ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Kültür ve Sanat
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Kültür ve Sanat Sinema, tiyatro, kitaplar, şenlikler vb. tüm kültür etkinlikleri hakkında herşey bu bölümde


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 15-02-2007, 13:43   #11 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Renoir, Pierre - Auguste (1841 Limoges - 1919 Cagnes Sur mer)

Fransız ressamı. 1844‘te paris‘e yerleşmiş bir terzinin oğlu. Daha çocukluğunda Louvre‘a gidiyor ve özellikle heykel salonlarını geziyordu. Onüç yaşında temple sokağında bir porselen süslemecisinin yanına çırak olarak girdi; sonra yelpazeleri resimleyen bir atelyede çalıştı. Büyük bir ustalıkla taklidi resimler yaptı. Ressam olmağa karar verince kazancından arttırdığı paralarla güzel sanatlar okuluna yazıldı. Gleyre‘in atelyesinde Monet, Sisley ve Bazille ile tanıştı. Cezanne Pisarro ve Guillaumin ile dost oldu. Renoir, Manet‘nin çevresinde bir araya gelen ve akademiye karşı olan gençlerin buluştuğu Guerbois kahvesindeki akşam toplantılarına devam ediyordu.

Auguste Gueno, Renoir‘ın ölümsüzleştirdiği kadın tiplerine uygun düşen bir kaç heykel yaptı. Bu eserlerini Renoir‘ın desenlerini örnek alarak ve sanatçının nezaretinde çalışarak gerçekleştirdi.
























__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 13:52   #12 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Zurbaran, Francisco De (1598 - 1664)
17. yüzyıldaki İspanya’nın din duygusunu daha doğrusu bu duygunun derin sadeliğini herhangi bir ressamdan çok daha başarıyla canlandırmıştır. Saltanat sürdüğü bu mistik dünyada Zurbaran, rakipsizdir. İçe dönük figürlerin yaratıcısıdır. Eşyanın özelliklerini göstermede, bir yünlü kumaşın pürüzlerini, bir gülün kadife yumuşaklığını, bir elmasın parıltısını canlandırmada şaşılacak derecede ustadır. Zurbaran kontrastı kullanırsa da aydınlatmayı aşırılığa götürmez. Renklerdeki armonide incedir; gümüşilerle esmerler ağır basar. Bu renklerin üzerinde beyazlar, kırmızılar, sarılar, açık morlar oynaşır. Bu bakımdan Zurbaran İspanyol resminin en usta renkçilerinden biridir.



























__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 13:57   #13 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Amerling, Friedrich von ( 1803 Viyana - 1887 Viyana )

Avusturyalı ressam.
Akademik tarzda portre çalışmıştır. 1815 ile 1817 yılları arasında Viyana Sanat Akademisin’de çalıştı. Öğretmenlerinden biri, tarih ressamı Hubert Maurer’di. 1824’ten 1826’ya kadar Prag’taki sanat akademisinde bulundu. Londra’ya geçti; bir yıl Londra’da kaldı. Burada Sir Thomas Lawrence’le karşılaştı ve sonraki yirmi yıl boyunca birbirlerinden aldıkları etkiyi resimlerine taşıdılar. Daha sonra Roma ve Paris’e seyahat eden Amerling resmi çağrı üzerine Viyana’ya döndü.
Akademide portreyle ilgili araştırmalar yaptı. Viyana sosyetesinden birçok kişinin portresini yaptı ve modellerinin kişiliklerini ustalıkla yakaladı. Öldüğü 1887 tarihine dek akademideki mevkiini korudu.



__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 13:58   #14 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Amigoni, Jacopo ( 1682 – 1752 Madrit )

İtalyan ressam.
Almanya, İngiltere ve İspanya’da çalıştı. Giacomo Amiconi adıyla tanındı. Venedik’te Rokoko akımının öncülerinden oldu. Freskleri birçok kilise ve sivil yapıda dekorasyon unsuru olarak önem kazandı. Birçok işi baskı yoluyla çoğaltıldı; kumaş, porselen gibi çeşitli malzemelerin üzerine yapılarak resim sanatının günlük yaşama girmesini sağladı.
__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 14:07   #15 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Monet, Claude(1840-1926)
( – ), empresyonist () ressam. Oscar-Claude Monet veya Claude Oscar Monet olarak da bilinir. terimi, Monet'nin adlı resminden gelmektedir. İzlenimcilik, modern resim sanatındaki ilk büyük devrimci harekettir. Monet, resimlerinde fırça darbeleriyle oluşturduğu değişik renklerde noktalarla istediği izlenimi uyandıracak renk ve ışık etkisini yaratmayı başarmıştır.

