ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Biyografi > Din Ve Tasavvuf
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 06-10-2007, 05:27   #1 (permalink)
ToηyMoηtaηa
Korgeneral
 
Giriş Tarihi: 30-06-2007
Konum: istanbuL
Mesajlar: 3,257
Rep Gücü: 109
Rep Puanı : 23503
ToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımazToηyMoηtaηa Beni kesseler acımaz
güneş Resûlullahın fedâisi: EBÛ TALHÂ

Resûlullahın fedâisi: EBÛ TALHÂ

İslâm Güneşi Mekke'de parlarken, Ebû Talhâ 20 yaşlarında delikanlıydı...
Medîne'nin asîl ve zengin ailelerinden birine mensuptu. Her gece evlerinde, eğlence ve içki
toplantıları vardı.Zenginliği sâyesinde, bütün dünya nîmetlerini tatmak istiyordu...
Daha kötüsü; birçok asil arkadaşları gibi,
Puta tapmaktaydı..Etrafında sayısız kadın ve kız dolaşıyordu.
Fakat o,sadece biriyle evlenmek istedi. Haber yolladı.Evlenme teklifinde bulundu.
Ümmü Süleym adlı bu hanımın, kocası, yeni ölmüştü.Şu cevabı verdi:
- Yetîm oğlum büyüyünceye kadar, evlenmeyi düşünmüyorum.
Ümmü Süleym fakir olduğu halde, küçük oğlunu, üvey baba eline
bırakmak istemiyordu.Ebû Talhâ, çâresiz bekliyecekti!..Evlenmem mümkün değil..
Epeyce zaman sonra, bizzat kendisi gitti.Nezâketle evlenme teklifini tekrarladı:
- Oğlun artık büyüdü, Ey Ümmü Süleym!..Kararını vermelisin, dedi.
O'nun niyetinin iyi olduğunu anlıyan zeki kadın,başka bir şeyden
endişeliydi. Açık açık söylemeyi uygun buldu:
- Yâ Ebû Talhâ! Ne yazık ki, seninle evlenmem mümkün değil.
Neccar Oğulları Kabîlesinin bu en yiğit, en zengin ve en yakışıklı
delikanlısı; hayretle sordu:
- Niçin?
- Çünkü sen, müşriksin. Putlara tapıyorsun. Ebû Talhâ'nın hayreti arttı:
- Putlarımız sana, bir zarar mı verdiler? Diye sordu.
Ümmü Süleym, gâyet sâkin:
- Onlar kimseye; ne zarar verebilir, ne de fayda!..dedi ve devam etti:
- Çünkü sen de biliyorsun ki; tahta putlarınızı,aşağı mahalledeki
marangoz köleleriniz yapmaktadır! Taş ve toprak putllarınızı da, yukarı
mahalledeki köleleriniz yaparlar.Ebû Talhâ gözlerini açmış, evlenmek istediği kadını
dinliyordu. O, sözlerini şöyle tamamladı:
- Taptığınız putları, ateşe atsan yanar! Kayaya çarpsan dağılır, toz
olurlar! Senin gibi asîl bir efendinin işe yaramaz oyuncaklara
secde etmesi, yakışır mı? Biraz düşüneyim... Zekî Medîneli, ne diyeceğini şaşırdı,
sâdece sordu:
- Peki sen, nelere inanıyorsun? Nasıl düşünüyorsun? Kadın, cevap verdi:
- Seni, beni, yeri, göğü yaratan ve yaşatan ve öldüren Allah; birdir
ve büyüktür. Muhammed aleyhisselâm, O'nun kulu ve elçisidir.İşte, benim inandığım budur.
Zengin delikanlının aklı karıştı:
- Biraz düşünmek istiyorum! diyebildi.Tek başına kaldığı zaman, gerçekten uzun uzun düşündü.
