![]() |
|
|||||||
| Haber Arşivi Haber arşivi... |
![]() |
|
|
Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#1 (permalink) |
|
Albay
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 11-11-2006
Konum: istanbul
Mesajlar: 1,197
Rep Gücü: 886
Rep Puanı : 220246
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kalkınma ve gelişmenin temel dinamiği olan üniversiteler, eğitim ve öğretimin yanında bilgi üretim mekânlarıdır. Bu bağlamda üniversitelerin bilimsel seviyesi, ürettikleri “kullanılabilir bilgi”ye bakılarak pratik olarak ölçülebilir.
Üniversitelerin dünya bilimine sağladığı katkı açısından, bakılan pencereye göre farklı sonuçlara erişilebilir. Kimileri, üretkenliğine dikkat çekerek, son yıllarda saygın dergilerde yayınlanan bilimsel makale sayısındaki artışla birlikte, ülkemizin dünya sıralamasında 20. sıralara çıktığını vurgularlar. Akademisyenler için atama ve yükseltilmelerde belirli sayıda yayın zorunluluğu -özellikle de ticari amaç taşıyan dergilerde yoğunlaşma üzere- ülkemizde üretilen bilimsel makale sayısında gerçekten bir artışa neden olmuştur. Ancak... Önemli olan -kalitenin de bir kıstası olarak- bu makalelerin dünya ölçeğinde ne kadar ciddiye alındığıdır. Bu bağlamda, bilimsel makale sayısında linear artışa karşılık, son yıllarda makale başına alınan “atıf sayısı”ndaki dramatik düşüşün açıklanabilir bir nedeni olmalı... (1993-2003 periyodunda iki yıllık aralıklarla; 7.7, 6.3, 4.9, 3.5, 1.9 ve 0.2) Üniversitelerdeki demokratik ortam açısından, Sezer'in cumhurbaşkanlığa atanması bir dönüm noktasıdır. Ne yazık ki bu tarihten sonra Çankaya'nın rektör tercihlerindeki ilginç tavrı, birçok üniversitenin politik bir bataklığa sürüklenmesinde birincil faktördür. Bu arada, malum bir ideolojinin esas duruşunu göstermeksizin, son yedi yıl içinde rektör olarak atanmayı başarabilen iki-üç kişiyi de ayrıca kutlamak gerekir! Kurumsallaşmanın yok edildiği, atama ve yükseltilmelerde adam kayırmacılığın kol gezdiği ve hemen her konuda politik dürtülerin mutlak hâkimiyeti altındaki bir ortamda, üretilen bilgilerin kalitesini sorgulamak çok da anlamlı değil... REKTÖRÜN YETKİLERİ Mevcut kanunların rektörlere verdiği yetkiler, çok açıkçası tarihte birçok krala nasip olmamıştır. Hiç de abartı değil, bugün bazı rektörlerin “yarı Tanrı” olarak kabul gördüğü bilim yuvalarımızın varlığı, çok hazin bir gerçek olarak karşımızda durmakta... Nihayet, onlar kanundan aldıkları -hatta almadıkları- yetkileri kullanmakta özgürdürler. Fakülte dekanlarını, yüksek okul ve enstitü müdürlerini onlar belirlerler. Senato ve yönetim kurulu üyelerinin tamamı, varlıklarını ona borçludurlar. Dekanlarının belirlediği bölüm başkanları aracılığıyla, en ücra köşelerde onların gözleri vardır. Nasıl bir devasa yetkidir ki bu, akademisyenlerin tüm özlük hakları, rektörün iki dudağı arasındadır. O, her şeyi bilen ve her şeye karar veren yüce bir varlıktır! Tüm kriterleri yerine getirmiş olsa bile bir üst kadroya atanması gereken akademisyen, eğer rektöre biat etme konusunda bir kusur işlemişse, asla özlük hakkına kavuşamaz. Zira kurum içinde ilan edilecek tüm kadroların tek seçicisi rektördür ve bu konudaki şahsi tasarrufları nedeniyle yasal olarak denetlenemezler. Demokratik üniversite özlemi açısından, yöneticilerin seçimle işbaşına gelmesi kulağa bir hoş geliyor. Ancak, seçim olgusunun üniversitelerdeki akademik özgürlük ve bilimsel seviye ile doğrudan bir ilgisi olduğunu söylemek de mümkün değil. Dünyada