![]() |
|
|||||||
| Haber Arşivi Haber arşivi... |
![]() |
|
|
LinkBack | Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#1 (permalink) |
|
Etkisiz Üye
Giriş Tarihi: 17-04-2007
Mesajlar: 26
Rep Gücü: 3
Rep Puanı : 128
![]() ![]() |
1 Mayıs'ta yine alanları milyonlar dolduracak. Yine tam bağımsız,adaletli ve özgür bir Türkiye için toplanacaklar. Bazı arkadaşlarımız, 1 Mayıslarda meydanları dolduranların taşkınlık yapan kendini bilmezlerden ibaret olduğunu zannediyor. Medya da böyle yansıtma çabası içinde. Fakat gerçeğin bununla ilgisi yok.
Yıllar önce yine aynı güzel hayallerle meydanı dolduran yüzlerce insan nasıl madur edildi ve nasıl unutturmaya çalışıldı öğrenelim isterseniz. Yazı Dizisi: 1 Mayıs 1977 "Katliamda kaç kişi öldü?" 1 Mayıs 1977 katliamının gerçek boyutunu açıklıyoruz... (1) 30 yıl boyunca (mağdurlara açılanı saymazsak) katliamla ilgili ne dava açıldı, ne katliam sanıkları ortaya çıkarıldı. Katliam sonrası 526 kişi, yani olayın mağdurları gözaltına alınmıştı. 422'si hakkında takipsizlik kararı verildi. 98 kişi hakkında açılan ve sonunda herkesin beraat ettiği dava 14 yıl boyunca sürdü... 30 YILDIR YANITSIZ KALAN SORU: Katliamda kaç kişi öldürüldü? Türkiye'yi, ABD, CIA ve Kontr-gerilla gibi örgüderin yaratılmasını istedikleri ortama adım adım yaklaştıran ve 12 Eylül faşist darbesine götüren yola döşenen önemli taşlardan biridir 1 Mayıs 1977 Katliamı. Bu ortamı yaratmak için uzun süre faşist terör, cinayetler ve katliamlarla uygulanmış iç savaş politikaları, toplumu istenen psikolojik koşullara sürüklemişti. Toplumun terörize edilmesi, dehşet duygularının yayılması, geleceğin belirsizliği içinde cinayet, katliam ve ölüm korkusuna sürüklenmesi, artık geniş toplum kesimlerini, bir askeri darbeyi "kurtuluş" olarak görmeye sevk edecek düzeye ulaşmıştı. Toplumun devrimcilerden, namuslu demokratlardan ve emekçi sınıfların en bilinçli kısmından oluşan kesimi dışında kalanlar, demokrasiden söz edemez olmuştu. İşte karanlıktan beslenen, 12 Eylül öncesi ve sonrasında işlenen faili meçhul siyasi cinayetler ve katliamların da başlangıcıdır 1 Mayıs 1977 Taksim saldırısı. BİR İÇ SAVAŞ PROVASI 1977 1 Mayıs'ına yaklaşırken ortam zaten egemen basın yayın-araçları ve psikolojik savaş yöntemleriyle terörize edilmiş, emekçi sınıfların kitlesel 1 Mayıs kutlamaları üzerine koro halinde gidilmişti. Uğur Mumcu, 29 Nisan 1977 tarihli Cumhuriyet'te "Korku..." başlıklı köşe yazısında şöyle yazmıştı: "...İki yıldır ne ekildiyse o biçiliyor... Amaçları hep bu: Korku ve terör yaratacaklar... Herkesi ürkütüp korkutacaklar...) Bunların arkalarında, her ulusçu ve her ilerici eyleme karşı çıkan CIA var, CI-A bürokratları var, kontr-gerilla var..." Ortam gergindi, her an birşeyler olacağı beklentisi mitinge sessizce damgasını vuruyordu. Kürsüdeki DİSK Başkanı Kemal Türkler konuşmasının son paragrafına geldiğinde önce bir, ardından üç silah sesi geldi; sonra bütün alan uzun namlulu silahlarla taranmaya başlandı intercontinental Oteli (bugünkü The Marmara) ve Sular İdaresi'nin bulunduğu yönden. Silahlar patlıyor, ses bombaları atılıyor, kitlenin içine siren sesleriyle panzerler dalıyor, sular