Sonra tekrar, Ümmü Süleym'in yanına vardı. - Eşhedü en lâ ilâhe illallah
ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resûlüh. diyerek, Kelime-i Şahâdet getirdi.Müslümanlık
şerefine erişti.
Ebû Talhâ kelime-i şehâdet getirip Müslüman olunca, O mü'mine hanım da:
- Ey Ebû Talhâ! Şimdi seninle, hiçbir karşılık istemeden; evlenmeyi kabul ediyorum, dedi.
Ümmü Süleym hakikaten sevinçliydi. Çünkü bir insanı,hem de kocası olacak bir insanı;
sapık fikirlerden kurtarmıştı.Ancak Müslüman olduktan sonra Ebû Talhâ hazretleri,
o iyi kalbli hanımla evlenebildi. Böylece dünyâ ve âhiret saâdetine kavuşmuş oldu.
Bu sıralarda sevgili Peygamberimiz, Allahın emriyle;Medîne'ye hicret,ettiler. Bu şerefe
eren Medîne halkı, gerekli herşeyi; Muhacîrlere, göç edenlere te'mîn ediyordu.
Lütfen kabul buyurun Hz. Ebû Talhâ ve muhterem hanımı da,Peygamber
Efendimizin huzurlarına vardılar.
- Yâ Resûlallah. Biz de size, şu küçük oğlumuzu armağan ediyoruz.
Lûtfen kabul ve duâ buyurunuz. İnşâallah size hizmette, kusur etmez,dediler.
Bu küçük oğlu, Enes idi.Efendimizin memnun oldukları, gözerinden anlaşılıyordu.
Küçük Enes'i,kendi terbiyelerine aldılar. Bir sâyede Ebû Talhâ'nın üvey oğlu,
büyük bir şerefe nâil oldu.
Cenâb-ı Hak bir müddet sonra onlara, yeni bir oğul verdi. Yeni bebek,
evlerine sevinç getirmişti. Çünkü artık Sevgili Peygamberimiz de sık sık,
onlara uğruyorlardı. Hatır soruyor, cemâ'atle namaz kıldırıyorlardı.Ne yazık ki çocukcağız,
bir gün hastalandı.Az sonra da, vefat etti. O sırada Hz. Ebû Talhâ evde yoktu.
Ümmü Süleym evlâdını yıkadı, kefenledi. Üstüne, temiz bir bez örttü. Ev halkına:
- Babası geldiği zaman, siz bir şey söylemeyin, diye, tenbih etti.
Akşamleyin Ebû Talhâ eve döndü. Her zamanki gibi yanında, arkadaşları
bulunuyordu. Selâm verdi ve sordu:
- Oğlum nasıl? Hanımı:
- O şimdi, daha sâkin ve daha huzurlu bir hâlde bulunuyor, dedi. Sonra
efendisine ve misafirlere, hazırladığı yemekleri ikrâm etti.Hayırdır inşâallah
Hepsi âfiyetle yediler, içtiler. Hiçbir şeyden haberleri olmadı.
Misâfirler, geç vakit gittiler. Ancak o zaman, hanımı konuştu:
- Ey Ebû Talhâ! Aşağı hurmalıktaki komşularımız, emânet birşey almışlar.
Bir müddet faydalanmışlar. Fakat sahibi,emâneti geri isteyince, itiraz
etmişler.
- Ne demişler?
- Daha zamanı gelmedi! Ne çabuk istiyorsun, gibi şeyler!
- İnsafsızlık etmişler doğrusu!
- Evet öyle. İnşâallah biz etmeyiz.
- Hayırdır inşâallah! Birşey mi oldu?
- Evet...
- Ne oldu?
- Cenâb-ı Hak da, bizdeki emânetini geri istedi, deyince, kocası hemen anladı.
- Oğlumuz öldü mü yoksa, diye sordu:
- Allah, sana ömürler versin...