bilimsel seviye ve üretkenlik açısından ilk sıraları paylaşan üniversitelerde rektörlerin atanmasında, mütevelli heyeti, kısmi seçim ya da doğrudan doğruya siyasi iradenin rol oynadığı bilinmekte. Bu nedenledir ki, üniversitelerde bilimsel ortamın sağlanmasında, yöneticilerin atanma şeklinden ziyade, sahip oldukları evrensel yönetim anlayışlarının tutarlılığı önem taşımakta Bilimsel açıdan saygın üniversitelerde yöneticilerin, kurum içinde kendi politik görüşlerini kısmen de olsa ön planda tutması asla mümkün olamaz. Kurumsallaşma konusunda zaten problemli olan üniversitelerimizde, rektör atama sürecine -sonucuna pek de riayet edilmeyen- seçimlerin dahil edilmesi, maalesef akademisyenler arasında derin bir çatışma kültürü yaratmıştır. Zira, öğretim üyeleri kimi rektörler açısından “bilimsel liyakat”ten ziyade, potansiyel bir seçmen olarak önem taşırlar. Rektörün üniversite içinde hükümranlığını pekiştirmesinin en kestirme yolu, “ideolojik dayanışma” ile sağlanan bir kadrolaşmadan geçer. Üniversitelerdeki atama ve yükseltilmelerde tüm inisiyatif rektördedir. Bu gün birçok üniversitede -sırf rektörün canı öyle istiyor diye- özlük hakları gasp edilen yüzlerce akademisyenin varlığı inkâr edilemez. Kamplaşma, hizipçilik ve politik duruşların şekillendirdiği kurumlarda, yönetim kadrosunda yer almanın tek yolu sarsılmaz bir taassup içinde amire bağlılıktan geçer. DEMOKRATİK ÜNİVERSİTE HAYALİ Şimdi, anayasa taslağı konusunda kalem oynatan Prof. Dr. Zafer Üskül ve Prof. Dr. Ergün Özbudun'a öncelikle sormak gerekir; rektörlerin mevcut yetkilerini sınırlamaksızın, üniversitelerde demokratikleşme ve akademik özgürlük nasıl sağlanacak? Gerçekten de demokratik bir üniversite hayal ediliyorsa, öncelikle atılması gereken adım, rektörlerin devasa yetkilerini ortadan kaldırmaktır. Bunun için de anayasa değişikliği gibi derin çalışmalara ihtiyaç yoktur. Üniversite, YÖK ve Cumhurbaşkanlığı üçgeninde üç elekli seçim ortamında dahi, akademik dünya bu denli kutuplaşmaya itilmişken, günah keçisi YÖK'ün kaldırılarak rektör atamalarındaki inisiyatifin yalın olarak üniversitelere bırakılması, rektörlerin mevcut konumlarının daha da güçlendirilmesi anlamı taşır. Bu durum, kimi üniversitelerde politik çürümüşlüğün biraz daha şiddetlendirilmesinden başka bir işe yaramayacaktır. Onlarca derebeyliğinin bağımsız krallıklara dönüştürülmesiyle, üniversite reformuna katkı yapılacağı umuluyorsa, bu durum post modern bir aldatmacadan öteye gidemez. *19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi DOÇ. DR. İBRAHİM AYDIN Memurlar.net
__________________
Güllere vurgunum, güllere sevdalı Bana güller derin, kırmizı güller verin Kan rengi, hüzünlü şehit edalı Bana güller derin, kırmızı güller verin Güller ağlar bana, bu derdi güller anlar... Bu can ten evinden çıkar, giderim Sevdam güle döner, bende gülerim Bana güller derin kırmızı güller verin |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Banned
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 15-04-2007
Konum: istanbul
Mesajlar: 888
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 77279
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Çok saçma bir yazı sayın 10.cumhurbaşkanı sezer üniversitelere şeriatçı profları atayamazdı heralde mesela ab nin desteklediği akp li bir prof vardı atila yayla atatürk düşmanı bir adamdı şimdi bu adam rektör yapılırmı bana göre ve sayın sezere göre hayır ama akp lilere göre evet. Bırakın bu karalamaları.
