# K A P A T #
ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Güncel > Siyasi Partiler > Büyük Birlik Partisi
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Büyük Birlik Partisi BBP - Büyük Birlik Partisi


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 06-04-2008, 00:25   #1 (permalink)
Fatih Sultan Mehmet
61.289.74.166
 
Fatih Sultan Mehmet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 21-01-2008
Mesajlar: 457
Rep Gücü: 551
Rep Puanı : 137432
Fatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımazFatih Sultan Mehmet Beni kesseler acımaz
Varsayılan Dava Adamı

Toplumu kendi isteği doğrultusunda değiştirmeye talip olanlar,önce kendilerine o istikamette değiştirmekle işe başlamalıdırlar. Kendi hayatını inandıklarını uygun şekilde tanzim edemeyen insanların,başkalarının dünya görüşünü değiştirmek ve hayatlarını tanzim etmek gibi bir işe talip olması,neticesiz ve boş bir gayrettir veya en basit tabiriyle insanları hiçe saymaktır ve topluma karşı saygısızlıktır. İnandığını devlet ve toplum nizamında değer ölçüsü yapmayı düşünenlerin her şeyden evvel “dava adamı” olmayı gerçekleştirmesi gerekir. Dava adamı olmak, toplumun bütün değer yargılarına rağmen kendi inandıklarından taviz vermemeyi “kınayanların kınamasına aldırmadan” inançlarını yaşamayı, düzenin ürettiği tipoloji dolayısıyla tek başına kalsa bile inandığı gibi söyleyip, inandığı gibi davranmayı gerektirir. Dava adamı, karşı olduğu düzen içinde, düzene karşı olmanın getireceği rizikoları göze alan, bu sebeple zulme uğrayacağını bilerek çileye hazır olan insandır. Böyle bir misyonla kendini, hayatın akışına bırakması elbette düşünülemez. O sosyal değişimlerin içinde bir saman çöpü gibi sürüklenemez, fedakarlıkları göze almadan ve rahatlıklarından hiçbir şey feda etmeden düzeni değiştireceğini iddia edenler hem kendilerini hem de milleti aldatmaktadırlar. ”Alemleri senin için yarattım” hitabının mahzarları sevgili kurtarıcımız Peygamberimiz(sav) bile savaşlarda dişini şehit verip, mağaralarda korkulu anlar yaşayarak öz yurdundan hicret etmek gibi çileleri çekmeden başarı sağlamamışlardır. Hiç kimse Peygamberimizden daha çok imtiyaza sahip olamaz ve mücadelesiz başarı bekleyemez.
Büyük davalar yıkılmayacak, yorulmayacak, üşenmeyecek dava adamları ister!. . Bizim tarihimizde amel etmeden “ahlakçılık” yapan nazariyatçılar yoktur. Kendi bedenlerinde ve nefislerinde denemedikleri bir hayat tarzının teorisini de yapmamışlardır.
Müslümanın iki ayrı hayatı olamaz. Maddi hayatını düzenlerken başka, manevi hayatını düzenlerken de başka bir felsefeye göre davranamaz . Sadece din ve ibadet konularına Allah’a yönelik bir şahsi ve nefsi mesele olarak görmenin, ama siyasi, içtimai ve iktisadi meselelerde “Allah’ı işe karıştırmamak” felsefesiyle hareket etmenin insanı iki ruhlu, iki yüzlü bir hayat anlayışına götüreceğini söylersek herhalde yalnızca gerçeği belirtmiş oluruz. Müslümanın maddi ve manevi hayatında tam bir uyum ve ahenk olmalıdır.
Dava adamları kendi hayatlarını tam bir mümin gibi düzene koyarken, ferdi şuurdan “kolektif şuur” a geçişin metodlarını da geliştirmelidir. İslami şuurlanma edebiyat ve nazari mülahazalar olmaktan çıkıp yaşanan, canlı bir varlık olma niteliğine kavuşmalıdır.
“Bir millet kendini değiştirmedikçe, biz de onun halini değiştirmeyiz” ilahi emrini düşününce bu günkü halimize neden geldiğimizi daha iyi anlıyoruz. Allah’ın iradesine teslim olan bir toplum olarak nizamımızı O’nun kanun ve kurallarına göre düzenlerken güçlüydük. Huzurluyduk ve içten ahenkli bir millettik. Ahlak ve inançlarımızda tahribatlar başlayınca, toptan değişmeye de başladık!Çöküş günümüze kadar geldi.
Bir zamanlar Marko Polo, Batı’ya efsanevi azametini anlatmıştı. De Amics, şöyle bir tespitte bulunuyordu:”Bütün Türkler bir fkir üzerinde düşünceye dalmış filozoflara benzerler. Göz ve ağızlarında kesif bir iç hayatının ifadesi okunur. Hepsinin hareketlerinde aynı ciddiyet, bakış ve mimiklerinde aynı itidal mevcuttur. İnsan, paşadan küçük bir bakkala kadar bütün Türklerin aynı okuldan yetişmiş, aynı asalet mertebesine sahip büyük senyörler olduğunu zannederler. Şarkı söylemek, gürültü, kahkahalar ve çığlıklar atmak, lüzumsuz izdihamlar yaratmak gibi şeylere hiç rastlanmaz. Her tarafta sosyal sınıfların birbirine karşı saygı duydukları müşahede edilir. ”
