ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Edebiyat > Deneme, Hikaye
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Deneme, Hikaye Burada deneme ve yazıları paylaşabilir ve bulabilirsiniz


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 30-09-2007, 17:18   #1 (permalink)
sedos1
Teğmen
 
sedos1's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-02-2007
Mesajlar: 365
Rep Gücü: 190
Rep Puanı : 46777
sedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımaz
Varsayılan Yaşlılar Pazarı

Burma camiinin yan tarafındaki kalabalık her zaman dikkatimi çekiyordu. Daldım kalabalığın içine. Bu kalabalık yıllardır her salı ve çarşamba burada oluyordu.

Etrafıma bakındığımda, kasketli, hacı şapkalı, örgü şapkalı, bir sürü insan bana bakıyordu. Kendimi bir an 1950 li yıllarda hissettim, o kalabalıkta.

Yüzlerinde acımasız zamanın derin çizgilerini taşıyan ve kısa saçları ile başlarına kar yağmış, ya da hepsi eli yüzü bembeyaz un olmuş yaşlı değirmencileri andıran, halleriyle bana kesik bakışlar savurup. Bu takım elbiseli gencin burada ne işi var dercesine imrenerek bakıyorlardı.

Arlarında dolaşırken kendimi dünyanın en zengin insanı gibi hissettim. Çünkü hepsi bana kıskanarak bakıyor ve “hey gidi gençlik” diye, benim elimdeki paha biçilmez gençlik sermayesini kıskanarak izliyorlardı.

Bende aralarında gezinirken bu kalabalık burada ne iş yapar diye, etrafa meraklı bakışlarımı savuruyordum, gördüğüm manzara karşısında öyle çok etkilendim ki, dünyada hiçbir fuar ve hiçbir sergi beni bu kadar etkileyemezdi.

Yaşlı insanlar, yerlere serdikleri bezlerin üzerinde bir şeyler satıyorlardı. Bir tarafta ise yerde kıyafetler katlanmış halde müşterisini bekliyordu. Diğer tarafta tesbihler, bir başka yerde cep saati ve kol saatleri vardı.

Yaşlı amcaların yere serdikleri bezlerin üstünde sattıkları şeyler beni derinden etkilemişti aslında.

Bir yaşlı amcanın tezgahında şunlar vardı. Kullanılmış saç tarakları, kullanılmış tükenmez ve kurşun kalemler, bir tane boş kalem ucu kutusu, arka tarafı küflenmiş ve çok eski kalem piller, bir camı olmayan bir sapı olmayan eski bir güneş gözlüğü, kurnası olmayan küflü musluk kafaları, eski boncuklar. Taşı ve gazı olmayan kırık çakmaklar, kullanılmış bükülmüş çay kaşığı, kırık bir ayna. Kordonu, içi ve camı olmayan dijital bir saat cesedi gibi bir çok birbiriyle alakasız ve hiçbir değeri olmayan şeyler vardı tezgahında.

Bir başka tezgahta ise giyilmiş kıyafetler vardı. Kim bilir kimlerin kıyafetleriydi? Sanki kıyafetler benimle konuşuyordu. Hepsi de giyilmiş olan elbiselerin kiminin sahipleri ölmüş ve öldüğü gün üzerinde o kıyafetler varmış. Kimini gurbete bırakıp gitmiş sahipleri. Ya bir yaşlı ananın gurbete giden oğlunun kıyafeti, ya bir genç kızın rahmetli babasının kıyafetleriydi onlar. Hepsinin üzerinde sinmiş hatıralar acısı tatlısıyla. Şahitlik etmişler, dermansız dertlere tarifi mümkün olmayan sevinçlere.

Birkaç adım yürüdüm yaşlı insanların arasında. Hepsinin bakışlarında ve üzerilerinde bir garibanlık görünüyordu. Temiz ama buruş buruş olan pantolon ve gömleklerinden anlaşılıyordu evde bakacak kimselerinin olmadığı

Birinin yanına yaklaşıp plastik kurşun kalem uç kutusunu gösterip, “ bu kaç para dede” dediğimde. Yüzündeki kırışıkları bir tebessümle gererek “ne verirsen delikanlı” dedi. Ben bu tebessümü fırsat bilip hemen oturdum yanına. Konuşmak istedim havadan sudan.

“İşlerin nasıl amca” dedim. Yaşlı ihtiyar gözlerini kıstı ve soluk gözleriyle yüzüme iyice baktı. Sonra tezgahındaki mallara baktı. Tezgahındaki malları bana yakıştıramaz bir ses tonuyla, “senin işine yarayacak bir şey yok benim tezgahımda delikanlı, ama hoşuna giden bir şey olursa al, hediyem olsun” dedi. Bu cömertlik beni duygulandırmıştı.