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Asteğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 16-05-2007
Mesajlar: 280
Rep Gücü: 18
Rep Puanı : 3984
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kimin neci oalcağına sen mi karar veriyorsun arkadaşım? Peki bakalım atamadığı rektörlerlerin şeriatçı olduğuyla ilgili kantılar için kaynağı verir misin? Gerçekten delile dayalı konuşuyorsun ya...
__________________
They don't know you can't leave me, they don't here you're singing to me... I will stay forever here with you... My Love... The softly spoken wnats to give me... "Even in Death our love goes on," and I can't love you, anymore then I do... |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
YUSUFYUSUF
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 10-01-2006
Mesajlar: 1,857
Rep Gücü: 8315
Rep Puanı : 2076330
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
allah hepimizi kurtardı
şimdilerde show tv magazin programlarına çıkıyormuş büyük geçmiş olsun
__________________
"Only two things are infinite, the universe and human stupidity, and I'm not sure about the former..." Albert Einstein
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
Staatssicherheitsdienst
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 15-03-2006
Konum: ברוכה הבאה מאמי !!!
Mesajlar: 1,887
Rep Gücü: 8579
Rep Puanı : 2142305
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
Allah Hepinizi Kurtardi mi? ![]() Simdikinin de nasil oldugunu yakinda görecegiz...... Iyi mi, kötü mü? Yoksa Islami Hukukcu mu? Modern hukukcu mu? ya da..... ![]()
__________________
"Bu memleket, Dünya'nın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine yüksek sahne oldu.
Bu sahne yedi bin senelik en aşağı bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı; Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı, O çocuk tabiatın şimşeklerinden,yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; Sonra onlara alıştı; Onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; Şimşek,yıldırım,güneş oldu,Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir!" -Gazî Mustafa Kemâl ATATÜRK - |
|
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Albay
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 11-11-2006
Konum: istanbul
Mesajlar: 1,197
Rep Gücü: 886
Rep Puanı : 220246
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sayın sezerden daha iyi olacağı kesin.
__________________
Güllere vurgunum, güllere sevdalı Bana güller derin, kırmizı güller verin Kan rengi, hüzünlü şehit edalı Bana güller derin, kırmızı güller verin Güller ağlar bana, bu derdi güller anlar... Bu can ten evinden çıkar, giderim Sevdam güle döner, bende gülerim Bana güller derin kırmızı güller verin |
|
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
...::PÃĎįŞÂĤ::...
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 14-08-2007
Konum: TAM KARSINDAYIM!!!
Mesajlar: 1,748
Rep Gücü: 8533
Rep Puanı : 2131402
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
geleceğe yönelik bi ifade kullanman şuanlık işi güzel götürdüğünü gösteriyor bence.Şuana kadar gayet güzel gidiyor bnece.Bundan sonra da böyle gideceğin inanıyorum...Korkuların yersiz olaacğını göreceksinizz...arkadaşlar...
__________________
Beni Bir Ben Bilirim Bir De Yaradan...
Bana Bir Ben Lazımım Bir De Anlayan... |
|
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
Tuğgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 12-03-2006
Mesajlar: 1,894
Rep Gücü: 381
Rep Puanı : 92790
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
iyi de bu bataklık haline getiren ve rektor yetkilerini artıran kanunları Sezer mi cıkardı?Hayır sadece atamaları yaptı..Eleştirilen en yuksek oy alanı atamama meselesini Abdullah Gulde yapmadı mı sonra???E yaptı...Ha bu bir yanlıslıkmıdır bence oyledir..Ama tutup da Sezer bataklıga cevirdi universiteleri gibi bir cumle kurarsanız ben sizin objektifliğinizden suphe duyarım...
|
|
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
MeMeNtO MoRi>
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 28-03-2007
Konum: SAAT 6 YÖNÜNDE
Mesajlar: 5,288
Rep Gücü: 5000
Rep Puanı : 4811285
![]() |
arkadaşlar boş tertışmaları bırakalım dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi içinde bir tek türk üniversitesi yok bence bunu tartışalım birbirinize kişisel olarak saldırmanın bir manası yok....
__________________
Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmayı tercih ederim... Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır...
hiç kimse benden iyi bir insan olmamı beklemesin... |
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |