler olsun ki bu gelişmesini sürdürmektedir.




kaynak : )
__________________
"Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."

Son Düzenleme türkmenbey tarafından : 22-04-2008 at 15:50.
türkmenbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-04-2008, 19:35   #2 (permalink)
türkmenbey
VATAN TOPRAĞI KUTSALDIR
 
türkmenbey's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-09-2007
Konum: TÜRKÜN OLDUĞU HER YER
Mesajlar: 3,760
Rep Gücü: 12562
Rep Puanı : 3136734
türkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Antep Savunması




Karabıyıklı Olayı




İşgal döneminde Gaziantep bölgesinde motorlu ve atlı araçların geçmesine en elverişli Kilis-Antep-Maraş yoluydu. Suriye’den hareket eden Fransız işgal kuvvetleri, takviye birlikler ile erzak kolları trenle Kilis yakınında bulunan Katma İstasyonu’na ve takiben Kilis-Antep yolu ile Antep’e geliyorlardı. Antep’ten hareket eden Fransız nakliye kolları sarp tepelerden geçerek Maraş’a gidiyorlardı.
Aralık 1919’da Antep-Maraş ve İslahiye-Maraş karayollarında Fransız nakliye kolları devamlı olarak Türk çetelerinin baskınlarına uğramaya başlamıştı. Maraş’ta Türkler gizlice savaşa hazırlanıyordu. Böylece ilk savaşlar düşman birliklerinin gelip geçtiği yollar üzerinde başlamıştır. Antep-Maraş karayolu üzerinde Fransız birlikleri öldürücü darbeyi 20 Ocak 1920 tarihinde Karabıyıklı’da Karayılan Çetesi vurmuştur.
Karabıyıklı baskını Antep-Maraş yolunu Fransızlara kapatmıştır. Bu baskın tam bir zaferdi. Karayılan ismi bu olaydan sonra Gaziantep bölgesinde bilinir olmuştu.
Antep’te bulunan Fransız birlikleri Maraş’a gitmeye bir daha teşebbüs edemediler. Karabıyıklı baskını sonucunda Maraş-Antep kararyolunun önemli kısmı tamamen Türklerin eline geçmişti. Bunun sonucunda Kuvâ-yı Milliyecilerin Antep ile Antep-Kilis yolu üzerinde faaliyetlerinin artırmaları kolaylaşmıştır.




Karayılan ( 1888 ... 24.05.1920 )




Asıl adı Mehmet olan Karayılan; Gaziantep’in 40 km. kuzeyinde Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesi Höcüklü köyü Elifler mezrasında 1888 yılında doğmuştur.
Karayılan, hayvan sürüleri bulunan ve çevresine göre zengin sayılan bir köylü ailesine mensuptu. Karayılan’ın babası 1904 yılında Ermeni eşkıyaları tarafından obasına yapılan baskın sırasında şehit edilmiştir. Bu tarihte Karayılan 16 yaşındaydı.
Genç yaşta yalnız kalan Karayılan, kendi kendine okuma-yazmayı öğrenmiş, bir süre köy imamlığı yapmıştır.
Birinci Dünya Savaşı’nda Rus Cephesinde savaşmış, çeşitli yararlıklar göstermiş ve çavuşluğa terfi ettirilmiştir. Bu savaşta ayağından yaralanarak Malatya Hastanesi’nde tedavi edilen Karayılan, daha sonra köyüne dönmüştür. Hükümet kuvvetleriyle birlikte eşkıya Bozan Ağa’yı vurmuş, avanesini dağıtmıştır.
Antep savaşı şiddetlenince çetesiyle Karabıyıklı’da düşmana ilk ve kesin darbeyi indiren Karayılan, Kuvâ-yi Milliye safına katılmıştır. Daha sonra Dülük köyüne gelerek şehri kuşatan Fransız çemberini yarmış ve Antep’e girmiştir. Karargah olarak önce Bekirbey sonra Karagöz camisini kullanmıştır. Şehir içi ve şehir dışı savaşlarına katılmıştır. Kendisine Şıhın Dağı’ndaki ( Sarımsak Tepe ) Fransızları püskürtmesi emri verilen Karayılan, bu çarpışmada ( 24 Mayıs 1920 tarihinde ) şehit düşmüştür.
Bu olayla birlikte Karayılan ismi, Antep Halkını temsil eden kahramanlardan biri olmuştur.