Yaşlı amcanın koluna hafifçe dokunarak “dede ben senin yanına sohbet etmeye geldim, ama hoşuma gidecek bir şey olursa bakar bir şartla alırım” dedim. Yaşlı amca şartı merak etti ve “ ne şartın var delikanlı” dedi. Bende, “birincisi biraz sohbet etmeliyiz, ikincisi parasını vermeden almam” dedim.

Yaşlı amca o zaman derisi buruşmuş elini havaya kaldırdı ve yaşlılıktan dümdüz açamadığı parmağını iki olarak karşıdaki kişiye gösterdi. Kişi hemen tepsisini alıp hareketlenince anladım bize çay söylediğini.

Ben bu durumu görünce müdahale etmek istedim ve “amca ne gerek var çaya, dur bağırayım da getirmesin” deyince. Yaşlı ve titrek sesi birden serteldi ve “ misafir misafirdir, yoksa ikramı mı beğenmedin mi? Başka bir şeyde içebilirsin, fakat itiraz etmemelisin” deyince. Yüzüm kızardı ve kısa bir süre sessizlik oldu. Aslında ben yaşalı amcayı masrafa sokmak istememiştim. Yoksa içtiğim çayın parasını vermek istemem bile onu çok kıracak, bir misafirden çok hakaret eden bir yabancı olacaktım.

Hemen kendimi toparlayıp, “e! Amca bunları nereden bulursun, işlerin nasıl?” dediğimde.
Sanki yıllardır konuşmayı bekleyen gizemli bir hazine sandığı gibi açıldı yaşlı ihtiyarın ağzı başladı konuşmaya.

“Aslında bunların hiç biri para etmez oğlum. Ama evde otur otur vakit geçmiyor. Burada cami hemen yanı başımda ezan okunmasına yakın bırakırım tezgahı camiye giderim. E! Ben de tezgahta altın satmıyorum ya, kimse ellemez ben namazdan çıkasıya bunları. Sonra gelirim otururum başına. Alan satanda olmaz da işte! Hocanın hesap, dostlar pazarda görsün, bizimkisi.”

“Bizim hanım rahmetli olalı beş sene oldu. Mübarek kadındı ikimiz tıkırdar dururduk, bana can yoldaşıydı elli senemiz bir yastıkta geçti rahmetliyle. Hemen çocuklu bir kadın görse gözünün iki yerinden giderdi rahmetlinin. Çocuğumuz olmadı hiç. Bizim hanım dizimin dibine oturur hem ağlar hem de “adam gel inat etme, benden sana hayır yok. Evlen bir daha” dediyse de. Ben evlenmedim. Onun içi yanardı çocuk çocuk diye amma, benim de içim yanardı. Ben çocuk istemem, sen bana yetersin can yoldaşım, derdim”.

“Allah bilmiyor mu ya, ne yalan söyleyeyim. Çocuklarını gezdiren babaları gördüm mü içim yanardı, canım çekerdi. Hele birde keratalar kucağıma gelmezde öptürmezlerse, çocuklardan fazla ağlardım kendi kendime kaldığımda. Eh! Rabbimin öyle yazmış, takdiri İlahi işte.”

“Elli senemiz geçti oğlum, dile kolay. Şimdiki gençlere ben şaşırıyorum. Elli gün bir birlerinin kahrını çekmiyorlar. Bir duyduk evlenmiş, bir duyduk boşanmışlar. Evlilik için kan ağlarken yüzünün gülebilmesidir. Evlilik acı yavan, kuru soğan yiyebilmektir.”

“Hiç kavgamız olmamıştır, kabri cennet olsun. Eh! O ölünce, evden bir nefes eksilince, yer beton gök ağaç, yalnızlık bir Allaha mahsus. Bende elime ne geçtiyse topladım kendim gibi işe yaramazları doldurdum çuvala getirdim aha buraya. Sabah gelirim, akşamüstü toplar giderim. Hiç olmazsa kendimi işe yaramaz çevreye yük bir ihtiyar hissetmiyorum.” Dedi.

Ben o konuşurken onun konuştuklarına dalmış gitmişim. İhtiyar konuşmuyor ağzından bal damlatıyordu. Çaylarımızı da içmiştik koyu sohbetin gölgesinde. Yaşlı amcaya hep aklıma takılan bir soru vardı, onu sorayım dedim.