__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 14:13   #16 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Michelangelo (1475 - 1564)

Michelangelo, 1475 yılında Arezzo yakınlarında Caprese�de doğar. Ailesi, o daha bir aylıkken Floransa�ya taşınır. Annesi, kendisi altı yaşındayken ölen Michelangelo, 13 yaşına geldiğinde Floransa�da fresk ressamı Domenico Ghirlandaio�nun yanına öğrenci olarak verilir. Bertoldo di Giovanni�nin zamanında, Medici ailesine ait olan San Marko bahçesinde çalışan genç Michelangelo, bu arada Lorenzo de� Medici ile tanışır.

Michelangelo, heykeltıraştaki rüştünü kanıtladığı ilk ve en ünlü eseri olan çocuk kral David�in heykelini yaptığında henüz 26 yaşındadır. Beş buçuk metrelik bir mermer kütleden çıkaracağı eser için genç dâhi, mermer bloğun yanına bir baraka inşa ederek, yardımcısız bir şekilde, çoğu zaman geceli gündüzlü çalışarak Rönesans sanatının harikalarından biri olarak kabul edilen David�i yaratır.

1505 yılında Papa 2. Julius tarafından kendisine, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan�ın yanındaki Sistine Kilisesi�nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. 3 yıl sonra başlayacağı bu görevi sanatçı, 520 metrekarelik bir alanda yaklaşık dört yıllık bir çalışmanın ürünü olarak bitirir. Ortasının da, her biri Adem, Havva ve Nuh Tufanıyla ilgili İncil�in eski Ahdi�nden alınma öykülerden esinlenerek yapılan resimlerin bulunduğu dokuz pano bulunan freskin yan unsurları da mitolojik figürlerle bezelidir. Özellikle �Ademin Yaratılışı� ismindeki sahne batı resim sanatının en canlı tasvirlerinden biri kabul edilir.

1519 yılında Cosimo de� Medici�nin soyunun son temsilcisi Lorenzo de� Medici�nin ölmesiyle Michelangelo, onla birlikte genç yaşta ölen Nemours Dükü Giuliano�nun mezarlarının konulduğu kiliseye iki ünlünün heykelini yapar. 1534�te Papa 3. Paul�un heykeltraşı ve mimarı yapılan Michelangelo�ya Sistine Kilisesi�nin sunak duvarına bir �Kıyamet Günü� tasviri yapmasını ister. Meryem�in Göğe Yükselişi, İsa�nın Vaftizi ve Musa�nın Hükmü�nün anlatıldığı freksler süsler bu duvarı.

Kıyamet Günü tablosuna başından beri muhalefet eden yeni Papa 4. Paul ise, tablodaki imgelerin fazlaca müstehcen göründüğünü belirterek Michelangelo�dan tabloyu biraz daha �düzgün� hale getirmesini isteyince, ustanın cevabı şu olur: �Papa�ya söyleyin, bu küçük bir mesele ve kolaylıkla uygun hale getirilebilir. Önce kendisi yaşadığımız bu dünyayı uygun ve yaşanılır bir hale getirsin, sonra da bu tablo da aynı uygunluğa girecektir.� Michelangelo�nun yaşadığı çağ, kendisiyle boy ölçüşebilecek derecede yetkin ressam ve heykeltıraşçılara da tanıktır aynı zamanda.

Bunların başında Rafael ve Leonardo Da Vinci gelir. Bu sanatçılar arasında keskin ancak hoşça bir rekabet vardır. Anlatılan bir öyküye göre, sanatçının rakiplerinden Rafael ve Bramante, işbirliği yaparak Michelangelo�ya Sistine Kilisesinin işini verdirmeye çalışırlar. Böylelikle, kendini ressamdan çok bir heykeltıraş olarak kabul eden Michelangelo, bu işi kabul etmeyerek Papanın gözünden düşecektir. Hayatının son dönemini Roma�daki Aziz Peter Kilisesi�nin mimarı olarak geçiren Michelangelo 89 yaşında ölür.

Rönesans sanatına benzersiz bir etkide bulunan Michelangelo, klasik sanat tekniklerini öğrenmesinin yanı sıra asıl olarak, insan formunu her açıdan tasvir edebilmek için kadavralar üzerinde çalışıp, Yunan ve Roma sanatından devraldığı idealleştirilmiş insan tasarımlarını ulaştığı gerçekçilik boyutunu yakalamaya çalışır. Batı resminin babası olarak bilinen Giotto�nun resmindeki doğallık ve gerçekçilik ile 15. yüzyıl başında tam olarak anlaşılabilen derinlikte perspektif olgusunu geliştirip kendi tarzına temel yapan Michelangelo onlarca heykel, freske imza atıp Roma�nın yeniden inşa ve düzenlenmesinde de önemli görevler almıştır.












