ForumNeuro

 


Geri Git   ForumNeuro > Güncel > Siyasi Partiler > CHP
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

CHP CHP - Cumhuriyet Halk Partisi


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 06-05-2008, 00:28   #1 (permalink)
gezerff
Neuro Kanki
 
gezerff's Avatar
 
Giriş Tarihi: 17-02-2006
Mesajlar: 7,015
Rep Gücü: 10824
Rep Puanı : 2698361
gezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımaz
Varsayılan Baykal içeride,güneydoğu dışarıda...

Baykal içeride Güneydoğu dışarıda

CHP’den açılım bekleyen Güneydoğu delegeleri, kurultaydan elleri boş döndü. Bölgelerinde başı dik gezemeyen delegeler, Baykal’ın Güneydoğu’ya gelerek sorunları dillendirmesini, ekonomik ve sosyal projeler üretmesini istiyor.




Kurultaylar partisi CHP, 32’nci olağan kurultayını sessiz sedasız tamamladı. Deniz Baykal’ın içerde konuştuğu dakikalarda, özellikle Doğu ve Güneydoğu’dan gelen delegeler kurultayın yapıldığı Atatürk Kapalı Spor Salonu’nun dışında kalmayı tercih etti. Bu tablo, bölge sandıklarından yıllardır çıkamayan CHP’nin fotoğrafıydı aslında. Baykal hep içerde yani koltuğundaydı, Güneydoğudakiler ise salonun, siyasetin ve Meclis’in dışındaydı. Son genel seçimlerde de durum değişmemiş, ana muhalefet partisi Doğu ve Güneydoğu’da çok başarısız olmuştu. Deniz Baykal’ın bu kısır döngüyü kırmak için yeni açılım beklentisi de suya düşünce delegelerin rahatsızlığı arttı. “Ne olacak bizim hâlimiz?” sorusuna cevap arandı. Tabii genel merkez bölgeye ilişkin politika belirlemeyince, delegeler çözümü bir sonraki kurultaya erteledi. Partisi ile, oy istediği seçmeni arasına sıkışıp kalan Doğu ve Güneydoğu delegeleri, genel merkezden çok farklı şeyler bekliyor, CHP’nin Güneydoğu’ya bakışının değişmesini, eksikliklerin giderilmesini istiyor. Bazı soruların; örneğin, neden CHP’nin oyunun bölgede yüzde 1’lere düştüğünün tartışılmasını bekliyor.

Bir dönem Doğu ve Güneydoğu şehirleri, CHP’nin kalesi görülürdü. 22 Temmuz seçimlerinde parti özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinden silindi. Mesela Diyarbakır’da CHP’nin oy oranı yüzde 2’ye kadar gerileyerek MHP’nin bile arkasına düştü. Deniz Baykal’ın ifadesiyle ‘cumhuriyeti kuran parti’ Güneydoğulu seçmenden onay alamamıştı. “CHP böyle kaldığı sürece bizden oy alamaz.” şikâyeti oy isteyenlere sık sık iletildi. Tabi kurultayda bu sıkıntılara çözüm yollarının gösterilmesi bekleniyordu; ancak Deniz Baykal’ın aylar önce başlattığı laiklik eksenli tartışmalar, diğer bütün konuları unutturdu. Genel başkanlık yarışı bile gölgede kaldı. Birçok delege Baykal’dan memnun olmamasına rağmen “Türkiye’nin gittiği kötü durumdan” yola çıkıp Baykal’ın koltuğunu 10’uncu defa korumasına onay verdi. Ana muhalefet liderinin kurultayda yaptığı konuşma, Meclis çatısı altında her salı grup toplantısındaki değerlendirmelerinden çok farklı değildi.