“Amca, yaşlılar hep biz gençlere, “gençliğinizin kıymetini bilin” derler, bu gençliğin kıymetini nasıl bileceğiz? Neler yapalım yarın yaşlanınca pişman olmamak için?” dediğimde.

Yaşlı amca tam açılmayan elleriyle başımı okşayarak “Helal lokma, hayırlı evlat” dedi, “ben yetmiş sene yaşadım, zaman nasıl geçti anlamadım delikanlı” dedi.

Yaşlı amcaya “Allah razı olsun amca biz birbirimizin adını sormadık senin ismin ne?” Dedim, oda “Mehmet” dedi. “Bende Bekir, memnun oldum Mehmet amca” dedim. Haydi Allaha emanet Hayırlı işler dedim de tam kalkıyordum. Yaşlı amca kolumdan hafifçe tutarak “gençliğinde karınca olmazsan yaşlılığında cırcır böceği (ağustos böceği) olmazsın oğum” dedi.

Yaşlı amcayla sohbet beni fazlasıyla doyurmuştu. Bana yetmiş yıl ömür harcayarak kazandığı hazine değerindeki tecrübe ve bilgilerini yetmiş dakika bile sürmeden anlatıvermişti.

Yaşlılar pazarında ölmeyi bekleyen kırışık yüzlü ak saçlı ihtiyarlar değil, geleceğe atılacak sağlam adımlar için gençlere hiçbir maddi manevi menfaat beklemeden bir ömür harcayarak kazandıkları tecrübelerini vermek isteyen ve verdikleri için mutluluk duyan nur yüzlü değerlerimizin olduğunu bir kez daha anladım, başım önümde başımın içinde derin duygularla


Bekir SEPET
__________________
Ben kumdum, denizin altında yatardım.
Sonra bir istridye kabuğunun içine doldum,
Kabuk beni işledi inci yaptı.
Bir kabuğun içindeki inciden kimin haberi olur ki?
Sen derinlere daldın çok derinlere…
Bu kabuğu avuçlarına aldın sudan çıkardın.
Sen kabuğun içinden inciyi çıkarıp adımı inci koyana kadar
Ben kum tanesiydim.Senin avuçlarında inci oldum.
Sevda oldum. Nolur beni yeniden rüzgarlara bırakma.
Ben bir kum tanesiyim..yok olur giderim…


Son Düzenleme mirabile tarafından : 19-01-2008 at 16:32.
sedos1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-01-2008, 15:10   #2 (permalink)
BEKİR SEPET
Acemi Asker
 
Giriş Tarihi: 19-01-2008
Mesajlar: 3
Rep Gücü: 35
Rep Puanı : 8672
BEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımaz
Varsayılan

"YAŞLILAR PAZARI" Adlı yazıyı 20.07.2007 tarihinde yaşadığım şehrin bir semtindeki manza karşısında yazdım.
Yazının başkaları tarafından ilgi görüp başka sitelerde yayınlanması beni son derece mutlu ettti.

Fakat mutlu ettiği kadar da, yazıyı yazan kişi olarak altında ismimin yazmaması beni bir o kadar üzdü.
Bu yazıyı şahsımın yazdığını buradan bildirir ve emeğe saygı açısından yazının altında yazıyı yazan kişinin isminin belirtilmesini isterim.
Yaşlılar hepimizin onlara saygı hepimizin ortak değerleri ancak yazıyı yazana emek harcayana minik bir saygı açısından altına ismi yazılması gerekir diye düşünüyorum.
Saygılar.
Bekir SEPET
BEKİR SEPET is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-01-2008, 16:31   #3 (permalink)
mirabile
MeMeNtO MoRi
 
mirabile's Avatar
 
Giriş Tarihi: 28-03-2007
Konum: SAAT 6 YÖNÜNDE
Mesajlar: 5,222
Rep Gücü: 5000
Rep Puanı : 4758652
mirabile İtibar düzeyini kapadı
Varsayılan

Alıntı:
BEKİR SEPET tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
"YAŞLILAR PAZARI" Adlı yazıyı 20.07.2007 tarihinde yaşadığım şehrin bir semtindeki manza karşısında yazdım.
Yazının başkaları tarafından ilgi görüp başka sitelerde yayınlanması beni son derece mutlu ettti.

Fakat mutlu ettiği kadar da, yazıyı yazan kişi olarak altında ismimin yazmaması beni bir o kadar üzdü.
Bu yazıyı şahsımın yazdığını buradan bildirir ve emeğe saygı açısından yazının altında yazıyı yazan kişinin isminin belirtilmesini isterim.
Yaşlılar hepimizin onlara saygı hepimizin ortak değerleri ancak yazıyı yazana emek harcayana minik bir saygı açısından altına ismi yazılması gerekir diye düşünüyorum.
Saygılar.
Bekir SEPET
emeğinize saygımız sonsuz. isminizi yazdım...
__________________
Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa,
adaletli davranıp tek başına kalmayı tercih ederim...


Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır...
hiç kimse benden iyi bir insan olmamı beklemesin...
mirabile is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-01-2008, 20:01   #4 (permalink)
kerim_
Albay
 
kerim_'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-01-2007
Mesajlar: 1,017
Rep Gücü: 1089
Rep Puanı : 270823
kerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımazkerim_ Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Tşkler süper bir yazı olmuş anlayan için...
kerim_ is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-01-2008, 10:01   #5 (permalink)
BEKİR SEPET
Acemi Asker
 
Giriş Tarihi: 19-01-2008
Mesajlar: 3
Rep Gücü: 35
Rep Puanı : 8672
BEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımazBEKİR SEPET Beni kesseler acımaz
Varsayılan

İlginiz ve emeğe saygınız için sonsuz teşekkürler...
BEKİR SEPET is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-02-2008, 22:25   #6 (permalink)
sedos1
Teğmen
 
sedos1's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-02-2007
Mesajlar: 365
Rep Gücü: 190
Rep Puanı : 46777
sedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımazsedos1 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

sayın bekır bey sızden gercekten cok ozur dılıyorum hatamı kabul edıyorum yazınızı belkıde ızınsız aldım koydum ama ınanın kotu bır amacım yoktu yazınız benı baska dıyarlara goturmustu tekrar tekrar cok ozur dılerım bu guzel yazıyı yazanın ısmını yazmam gereklıydı bagıslayın
__________________
Ben kumdum, denizin altında yatardım.
Sonra bir istridye kabuğunun içine doldum,
Kabuk beni işledi inci yaptı.
Bir kabuğun içindeki inciden kimin haberi olur ki?
Sen derinlere daldın çok derinlere…
Bu kabuğu avuçlarına aldın sudan çıkardın.
Sen kabuğun içinden inciyi çıkarıp adımı inci koyana kadar
Ben kum tanesiydim.Senin avuçlarında inci oldum.
Sevda oldum. Nolur beni yeniden rüzgarlara bırakma.
Ben bir kum tanesiyim..yok olur giderim…

sedos1 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-02-2008, 23:24   #7 (permalink)
diego983
Kademeli Uzman Çavuş
 
diego983's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2007
Mesajlar: 96
Rep Gücü: 41
Rep Puanı : 9837
diego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımazdiego983 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Benden bu yazıyı yazanada, buraya koyanada teşekkürler.Yani Bekir Bey ve sedos1'e.Buraya koyan arkadaşın sayesinde okuyabildilik, haberdar olabildik bu nefis edebi metinden.İçim ezildi, boğazımda birşeyler düğümlendi okurken.Yazan arkadaşı tebrik ederim bu kadar güzel anlatılabilir görmüş kadar oldum.Bekir Bey başka yazılarınız varsa lütfen paylaşın bizlerle.Bekir Bey ve sedos1 sizlere tekrar teşekkür ederim.
__________________
Birşeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendinden başlamalıdır...

Son Düzenleme diego983 tarafından : 29-02-2008 at 23:51.
diego983 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-03-2008, 01:41   #8 (permalink)
y_66
.....................
 
y_66's Avatar
 
Giriş Tarihi: 02-01-2008
Konum: Önemli mi? Abi´08 - 66 - 888
Mesajlar: 5,616
Rep Gücü: 19846
Rep Puanı : 4955907
y_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımazy_66 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Paylasim icin tesekkürler...
y_66 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-03-2008, 17:33   #9 (permalink)
<<M3K!Y3>>
MY H€ART' s SUNSH!N€
 
<<M3K!Y3>>'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 04-02-2008
Konum: YALAN DÜNYADAKİ TEK GERÇEK... düşler ormanın gece bekçisi...
Mesajlar: 6,389
Rep Gücü: 8532
Rep Puanı : 2126619
<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz<<M3K!Y3>> Beni kesseler acımaz
Varsayılan

paylşaım için tşler
__________________




<<M3K!Y3>> is online now   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-08-2008, 16:10   #10 (permalink)
alev_ejderha
Uzman Çavuş
 
Giriş Tarihi: 24-01-2006
Mesajlar: 51
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 10
alev_ejderha Yavaş ama emin adımlarla geliyorum
Varsayılan

paylaşım için tşk
alev_ejderha is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 18:35.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Şarkı Sözleri sohbet Forum
haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489