sıkılıyordu. Yalnızca büyük bir panik hâkim olmuştu alana... Bu arada, ateş sürdükçe panik içinde sağa sola dalgalanan kitle, İstiklal ve Sıraselviler caddelerine yönelmekle birlikte, buralarda polis barikatıyla karşılaşınca Kazancı Yokuşu'na yöneliyor; yokuşun başına konulan kırmızı bir kamyonete çarpan kitle, üst üste yığılıyordu. Arkadan polis panzerinin baskısı buna eklenince kamyonla panzer arasında adeta preslenen onlarca insan ezilerek ya da boğularak acı içinde çırpına çırpına can veriyordu. Ertesi gün gazeteler kapkara puntolarla katliamın blançosunu bildirdi: 34 ölü! Yüzlerce yaralı! MAĞDURLAR YARGILANDI! Aradan geçen 30 yıl boyunca (mağdurlara açılanı saymazsak) katliamla ilgili ne bir dava açıldı, ne de kadiamın sanıkları ortaya çıkarıldı. Katliamdan sonra otobüslerden, vapur iskelelerinden 526 kişi toplanmıştı, yani olayın mağdurları gözaltına alınmıştı. 422'si hakkında takipsizlik kararı verildi. 98 kişi hakkında açılan ve sonunda herkesin beraat ettiği dava ise 14 yıl boyunca sürdü. 1977 1 Mayıs kürsüsünden sekiz milimlik kamerasıyla çekim yapan ve o gün Saraçhane bölgesinin sorumluluğunu üstlenen DİSK avukatlarından Rasim Öz'ün bu konudaki açıklamaları Celal Başlangıç'ın Radikal'deki 1 Mayıs 2006 tarihli yazısında şöyle aktarılmıştı: "Olayın gerçek faillerinin bildirilmesi için defalarca tezkere yazıldı emniyete. Hiç cevap gelmedi. Yüzlerce tanık dinlendi. Benim yaptığım çekimlerde Sular İdaresi'nin üzerinden ateş edenlerin görüntüsü de vardı. Delil olarak mahkemeye sunmuştuk bu filmi. Ancak o görüntüler kesilmiş. Yıllar sonra farkına vardık. Kim, nasıl yok etmiş bilinmiyor." ÇELİŞKİLİ 1 MAYIS BİLANÇOSU... Kimilerine göre 34, kimilerine göre 35, kimilerine göreyse 36 veya 37 kişi ölmüştü 1 Mayıs 1977 Katliamı'nda... Gerçek ölü sayısı konusunda kimse söylediği rakamdan emin olmasa da, bir rakam verilmesi gerekiyordu ve ortaya çıkan bilanço birbirini tutmayan rakamlardan ibaretti... 3 Mayıs 1977 tarihli Cumhuriyet gazetesi "Ölü sayısı 34'e çıktı, ancak bu sayının artmasından korkuluyor" manşetini taşıyordu. Sonraki günlerde, ölen 34 kişiden 28'inin kimliklerinin saptanabildiği, bunlardan 6'sının tabanca kurşunu ile, 3'ününün başlarına sert bir cisim vurulmasıyla ve diğerlerinin de ezilerek öldüğü bildiriliyordu. Basında ve çeşitli yayın organlarında rakamlar farklı farkİı veriliyordu ve kayda geçen isimlerin bazıları harf hataları ve yanlışlıklarla doluydu. Ama, İstanbul Cumhuriyet Savcılı-ğı'nın Hz: 1977/14652, Büro No: 1977/458 ve İddia No: 1977/158 dosya numaralarıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na sunduğu iddianamede, biri kimliği belirsiz olmak üzere toplam 34 kişinin öldüğü, nüfus kayıtlarıyla birlikte şu isimler yer alıyordu: "Hasan Yıldırım, Niyazi Darı, Kadir Balcı, Nazmi Arı, Hikmet Özkürkçü, Garabet Akyan, Sibel Açıkalın, Ömer Narman, Ali Sidal, Mehmet Ali Genç, Hüseyin Kırkın, Aleksnadros Konteas, Kadriye Duman, Kahraman Alsan-cak, Hatice Altun, Mehmet Ali (Mustafa) Elmas, Kenan Çatak, Ercüment Gürkut, Leyla Altıparmak, Mahmut Atilla Özbelen, Rasim Elmas, Bayram Çıtak, Jale Yeşilnil, Nazan Ünaldı, Hamdi Toka, Hacer İpek Saman, Ramazan Sarı, Diran Nigiz, Bayram Eyi, Ziya Baki, Ahmet Gözükara, Meral Cebren (Özkol), Mürtezim Ortulu ve hüviyeti meçhul 35 yaşlarında bir erkek cesedi." Evet, savcılık iddianamesinde geçen 34 kişi bunlardı. DİSK, katliamdan bir yıl sonra 1978 1 Mayıs hazırlıklarında, 77'de ölen 14 kişinin fotoğraflarının yer aldığı "Anıları Yaşayacak" başlıklı bir afiş hazırlamış ve gerek DİSK'in gerekse üye sendikaların dergilerinde de bu afiş yayınlanmıştı. Afişte yer alan isimler sayıldığında 36 kişinin öldüğü anlaşılıyordu. Bu isimler şunlardı: "Hasan Yıldırım, Niyazi Darı, Kadir Balcı, Nazmi Arı, Hikmet Özkürkçü, Garabet Akyan, Sibel Açıkalın, Ömer Narman, Mehmet Ali Genç, Hüseyin Kırkın, Aleksnadros Konteas, Kadriye Duman, Kahraman Alsancak, Mehmet Ali (Mustafa) Elmas, Kenan Çatak, Ercüment Gürkut, Leyla Altıparmak, Mahmut Atilla Özbelen, Rasim Elmas, Bayram Çıtak, Jale Yeşilnil, Nazan Ünaldı, Hamdi Toka, Hacer İpek Saman, Diran Nigiz, Bayram Eyi, Ziya Baki, Ahmet Gözükara, Meral Cebren (Özkol), Ali Yeşilgül, Mustafa Ertan, Yücel Elbistanlı, Tevfik Beysoy, Bayram Sürücü, Özcan Gürkan, Hülya Emecan." KATLİAMDA 42 KİŞİ Mİ ÖLDÜRÜLDÜ? Görüldüğü gibi, son 7 kişi olan Ali Yeşilgül, Mustafa Ertan, Yücel Elbistanlı, Tevfik Beysoy, Bayram Sürücü, Özcan Gürkan ve Hülya Emecan isimlerine savcılık iddianamesinde rastlanmıyor. Aynı şekilde, iddanamede biri kimliği belirsiz 5 kişinin adına da (Ali Sidal, Hatice Altun, Ramazan Sarı, Mürtezim Ortulu ve kimliği meçhul kişi) DİSK'in listesinde rastlanmıyor. Bu tablo ortaya şöyle bir durum çıkarıyor; her iki liste birbiriyle karşılaştırüdığında, DİSK'in listesinden 7 kişi iddianamede, iddianamedeki 5 kişi de DİSK'in listesinde yok. Bunlar karşılıklı toplandığında her iki listede ölü sayısı 41 kişiye yükseliyor. 1 Mayıs 77'den 15 gün sonra yayınlanan Devrimci Yol dergisinin 2. sayısında "Bir Mayıs Şehitlerinin Kanları Yerde Kalmayacak" başlıklı yazıda 27 kişilik bir isim listesi yer alıyor. 26 kişinin yukarıdaki her iki listede de adı geçen Devrimci Yol listesinde bir isim daha veriliyor ki, bu isim diğer iki listede de bulunmuyor: Mehmet Ali Kol. Yani, eldeki listelerin tamamını doğru kabul edecek olursak, 1 Mayıs 1977 Katliamı'nda 42 kişinin öldürüldüğü sonucu çıkıyor karşımıza. BİRGÜN |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Mareşal
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 13-01-2006
Konum: Eskişehir
Mesajlar: 6,078
Rep Gücü: 967
Rep Puanı : 234615
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
evet...
O otellerin içine girip pencerelerde ateş edip, insanları vurduktan sonra da eelerini kolarını sallayıp gittiler birileri... Kimdi onlar? kimin için burdaydılar... ve o zamanın hükümeti ne yapmıştı? cevabı bilinen ama açıklanmayan bunlar gibi yüzlerce soru var...
__________________
Kral Her Zaman Kraldır! 57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA 57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA 57’İNCİ ALAY HERYERDE HEPİMİZ 57’İNCİ ALAYIN NEFERİYİZ” "Söz konusu 'vatan'sa gerisi teferruattır" |
|
|
|
|
Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact networkreklam@gmail.com |