BAYKAL’A İKİ KELİME SÖYLETEMEDİK

Deniz Baykal 22 Temmuz’un ardından Güneydoğu ve Kuzey Irak’a dönük açıklamalarıyla dikkatleri üzerine çekmiş; ancak bunun devamını getirmemişti. ‘Dost Bölge’ diye tanımladığı Kuzey Irak’ın kucaklanmasını istiyordu. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi, Kuzey Iraklı gençlerin ODTÜ gibi Türk üniversitelerinde okutulması ve burs verilmesi, bölgeye dönük Arapça ve Kürtçe yayın yapılması Baykal’ın önerileri arasındaydı. Güneydoğu’ya ilişkin ise ‘Kürt sorunu’ ifadesini kullanan CHP lideri, devletin etnik kör olduğunu vurguluyor, terörün etkisizleştirilmesiyle beraber bireysel ve kültürel hakların önünün sonuna kadar açılması, ekonomik ve sosyal yatırımların artırılmasını öneriyordu.

Bu açılımın, 1989 Güneydoğu Raporu benzeri bir çalışmayla kurultayda sürdürülmesi bekleniyordu. Böylece CHP bölgede varlığını hissettirecek, AK Parti ile DTP’ye alternatif olabilecekti. Kürt sorunuyla ilgili açılım bekleyen delegeler, Aynur Doğan’ın Kürtçe şarkısıyla halay çekti. Açılım ise başka bahara kaldı. Peki konuşmaları dinlemek yerine Doğu ve Güneydoğu’dan gelen delegeler neden dışarıda vakit geçirmeyi tercih etti? Aksiyon, CHP’nin Doğu ve Güneydoğu delegeleri ve siyasilerinin nabzını tuttu. Bu sıkıntıyı yaşayanlardan birisi Ağrı Delegesi Cesim Alptekin’di. CHP’nin bölgeden oy alamamasını Deniz Baykal’ın sert açıklamalarına bağlıyor, birçok delege gibi. Kürt meselesini kastederek “Genel başkana bizim bölgeyle ilgili iki kelime söyletemedik. Birazcık ılımlı olsa oyu götürürüz.” diyor. Bir dönem CHP, Ağrı’dan iki milletvekili çıkarıyordu, şimdi ise yok. Diğer illerde de durum farklı değil.

TAYYİP BEY 14 DEFA GELDİ, BAYKAL HİÇ GELMEDİ

Şırnak delegesi ve CHP milletvekili adayı Kamil İlhan da seçimde hatır gönül işiyle oy aldıklarını anlatıyor. Yerel seçimde durumun daha da kötüleşeceğini tahmin ediyor. Şanlıurfa-Ceylanpınar CHP İlçe Başkanı Mehmet Yamaç daha açık konuşuyor. “Yeter artık” deyip, Doğu ve Güneydoğu’da halkın yüzüne bakamadıklarını ifade ediyor: “Tayyip Bey Urfa’ya 14 defa geldi. Baykal bir defa gelmedi. Niye oy alamadığımız ortada değil mi?”

Van Delegesi Şemsettin Yiğit de Baykal’ın 5 yıldır illerine uğramadığını dile getiriyor. Bitlis Delegesi Şerif Sayın ise genel merkezin örgütten kopuk olduğuna işaret ediyor. Baykal’ın illerine en son 99’da geldiğini hatırlatıp “İstemediğimiz adayları çıkartıyor. Edip Safter Gaydalı’yı aday yaptı, Bitlis’ten tepki aldı. Baykal tabanı hiç dinlemiyor.” diyor. Elazığ delegesi Musa Gerçek ise Deniz Baykal’ın bir Doğu politikasının olmadığını öne sürüyor. Partinin kendini Güneydoğu’da yeterince anlatamadığını dile getiriyor: “CHP Güneydoğu’ya biraz daha önem vermeli. İl ve ilçe delegeleriyle daha çok ilgilenmeli.”