Ebû Talhâ ilk oğlunun ölüm haberine rağmen sarsıldı.Fakat, her şeye rağmen:
- İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn "Biz, hepimiz,Allahın kullarıyız ve
ancak, O'na dönücüleriz..." mânâsına gelen, âyet-i kerîmeyi okudu.Hakkın emrine râzı olup,
sabretti...O günlerde Müslümanlar, maddî sıkıntı
çekiyorlardı.Hazret-i Ebû Talhâ, hanımına:
- Ey Ümmü Süleym! Evde yiyecek var mıdır,diye sordu. Hanımı da:
- Evet. Ne yapacaksın, dedi.
- Resûlullah efendimizin mübârek seslerinde,zaîflik ve açlık hissediyorum.
Gönderebilir miyiz? Hz. Ümmü Süleym derhal, birkaç arpa ekmeğini beze
sardı. Oğlu Hz.Enes'in koltuğuna verip, yolladı.Evet yâ Resûlallah
Sevgili Peygamberimiz, Mescîdde,arkadaşlarıyla idiler. Ekmeklerle, Hz.
Enes'i görünce:- Seni, Ebû Talhâ mı yolladı.
- Evet efendimiz...
- Koltuğunda, ekmek mi var?
- Evet, yâ Resûlallah.
Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz,arkadaşlarına:
Kalkın! Ebû Talhâ'nın evine gidiyoruz, buyurdular.Bunu işiten Hz. Enes,
önlerinden koşturdu.Doğru eve gelip, babasına meseleyi bildirdi. O da:
- Yâ Ümme Süleym!.. Peygamber efendimiz bütün cemâatlarıyla birlikte,
yemeğe teşrîf ediyorlarmış. Şimdi ne yapacağız! Evdeki yemek, hepsine
yetecek mi, diye telâşlandı.Hanımı gâyet sâkin:
- Allahü teâlâ ve Peygamberi, daha iyi bilirler. Sen telâşlanma, cevabını
verdi.Gerçekten o gün, iki cihân sultânı ve bütün arkadaşları, Ebû Talhâ hazretlerinin
evinde doydular. Bu olay şüphesiz, Hz.Resûlullahın mu'cizesi ve ev sahiplerinin tevekkülü
sâyesinde gerçekleşti.Günler sür'atle geçip gidiyordu.
Harp ve sulh anlarında Hz. Ebû Talhâ, sevgili Peygamberimizden hiç ayrılmadı. En ufak
işâretlerini bile, yerine getirmek için, canla-başla
çabalıyordu.Başta büyük Bedir gâzâsı olmak üzere, bütün savaşlarda herşeyini; Allahü
teâlâ ve Resûlü uğruna fedâ etti. Bilhassa Huneyn gâzâsında hârikaydı.Yüz kişiden
hayırlıdır O gün Peygamber efendimiz buyurdular ki:
- Kim, bir düşmanı öldürürse; düşmanın üzerinde nesi varsa O gâzîye âit olacaktır.
Ganîmete, dâhil edilmiyecektir.O savaşta Hz. Ebû Talhâ tek başına, yirmiden fazla
müşrik öldürdü. Üzerlerinde bulunan bütün eşyâları topladı. İçlerinden bir kılıç bile
almadan, hepsini Peygamber efendimizin
önlerine bıraktı.O'nun tek isteği, sâdece Allahü teâlânın ve Resûlullahın rızâları idi.
Sevgili Peygamberimiz:
- Asker içinde Ebû Talh'nın sesi, 100 kişiden hayırlıdır,
buyurmuşlardır.Sevgili Peygamberimizin vefâtlarından sonra,Medîne'de duramadı.
Şam taraflarına gitti. Ancak Hz. Ömer'in son zamanlarında, baba ocağına döndü.
70 yaşlarında, Hakkın rahmetine. Sevdiklerine kavuştu.
__________________


ToηyMoηtaηa is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 04:43.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Forum
porno sex haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490