Bu yazıları okurken, Yesevi ocaklarından yetişmiş derviş-gazilerin bölük bölük Anadolu’ya yayılışları gözlerimizin önünden kayıp gidiyor. Saygılı, huzurlu,güvenli,kararlı, kanaatkar ve Yaratan’a teslim olmuş insanların fevç fevç “UÇ”lara akışı!. . Anadolu ortalarında kök salan çınarın hayat damarlarına verilen su!.
Ya bugünkü Türkiye’mizin manzarası nasıl?. . Batının her türlü moda rüzgarıyla her türlü yön değiştiren, ayıplarını, manasızlıklarını, kötülüklerini büyük bir aşağılık duygusu içinde hemen kabullenip benimseyen;tembel, kabiliyetsiz, imansız, para düşkünü, Frenk taklitçisi, her türlü ananenin düşmanı;gürültücü, kendi kendiyle kavgalı, dedikodu ve gıybet hastası bir güruh görüntüsü arz ediyor.
Uğradığımız bozgunlar bize, kaybettiğimiz realiteyi bulma duygusunu verecek midir?İyimserlik güzeldir ama, kötüyü inkar etmemek ve gerçeğe gözlerimizi kapatmamak şartıyla!. . Çünkü, kötüyü inkar etmek onunla mücadeleyi önler. Daima iyimserlik içinde bulunmak, gayreti tüketir. Aksine hayatı açık ve ne olarak görmek,insanları harekete geçirir. İnsanlar ancak yere düştüklerini fark edelerse ayağa kalkma cehdini gösterirler, bu itibarla daima iyimser olmakla birlikte, önce kendimizden başlayarak inananların birbiri ile düzenle olan ilişkilerindeki hata ve eksikleri açıkça tenkit ve tahlil etmekten çekinmeliyiz.
İnsandaki ruhi şahsiyetin olgunlaştırdığı fedakarlık duygusu zayıfladığı zaman içtimai şahsiyetin beslediği mevki ve makam hırsı derhal pusudan çıkar ve insanı esareti altına alır;onu kah küçük hesapların peşinde koşturur, kah hak ve hakikatları çiğneyerek kendisine saadet sarayları inşa etmeye çalışan fahiş kazançların çılgını haline koyar. Kah büyük kalabalıklar arasında azamet ve alkışlarla geçmenin sevdalısı olarak siyaset ihtirası peşinde yürütür. İnsanı, insan olmaktan çıkarmaya kabiliyetli hırslar hayata hakim olurlar;kalabalıkların toplandığı yerlerde alkışlanarak dahada azdırılan işte bu hırslardır.
Müslüman Türk gençliğine öncelikle küçük hesaplardan uzak olarak İslam iman ve ahlakı ile büyük işler başarmış bir milletin mensubu olmanın heyecanı, şuna veya buna benzemenin değil, kendi kendine benzemenin ve kendi kendini aşmanın şuuru verilmelidir.
Başarı, hareketsizlikte ve kolaycılıkta değil;Hakk’a dayalı kuvvette, hedefleri belli de sürekli çalışmada, kendini inançları içinde eritecek yüksek bir mücadele azminde saklıdır.
Dava boş gurur ve hırsların tatmini için yapılan bir koşturmaca değil içtimai, iktisadi,siyasi ve beşeri hayatımızı Hakk’a uydurma davası olmalıdır. Her türlü gündelik endişeden uzaklarda çalışan sanki hayatımızın manevrasında hazırlıklarını yapan bir hareket ordusunun fikir fedaileri ancak bu davayı başarabilirler.
Hazreti Yeseviler’in, Şah-r Nakşibendiler’in Mevlanalar’ın yaptığı gibi, küçük iman ocaklarının çerağlar tutuşturulup, Anadolu’da yeniden beyinler ve gönüller canlandırılmalıdır.
Muhsin Yazıcıoğlu
__________________
O gün bir kanlı şafak , gökten üflenen ateş;
Birden, dağın sırtında atlılar belirecek.
Atlılar put şehrine gediklerden girecek;
Bir şehir ki , orada insan ayak üstü leş.

Yalnız iman ve fikir ; ne sevgili ne kardeş;
Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek.
Ve bir devrim, evvelâ devrimi devirecek.
Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş.

Fertle toplum arası kalkacak artık güreş;
Herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek.
Gökler iki şak olmuş haberi bildirecek.
Müjdeler olsun size; doğdu batmayan güneş !

Üstad
N.F.K

Fatih Sultan Mehmet is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 03:58.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Şarkı Sözleri sohbet Forum
haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489