Baykal, seçimlerdeki başarısızlığın suçunu hep dışarıda aradı. Ekonomik kriz, tarikatlar, ikinci cumhuriyetçiler, imamlar ‘suçlulardan’ sadece birkaçıydı. 22 Temmuz gecesi genel merkez binasında kavga çıkmış, Baykal’ın istifa etmesi için sesler yükselmişti. Kurultayda muhalif isimler bu başarısızlığı hatırlattı. Örneğin Ali Kemal Kumkumoğlu “Niye kendinize bakmıyorsunuz?” diyerek başarısızlığının gerekçelerinin dışarıda değil içerde, parti yönetiminde aranmasını istedi. Gülsün Bilgehan da CHP’yi Baykal’ın değil Atatürk’ün kurduğunu hatırlatıp benzer eleştirileri yöneltti. Ancak muhaliflerin hiçbiri alternatif bir çözüm sunamadı.

CHP 80’LERDEYMİŞ GİBİ HAREKET EDİYOR

CHP lideri açış konuşması için geldiği kürsüden yaklaşık üç saat sonra ayrıldı. İrticalen konuşan Baykal, önce laiklik tartışmalarına değindi, daha sonra ekonomik ve sosyal sorunlara ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra parti içi muhalefete seslendi. CHP’nin ‘tek adamı’, kurultayda gücünü bildiğinden ve kazanacağını düşündüğünden olsa gerek, konuşmasında yeni şeyler söylemedi. Güneydoğu ile ilgili sadece “Kürt kökenli vatandaşlarımızın bütün sorunlarına sahip çıkacağız.” demekle yetindi. Bir de eski açıklamalarını tekrarladı: “Devletin görevi insanlara kimlik tarif etmek değildir. Herkesin kimliği kendi takdiri içindedir. Devlet insanların etnik kimliğini göremez. Devletin gözü insanların mezhebini, dinini, etnik kimliğini göremez. Görmemelidir. Devletin gözü o noktada kör olmalıdır. (…) Devlet milletin devleti olmalıdır. Herkes kendi kimliğini özgürce ilan etmeli, özgürce yaşamalı, dilini kullanmalı, yayınını yapmalı, müziğini yapmalı, mutfağını, televizyonunu, neyini isterse yapmalıdır. Çocuklarına ana dilini öğretmelidir. Kimse karışmamalıdır.”

Deniz Baykal’ın bu konuşması Hakkari Delegesi Mazhar Özdinç gibi diğerlerinde de heyecan uyandırmadı. Geçmişte ‘fakir fukara partisi’ diye bilinen CHP’nin bugün bölgeden kopukluğuna işaret eden Özdinç, bundan dolayı halkın partiyi sandıkta cezalandırdığını düşünüyor: “CHP 80’li yılların şartlarında hareket ediyor. Ekonomik, kültürel ve sosyal yönden halktan uzak. Partinin bölge için ciddi bir vaadi ya da projesi de yok. Halk da kendi içlerine girmeyenleri cezalandırıyor.”

‘BAŞIMIZ DİK GEZEMİYORUZ, ÇÜNKÜ DÜŞMAN GİBİ ALGILANIYORUZ’

Genel merkezin politikaları ve söylemleri, il başkanları ve delegeleri de sık sık zor durumda bırakıyor. Adı, terör örgütüne karşı düzenlenen operasyonlarla anılan Şırnak’ın CHP’li İl Başkanı ve delegesi Çınar Ökten, CHP’nin Kürt düşmanı gibi algılandığını söylüyor. “Başımız dik gezemiyoruz. CHP rozeti görenler tuhaf tuhaf bakıyor. Oysa eskiden herkes bu rozeti taşıyordu.” deyip, halkın CHP’nin söylemlerinden rahatsız olduğunu ifade ediyor. Baykal’ın özellikle sınır ötesi operasyonlara dönük açıklamaları bölgede gerginliği artırmış. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın nerede neyi söyleyeceğini iyi bildiğini düşünen Çınar Ökten, parti yöneticilerinin ilgisizliğinden de şikâyetçi: “İnsanların sofrasına oturmadan, onlarla aynı sofrada yemek yemeden onların gönlüne giremezsiniz. Onlarla bağ kurmamız lazım. Halk somut projeler bekliyor. İnsanlar CHP’yi din, İslam ve cami düşmanı olarak biliyor.”

Şırnak’ın bir diğer delegesi Kamil İlhan ise partisinin kalkınmaya dönük hiçbir sosyal ve ekonomik programı olmadığını söylüyor. Genel başkanın Güneydoğu’ya güven vermediğini belirtiyor. Baykal’ın tezkere döneminde adeta savaş ilan ettiğini, bunun da halkı tedirginliğe sürüklediğini ifade ediyor. Son seçimde milletvekili adayı da olan İlhan’a göre bölgede aşiretlerin oyu alınamadı; ancak delegeler belirli ailelerden seçiliyor. Mesela Mesut Değer’in birçok yakın akrabası Diyarbakır delegesi seçilmiş. Kamil İlhan bu ilişkiler ağı yüzünden CHP’nin halk ile temasının engellendiğini dile getiriyor. “CHP halka inemiyor. Özellikle Diyarbakır, Mardin, Urfa yönetimleri sürekli Parti Meclisi’nde yer buluyor. Delegeler, ailelerden oluşuyor. Güneydoğu’daki teşkilatlar sürekli el değiştiriyor. Gençlik kolları yok. Kadın kolları yok. Bölgede partiyi temsil eden yöneticilerin genel kültür düzeyi çok düşük. Bunların olmadığı bir ortamda oy beklemek mümkün değil.”

VATANDAŞ, AŞİRETE DEĞİL LİDERE BAKIYOR

Hakkari delegesi Reşit Şen ise temel sorunun Deniz Baykal’dan kaynaklandığını ileri sürüyor. Seçim zamanında Güneydoğu’nun hiç gündeme gelmediğini, partinin doğu politikası ile ilgili düşüncelerinin net olmadığını ifade ediyor. “Diyarbakır’a geldi ‘Kürt sorunu var’ dedi. Ancak doğu politikasını hiç önemsemedi.” deyip, Baykal’ın bölgeye sahip çıkmasını, yatırımları bölgeye yönlendirmesini istiyor: “Yatırımların Kocaeli, Bursa gibi illere değil; Tunceli, Şırnak’a olması lazım. CHP istihdamı buraya yönlendirmek için çalışmalı. Doğuya yatırım yapsınlar. Doğu, terör ile anılmasın. CHP sonra kendini bölgede sevdirebilsin.”

Aşiretlerin de oyunu alamayan CHP’nin Bitlisli üyesi Veysel Uyanık, vatandaşın artık Güneydoğu’da bireysel hareket ettiğini aktarıyor. İnsanların gazete, televizyon ve özellikle internetten gündemi takip ettiğini, halkın kapalı yaşamadığı için Türkiye’deki olaylardan çabuk haberdar olduğunu söylüyor. “Fikrini beğenmediği bir partiye artık zorlama ve hatır gönül ilişkisiyle oy alamazsınız. CHP eskiden güçlü aşiretlerden gösterdiği adaylarla, iyi oy topluyordu.” diyen Uyanık, 2004 yerel seçimlerinde Tatvan ilçesinden CHP’nin belediye başkan adayı olmuş. Üstelik güçlü bir aşiretin üyesi olduğu için seçilme şansı da yüksekmiş. Ancak genel merkez politikalarından dolayı halk CHP’ye oy vermek istemediğinden Uyanık az bir oyla seçimi kaybetmiş.

CHP’NİN İSLAMİ KANADINI TEMSİL EDİYORUM

CHP her ne kadar din üzerinden siyaset yapanlara karşı amansız bir mücadele verse de kurultay afişlerinde Deniz Baykal’ın fotoğrafının yanındaki “Din de bizim devlet de bizim” yazısı bir çelişki gibi duruyor. Bir siyasi parti yerine devlet kurumu gibi ‘devlet bizim’, Allah ile kul arasında olduğunu savunduğu din içinse “din de bizim” türünden çıkışlar, delegelerin de kafasını karıştırmış.