Şahin Bey’in Antep-Kilis Yolundaki Faaliyetleri




Fransızlar, başlangıçta Antep’lilerden pasif direniş görüyorlardı. Antep ve köylüleri, Fransızlar ve Ermenilerin tahıl ve tahkimat ihtiyaçlarının karşılanmaması amacıyla erzak ve kereste satmıyorlardı. Antep’ten erzak tedarik edemeyeceklerini anlayan Fransızlar, yiyecek maddelerini diğer bölgelerden getirmek zorunda kaldılar.
Fransızlar, ikmallerini devamlı olarak Antep-Kilis yolunu kullanarak yaptıklarından burası önem taşımaktaydı. Heyet-i Merkeziye aldığı tedbirlerle Maraş yolunu Fransızlara kapattıktan sonra Fransızların tümen karargahı olan Katma’dan ve Kilis Garnizonu’ndan Antep’e gelecek yardımlar önlenmiştir.
Antep-Kilis yolunun müdafaası görevi ilk önce Mısırzade Nuri Bey’e verilmişti. İşte, tam bu sıralarda Şahin Bey Antep’e gelmişti. Şahin Bey’e bu lakap halk tarafından verilmiştir. Asıl adı Mehmet Sait’tir. 1877’de Gaziantep’in Bostancı Mahallesinde doğmuş, 1899’da Yemen’e er olarak gitmiştir. Yemen’de vazifesinde gösterdiği başarı neticesinde başçavuş olmuştur. 1911’de Trablusgarp Savaşlarına gönüllü olarak katılmıştır. Balkan Savaşlarında, Birinci Dünya Savaşında Çanakkale, Romanya, Filistin cephelerinde savaşmıştır. 1917 Ekim’inde ise Sina Cephesinde görev almış ve rütbesi teğmenliğe yükselmiştir. Bu arada İngilizlere esir düşmüş ve Mısır’da Seydi Beşir Kampı’nda Aralık 1919’a kadar kalmıştır. Mütarekeden sonra İngilizler Türk esirleri serbest bırakmışlar ve Şahin Bey de 13 aralık 1919’da İstanbul’a gelmiştir. Ali Rıza Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı olan Cemal Paşaya müracaat ederek Antep’e yakın olan Birecik İlçesi Askerlik Şube Başkanlığı’na tayin olmuştur. Bu esnada Fransızlar, Antep’teki konumlarını güçlendirmek için Katma-Kilis-Antep yolu ile takviye kuvvetleri getirmekte ve bu yol üzerinde serbestçe hareket etmekteydiler.
Antep Savunması’nı her şeyin üstünde tutan Şahin Bey, Çapalı Köyüne giderek burayı merkez yaptı, 100 kişilik bir kuvvet oluşturdu. Bir süre sonra Ulamasere gibi üç önemli yerde siperler kazdıran Şahin Bey, yolun kontrolünü tamamen sağladı.
3 Şubat 1920 tarihinde Kilis’ten Antep’e hareket eden iki bölüğün himayesindeki 150 arabalı bir Fransız erzak kolu Şahin Bey kuvvetleri tarafından Kertil’de pusuya düşürülerek geri dönmek zorunda bırakılmıştır.
4 Şubat 1920’de Kilis yoluna hakim olan milli kuvvetler telgraf hatlarını tahrip ederek, Fransızların Kilisler olan her türlü irtibatını kesmişlerdi. Bu esnada Antepliler, bir taraftan Şahin Bey’e cephane ve erzak göndermekte, diğer taraftan şehir içi teşkilatının tanzimine çalışmaktaydılar.
Fransızlar, 18 Şubat ‘ta bu yoldan geçmeyi bir daha denediler fakat Şahin Bey kuvvetlerince mağlup edilerek Kilis’e geri çekildiler.



Şahin Bey’in Şehit Düşmesi



Fransızlarla ilk önemli çarpışma, Kızılburun tepelerinde, Kilis Kuvâ-i Milliye kuvvetlerinin de işbirliği ile yapıldı. İkinci büyük çarpışma, Kertil civarında oldu. Fransızlar Türk birliklerinin bulunduğu sahaları top ateşi ve makineli tüfek yağmuruna tutmaları üzerine Türk birlikleri çekilmek zorunda kaldılar. Savaşın üçüncü gününde, Şahin Bey hiç uyumamıştı. Oradan oraya koşarak kuvvetlerinin direniş gücünü artırmaya çalışıyordu.
Fransızlar Şahin Bey’in kuvvetleri üzerine son kez top ve makineli tüfeklerle saldırdılar. Top ve mermi yağmuru altında sadece tüfekle karşı koymanın ölümle neticeleneceğini anlayan Şahin Bey’in kuvvetleri geri çekilmeye başladı. Şahin Bey’in yakınında bulunan arkadaşları birlikte çekilmek için Şahin Bey’e ısrar ettiler. O, çekilmeyi her defasında reddetti. Elmalı Köprüsü taşlarını kendine siper ederek Fransızlara ateş etmeye devam etti. Şahin Bey Fransız piyadelerinin süngü darbeleri altında 28 Mart 1920 tarihinde şehit düştü. Onun şahadeti üzerine Milli Kuvvetler daha gerilere, Antep kuzeyine doğru çekildiler.
Şahin Bey’in şehit olması ve Türk Kuvvetlerinin yenilgiye uğraması Anteplileri çok üzmüştü. Fakat bu sırada Kılıç Ali Bey’in Antep’e gelişi, Anteplilerin maneviyatını yeniden yükseltti. Mustafa Kemal’in emri üzerine Sivas’tan hareketle Maraş’a gelmiş olan Kılıç Ali Bey, Antep Heyet-i Merkeziye’sinin isteği üzerine buradan Antep’e gönderilmiştir. Antep’teki Milli Kuvvetlerden Kilis’te Kamil Polat, Nizip’te Habeş, Urfa’da Ali Saip Bey ve Pehlivanzade Nuri’nin milis kuvvetleri bulunuyordu. Bunların bir komuta altında birleştirilmesini planlayan Kılıç Ali, Antepliler’in savunma gücünü artırmıştır.



Mağarabaşı Savaşı ( 26 Nisan 1920 ) ve Kuşatmanın Kaldırılması



26 Nisan 1920 sabahı şehrin doğu kısmını kuşatan Albay Normand birlikleri Mağarabaşı semtini aralıksız bombalarken, aynı anda iki tankın desteği altında 400 kişilik bir Fransız kuvveti Nizip yolu üzerinden şehrin doğu cephesine taarruz başlattı. Küçük çaplı top ve makineli tüfeklerle donatılmış tanklar, Türk siperlerine en yakın mesafelere kadar sokularak ateşe başlayıp piyadelerin ilerlemesini sağlamışlardı. Ancak tanklarından biri arızalanan ve fazla ilerleyemeyeceklerini anlayan Fransızlar, daha fazla kayıp vermemek için geri çekildiler.



Kurbanbaba Taarruzu



Fransızların işgalinde bulunan mevkiler içinde askeri bakımdan en önemlisi Kurbanbaba Tepesi’ydi. Bu tepe, hem Fransız karargahının bulunduğu Kolej’e, hem de Mardin Tepeye hakim bir vaziyettedir. Stratejik bakımdan önemli olan bu tepenin ve civardaki tepelerin elde edilmesi gerekiyordu.
2 Mayıs 1920 günü şafakla Fransız cephesine taarruza başlandı. Fransızların şiddetli karşı koyması karşısında ara verilen taarruza saat 15’de yeniden ve daha şiddetli bir şekilde başlandı. Akşama yakın siperlere girildi. Yapılan süngü çatışmasından sonra Fransızlar Mardin Tepe istikametinden geri çekilmeye mecbur bırakıldı.







kaynak :
__________________
"Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."
türkmenbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-04-2008, 19:37   #3 (permalink)
türkmenbey
VATAN TOPRAĞI KUTSALDIR
 
türkmenbey's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-09-2007
Konum: TÜRKÜN OLDUĞU HER YER
Mesajlar: 3,760
Rep Gücü: 12562
Rep Puanı : 3136734
türkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaz
Varsayılan

GAZİLİK KANUNU




Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, 6 Şubat 1921 tarih 147. Toplantısında, Bakanlar Kurulu Başkanı ve Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak meclis başkanlığına bir önerge sundu:
“ T.B.M.M Riyaset-i Celilesi’ne. Antep Livası merkezi olan Ayıntap kasabası namının, Gaziayıntap’a tahviline dair icra vekilleri heyetinin 2 Şubat 1337 ( 1921) tarihindeki içtimasında kabul edilen ve T.B.M.M Riyaset-i Celilesi’nin tasvibine iktiran eden, Layiha-i Kanuniye Sureti musaddakası rapten takdim kılınmakla iktizasının ifa ve neticesinin icra buyurulmasını rica ederim efendim.”
İcra Vekilleri Heyeti

Reis-i Mudafaa-i Milliye Vekili

Fevzi Layiha-i Kanuniye Sureti;
Madde 1- Ayıntap Livası merkezi olan Ayıntap kasabasının namı (Gaziayıntap) ‘a tahvil olunmuştur.

Madde 2- Bu kanunun icrasına Dahiliye Vekili memurdur.

Madde 3-İş bu kanun tarih-i neşrinden itibaren mer’idir.
Kanun teklifi, böylece T.B.M.M’nin 6 Şubat 1921 günlü 147’inci toplantısında oy birliği ile ve alkışlarla kabul edildi, 8 Şubat 1921 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. 20 Ekim 1921’de Ankara İtilafnamesi ile Fransızlar Antep’i terk etmeyi resmen kabul etmişlerdir. Gerçekte ise Fransızlar 8 Şubat 1921’de Antep Türkleri ile yaptıkları mütareke ile işgallerinin geçici olduğunu belirterek Antep’i terk etmeye söz vermişlerdi. 25 Aralık 1921’de Ankara’ya bağlı kuvvetler Antep’e girmişlerdir. Her yıl 25 Aralık Antep’in kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır.

“GAZİLİK” Antep’te Nasıl Duyuldu?..
Gaziantep’in bir kurtuluş gününde,radyoda yayınlanmak üzere mücahitlerden birisi ile konuşuyorduk. Muharip, Şahinbey Harpleri’nde, Çınarlı Cephesi’nde döğüşenlerden Mustafa Alçı idi.Sordum:
-Antep’e gazilik ünvanı verilmiş.Siz ne zaman duydunuz? Memnun oldunuz mu?
Hiç unutmuyorum,bu gün görmüş gazi adeta öfkeyle bağırdı mikrofon başında:
-“Ne diyorsun Bey, sen ne diyorsun? Antep’i sen o gün görmeliydin.Yurdumuz, yuvamız, yıkılmış, her evden 1-2 şehit çıkmış. Herkes şehidinin,yaralısının başında ağlaşıyor... Antep’in daha dumanları tütüyordu. Kim düşünür ünvanı, kim düşünür madalyayı ?
Hem biz madalya için mi döğüştük?

Dinimiz için, milletimiz için, namusumuz için döğüştük...

Ankara’da meclis uygun görmüş, vermiş. Biz aylar sonra duyduk !”

Ankara’da T.B.M.M bahtı kara şehre Gazilik ünvanı verirken, Antep bir ölü evi gibiydi : Tüm ümitler kırılmış, herkes bitkin, herkes aç...

Çetelerin bir kısmı silahlarıyla ailelerinin bulunduğu evlere mağaralara, mahzenlere döndüler. Huruçla çıkmayıp şehre geri dönen muhariplerin toplamı 500 kişiyi geçmiyordu.Düşmanlar huruç harekatı yapıldığını öğrenince şehri her zamankinden daha şiddetli bir şekilde akşama kadar bombaladı. Kalan az sayıda müdafilerle yeni bir huruçta yapılamazdı.Düşmanın amacı, etrafı şehir cepheler kumandanı Özdemir Bey ile Heyet-i Merkeziye azalarını ele geçirmekti. Bunu kolorduda biliyor, o nedenle Selahattin Adil Bey ( Siz ve müdafiler yapılacak huruçla mutlaka harice çıkmalısınız ) diyordu. Sonuçta bu akşam sessiz bir huruç yapılmasına karar verildi. Gece yarısından sonra, içerde kalan, özellikle düşmanın tutsak etmek istediği Özdemir Bey, Heyet-i Merkeziye üyeleri ve memurlarla, doktorlar ( halktan 200 kişi ile ) Posta Burçlu Mehmet’in rehberliğinde, Antep’in kuzeyindeki Beylerbeyi yolundan harice çıktılar. Yarım saat sonra, Posta Elbistanlı Hoca ile, polis, Jandarma ve halktan 200 kişi kadar bir grup şehrin batısındaki, Maanoğlu köprüsü yoluyla İbrahimli istikametinden şehri terk ettiler. Çoğunluğunu kadınların ve çocukların teşkil ettiği yaklaşık 200 kişide şehrin öbür tarafından harice çıktı. Şehri terk eden bu üç grupta gecenin zifiri karanlığında, dondurucu soğukta, karlara ve sulara basa basa korkunç bir sefalet ve ızdırap içinde Antep’i terk ettiler... Bu silahsız ve bitkin insanların şehir dışına çıkışını Fransız birliklerinin görmemesi mümkün değildi. Ama ne sebeptense düşman bu insanların çıkışına kayıtsız kaldı.



KAYNAK :
__________________
"Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."
türkmenbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-04-2008, 19:40   #4 (permalink)
türkmenbey
VATAN TOPRAĞI KUTSALDIR
 
türkmenbey's Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-09-2007
Konum: TÜRKÜN OLDUĞU HER YER
Mesajlar: 3,760
Rep Gücü: 12562
Rep Puanı : 3136734
türkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaztürkmenbey Beni kesseler acımaz
Varsayılan

GAZİANTEPLİ ATATÜRK


Aziz Ata aynı zamanda Gaziantep’in adaşıdır. Gazi şehrinde fahri hemşehrisidir. Gaziantep Bey Mahallesi 41 hanesinde kayıtlıdır. Ata’ya bir hürmet nişanesi olmak üzere bazı cadde ve okullara ismi verilmiştir.

1-Gazi Mustafa Kemal İlkokulu

2-Atatürk Lisesi

3-Atatürk Bulvarı

4-Gaziler Caddesi(Hem Atatürk hatırlanmakta hem de milyonlarca gazi hatıra gelmektedir.)

5-Atatürk İlkokulu

Ulu önder 26 Kânunisani (Ocak) 1933 tarihinde şehrimizi şereflendirdiler.Şehrimiz için ebedi bir saadet kaynağı olan bir tarihi günde toplanan şehir meclisi yüce Halâskâr için halkımızın taşıdığı sonsuz minnet ve şükrân duygularını ifade etmek üzere büyük Atatürk'e gazi yurdun hemşehriliğini arz etmeyi kararlaştırdı.Ve şu mazbatayı tanzim etti.Tarihi yüksek kıymetine binaen aşağıya alıyoruz. Reisicumhur gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri Türkiye'nin banisi ve en büyük milli rehberidir. İşgal edilen yurdumuzun istiklalini temin için milli bir cihat açmış ve milletin Başkumandanlığını yaparak Türkiye'yi kurtarmıştır.Bundan sonra idari,fikri,iktisadi,ilmi birçok inkılaplar meydana getirerek yurdumuzu mütemadiyen yükseltmiş ve yalnız Türkiye'de değil bütün dünyada tarihin en büyük Kumandanı,en büyük inkılapçısı,en büyük ilim ve fikir adamı olarak tanınmıştır. İşgal edilmiş olan Gaziantep'te bu mücadele ve inkılaplarda büyük liderin yaktığı ışık arkasından koşmuş, vesaiti harbiyesi olmadığı halde her şeyden evvel tek başına on bir ay mücehhez Fransız ordusuyla çarpışmış, şehrin bombardıman edilmesinden, mitralyözlerle taranmasından, hücuma uğramasından yılmamı;Fransızlara harben teslim olmamış;bu suretle milli mücadelenin şanlı sahifesini yazmış ve tarihe emsali bulunmaz bir kahramanlık namı bırakmıştır. Bunun için Büyük Millet Meclisi bir Mustafa Kemal'e birde Antep’e gazilik madalyası takmıştır. Gazi Halâskâr Gazi şehre 26 Kânunisani 1933 tarihinde ilk defa teşrif buyurmuşlardır. Gaziantep ahalisinin hissiyatına tercüman olan belediye meclisi bu çok ulvi levhanın hatırasını ebedileştirmek için şehrin fahri hemşeriliğini Cumhuriyet Halk Fıkrasının daimi, umumi reisi olan adaşına arz ve takdim etmeye ve Gaziantep Cumhuriyet halk fıkrasının bulunduğu Bey Mahallesi nüfusuna bu kaydı tescil ettirmeye karar vermiştir.

Reis
A.Hamdi KUTLAR

Aza
H.Mehmet

Aza
Abdulkadir

Aza
H.Fuat

Aza
Hasan

Aza
Ali

Aza
Hulüsi

Aza
Abdülsamet

Aza
M .Avni

Aza
Cemil

Aza
İbrahim

Aza
Sait

Aza
H.Ömer

Aza
Hüseyin

Aza
Süleyman

Aza
Halil

Aza
Mahmut

Aza
Sabri

Aza
H.Fehmi

Aza
Ahmet

Aza
Ahmet


Not: Bu mazbatayı T.D.K. genel yazmanı Ömer Asım Aksoy hazırlamış, Diş Doktoru H.Cemil Karslıgil heyecanlı bir sesle okumuştur.




Kaynak :
__________________
"Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır."
türkmenbey is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-04-2008, 22:38   #5 (permalink)
boyfun
Tuğgeneral
 
boyfun's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-04-2007
Mesajlar: 1,512
Rep Gücü: 805
Rep Puanı : 199403
boyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımazboyfun Beni kesseler acımaz
Varsayılan

paylasim icin tskler... gaziantepin yemekleri hem meshur hemde cok lezzetli...
__________________
!!! KAHROLSUN PKK !!!

TÜRKIYE BIR BÜTÜNDÜR

!!! BÖLÜNEMEZ !!!

boyfun is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-2008, 01:18   #6 (permalink)
muratxxxxx
Kademeli Uzman Çavuş
 
Giriş Tarihi: 10-12-2006
Mesajlar: 83
Rep Gücü: 5
Rep Puanı : 924
muratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayınmuratxxxxx Kırmızı halıları hazırlayın
Varsayılan

Kutluyorum seni türkmenbey enfes ve doyurucu bir çalışma olmuş...Devamını bekleriz..
muratxxxxx is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-2008, 01:24   #7 (permalink)
y_66
Şafak 270... :D
 
y_66's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-01-2008
Konum: Önemli mi? Abi´08 - 66 - 888
Mesajlar: 5,607
Rep Gücü: 19541
Rep Puanı : 4879506
y_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Ellerine saglik. Biraz resim koysan daha da güzel olurdu.

Ayrica Atatürk´ün Gaziantep´e kayitli olmasi hakkinda daha fazla bilgi isteyenler linkindeki konuya bakabilirler...
y_66 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-2008, 06:54   #8 (permalink)
NaRKoZ91
www.forumneuro.com
 
NaRKoZ91's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-08-2007
Konum: Arka Sokaklar
Mesajlar: 12,625
Rep Gücü: 35147
Rep Puanı : 8773934
NaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımazNaRKoZ91 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

bilgiler için teşekkürler dünyanın en güzel kebabları bence Antep'te
hele bide bayram günü yolun düşerse Antep'e yuvarlama yemeden geçmeyin arkadaşlar
__________________
Adam olduysan hesap ver kendine
Getirdiğin ne ? Götüreceğin ne ?
Şarap içersem ölürüm diyorsun
İçsen de öleceksin, içmesen de !
Ö.Hayyam



NaRKoZ91 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-2008, 07:29   #9 (permalink)
jandarma27
Onbaşı
 
Giriş Tarihi: 07-01-2006
Mesajlar: 21
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 10
jandarma27 Yavaş ama emin adımlarla geliyorum
Varsayılan

Tek kelime ile güzel bir anlatım yapmışsın babacan bir antepli olarak sana tşk ederim güzel anlatım larından dolayı vatanın her köşesi ayrı bir güzeldir ama insanın memleketi yaşadıgı yer gibisi yoktur derlerye gaziantepte öyle yerler arasında gercekten insanı vede cografik konumundan dolayı güzel ve insanı sıcak kanlı gelen olursa başım gözüm üstüne tşk...
jandarma27 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-04-2008, 09:14   #10 (permalink)
siyaset
Orgeneral
 
siyaset's Avatar
 
Giriş Tarihi: 19-05-2007
Konum: BÜTÜN VATAN TOPRAĞI
Mesajlar: 3,616
Rep Gücü: 3078
Rep Puanı : 765738
siyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Ah Antep Ahhhh...:)
siyaset is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Yazıcı Çıktısını Göster