Kurultayda Deniz Baykal muhalifleri tasfiye olurken, Parti Meclisi’ne (PM) giren isimlerden birisi Savcı Sayan idi. “Ben CHP’nin İslami kanadını temsil ediyorum.” diyen Ağrı Delegesi Sayan’ın konuşması dinî argümanlarla bezeliydi. PM’ye girme şansını kurultaydaki konuşmasının ardından elde etti. Kendisi dahi beklemiyordu; ancak parti içine dönük birlik ve beraberlik mesajlarını tatlı bir üslupla anlatması Baykal’dan alkış ve ‘aferin’ almasını sağladı. Parti içinde birliği ve beraberliği bozmayacaklarını anlatan Sayan “Deniz Baykal ikinci bir Atatürk’tür. Deniz Baykal ikinci kurtuluş savaşını veriyor. Türkiye’nin kurtuluşu Deniz Baykal’dır.” diyerek genel başkanına sahip çıkıyor, tersine bir savunma yapıyor. CHP’nin özünde dinin olduğunu savunan Sayan, partinin bunu hiçbir zaman kullanmak istemediğini öne sürüyor: “Dini kullanarak oy alacaksak haram olsun. Biz Türkiye’yi grupsuz yönetmek istiyoruz. Yedi güzel bölge, birlikte ağlayacağız, birlikte güleceğiz. Bir babanın, annenin çocuklarıyız. Halkın ırkını da kullanmayacağız, dinini de. Bizim Güneydoğu ve Doğu’daki başarısızlığımızın nedeni, rakiplerimizin sömürü yapması, bizim yapmamamızdır.”

‘GENEL BAŞKAN DİNİMİZDEN NE İSTİYOR?’

Elazığ İl Başkanı ve CHP delegesi Ethem Gülbay ise CHP’nin başarısızlığının altında vatandaşın ikiye ayrılmasını gösteriyor: “CHP Alevi-Kürtlerden oy alıyor, diğerlerinden alamıyor. Laik ve demokratik Kürtler CHP’ye oy veriyordu geçmişte. Diyarbakır’dan niye oy alamıyoruz? DTP’li başkan PKK acentesi gibi çalışıyor. Bunlar PKK’yı solcu örgüt gördüğü için çoğu oraya gitti. Laiklikten dolayı dinî kesim de vermiyor, AK Parti’ye gidiyor.” Dindar insanlardan niçin oy alamadıklarının nedenini ise Gülbay, bir vatandaş ile yaşadığı diyalogla açıklıyor: “Elazığ’ın Gümüşkavak Muhtarı kurultayda beni aradı, ‘Genel başkan çok güzel konuşuyor. Ama dinimizden ne istiyor?’ dedi.” PKK’nın Güneydoğu’dan silinmediği sürece CHP’nin oy alamayacağının altını çizen Ethem Gülbay, “Genel başkan Kürt açılımı yaparsam, CHP oy alır diye düşünüyor ama vermezler. Adam bizi Türkeş ile aynı çizgide görüyor.” diyor.

Gülbay’a göre CHP’nin Güneydoğu’da oy alacağı tek kitle Alevi vatandaşlar. Elazığ’da CHP’nin aldığı 19 bin (yüzde 7) oyun yaklaşık 9 binini Alevilerin verdiğini söylüyor. Tunceli’de ise Alevi vatandaşların oylarını bağımsız adaylar yönünde kullandığını anlatıyor. Ethem Gülbay, CHP’nin laiklik ekseninden çıkması durumunda ise Alevi oyları kaybedeceğini ifade ediyor. Baykal’ın çok hassas davranmasını istiyor. Güneydoğu’da devamlı laiklik-türban konularında konuşulmasının da vatandaşı olumsuz etkilediğini, bunun yerine ekonominin ön plana çıkartılmasının yarar getireceğini düşünüyor.

GENEL SEKRETER ÖNDER SAV, DELEGELERE ‘FATİHA OKUYUN!’ DİYORMUŞ

CHP her ne kadar bölgeyle sıcak temas kuramasa da partinin genel sekreteri Önder Sav, Ankara’daki Genel Merkez’den ildeki yöneticileri ve delegeleri telefon ile arayıp sivil toplum örgütleri ile iyi ilişkiler kurmalarını talep ediyor. Güneydoğu’da büyük önem taşıyan taziye evlerine gidilmesini ve ‘Fatiha okunmasını’ salık veriyor, hasta ziyaretlerinin unutulmamasını istiyor. Bu, CHP’nin Güneydoğu ile aradaki buzları eritmeye yeter mi bilinmez; ancak CHP’nin Genel Sekreteri’nin bölgeye gidip gelmek yerine telefon ile sorunları çözmeye çalışması, vatandaşın içinde görünmemesi CHP için dillendirilen ‘elitist parti’ eleştirilerini güçlendirecek gibi görünüyor.

Peki parti bu kurultaydan sonra Güneydoğu ve Doğu Anadolu’ya yönelik nasıl bir yol izleyecek? Cumhuriyet Halk Partisi, Güneydoğu’daki başarısızlığı başarıya dönüştürmek için Mesut Değer, Sinan Yerlikaya ve Savcı Sayan’ın koordinasyonunda bir komisyon oluşturdu. Önümüzdeki dönemde CHP dine karşı olmadığını anlatmaya çalışacak. “CHP’nin Güneydoğu için düşündüğü politikalarda hiçbir yanlışlık yok. Bunu anlatamıyor.” diyen CHP’li bir yetkili, önümüzdeki dönemde halkın üzerinde yoğunlaşacaklarını, halk ile birlikte hareket edeceklerini ifade ediyor: “Biz halka, köylere, STK’lara gideceğiz. 60-70 kişilik ekip ile bütün köyleri ilçeleri gezeceğiz. Bir-iki gün kalacağız. Bu mantıkla hareket edeceğiz. Bundan sonra böyle mücadele…”

EN UFAK KIVILCIM CHP’Yİ ÖNE GEÇİRİR

CHP’den başka bir yetkili ise genel başkanın partiyi ırk ve mezhep temelli yönetmek istemediğini söylüyor. Açılım sözünün ise muhalif kesimden çıktığını, aslında Baykal’ın sistematik biçimde verdiği demeçlerin bir nevi rapor olduğunu, bunun da ekonomik ve sosyal konuları içerdiğini anlatıyor. Mesut Değer ise Oğuz Oyan’ın koordinasyonunda Güneydoğu ile ilgili akademik bir çalışmanın başlatıldığını; ancak Oyan’ın görevlerinden istifa etmesinin ardından bunun yarım kaldığını belirtiyor. Aylar sonra bu durumu öğrenen genel başkanın ise kızdığını ifade ediyor.

Siirt Delegesi Hüseyin Baki, parti yönetiminde değişikliğe gidilmesi ve Bülent Ecevit’in yaptığı gibi hareket etmesi hâlinde CHP’nin bölgeden milletvekili çıkartacağını düşünüyor. Ağrı Delegesi Cesim Alptekin ise CHP’nin Kürt sorununa ilişkin bir proje koyamamasını eleştiriyor. “Biz de biraz bu konuya eğilseydik inanıyorum ki bugün partimiz açısından bölgede çok daha farklı bir tablo oluşurdu. Doğu halkı, en ufak bir kıvılcım görürse yine aynı şekilde CHP’yi öne geçirecektir.” Velhasıl, Baykal’dan umudunu kesip konuşmasını salon dışında dinlemeyi seçen delege ve siyasilerin kafası hâlâ karışık. Ancak “Çıkmadık candan ümit kesilmez” deyip Baykal’a rağmen bölgelerinde CHP’li siyasetçi olmanın çaresine bakıyorlar.

(Katkı sağlayanlar: Hamza Erdoğan, Mehmet Baki, Nursel Dilek)



Kaynak:
__________________
SİYAHIN KADERİ SUÇLANMAK,BEYAZIN KADERİ KİRLENMEK
gezerff is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 05:40.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Şarkı Sözleri sohbet Forum
haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489