__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 14:22   #17 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Degas, Edgar Germain Hilaire (1834 - 1917)
(Paris 1834-ay.y. 1917) Bir süre hukuk öğrenimini gördükten sonra. Güzel Sanatlar Okulunda Lamothe‘un öğrencisi oldu. İngres‘i örnek alarak sanatını geliştirmek için İtalya‘ya gitti.1856-1857 yıllarını bu ülkede geçirerek Rönesans ustalarının tablolarını kontrol etti. O dönemde yaptığı tablolar klasik geleneklere uygun olmakla birlikte Belleli ailesi(1860), Bir şehir kurduran Semiramis(1860-1865), Orleans şehrinin mutsuzlukları gibi tablolarında, bir yandan güçlü bir kişiliğin izleri, bir yandanda Ingres ve Puvis de Chavannes‘in etkileri görülür. Bas çalgıcısı Dilhau, opera orkestrasında adlı tablosu ile yukarıda sayılanlar Louvre müzesindededir. Felix Braquemond 1853‘ten sonra Degas‘ya ofort tekniğini öğretti, daha sonra ressam japon estamplarını gördü ve onlardaki cüretli kompoziyon tekniğinin etkisi altında kaldı. Hayatının ilk yarısında Edgar Degas, sanatın klasik geleneklerine saygılı olmak, çağının yaşamasını yarumlamak ve yeni teknikler denemek gibi değiğk amaçlar arasında bocaladı. İngres gibi renkten çok desene biçime önem verdi ve durmadan desenler çizdi. 1870 Fransız-Alman savaşında topçu eri olarak orduya katıldı, bataryasının yüzbaşısı Henri Rouart‘ın evinde, savaştan sonra, Edouard Manet, Berthe Morisot gibi ressamları, Stephane Mallarme, Paoul Vallery gibi şairleri tanıdı. 1872‘de Amerikaya giderek annesinin doğduğu şehir olan New Orleans‘da çalıştı ve en olgun eserlerinden biri sayılan New Orleans‘da çalıştı ve en olgun eserlerinden biri sayılan New Orleans da Pamuk Pazarı adındaki kompozisyonu yaptı. İzlenimci grubun 1874 yılında açılan ilk sergisine katılan Degas ikinci sergiye (1876)24 tablosunu gönderdi. Tablolar, tenkitçier, Halk ve sanatçının dostları tarafından iyi karşılanmadı. 1877 ve 1879 da açılan sonraki sergilere ressam 25 tablo ile katıldı. Degas öteki izlenimci arkadaşları gibi, resim sanatının saplanıp kaldığı ölü geleneklere ve formüllere son vermek amacındaydı. Ama tekniği izlenimci teknik değildi. Araştırmaları, arkadaşı olan sanat tenkitçisi Duranty‘ nin ve natüralist yazarların anlayışlarına yakındı. Degas, teknik ve estetik değerleri bakımından alelade hikaye türünün çok üstünde olan çeşitli konulu kompozisyonlar ve portreler yapıyordu.‘Ütücü Kadınlar‘(Louvre) ‘Dargınlık‘(1872) ‘Irza geçiş‘ (1875) ‘Absent‘(1876)[Louvre]. Absent tablosuna gravür ressamı Desboutin ve aktris Ellen Andre modellık ettiler, tiyatro ve konserler ressamın ilgisini çekiyor. Operanın fuayesinde gördüğü bale dansözlerinin çeşitli pozlerını tespit ediyordu. Zaten Degas bir çok kompozisyonuna (Dansöz Fiocre ‘kaynak balesinde‘[1868], ‘Robert Le Diable‘ Balesi [1872] Dans Sınıfı [1872] Louvre Müzesi) Esin kaynağı olan opera fuayelerinden ömrünün sonuna kadar ayrılmadı, Degas tiyatrodan başka at yarışlarına, sirklere çok gider ve buralardan aldığı konuları tablolarında işlerdi. Miss Lola, Fernando Sirkinde. Degas‘nın huysuz ve geçimsiz karakteri Renoir, Monet, Sisley gibi arkadaşlarının onunla birlikte, segi açmayı reddetmelerine sebep oldu. Öte yandan Degas‘nın sergilerde görülen resimleri onu, sanat severlerce aranılan ve sevilen bir usta derecesine yükseltti. Yalnız yaşamayı seven, geçimsiz Degas en yakın arkadaşlarınıda alaya alır, onları incitecek sözler söylemekten kaçınmazdı. Hayatının son yıllarında gözleri bozuldu, bu yüzden yağlı boyayı bırakmak zorunda kaldı. Son seçkin tablolarını daha kolaylıkla kullandığı pastel tekniği ile yaptı. Pastellerinin çoğu Louvre müzesinde estamp koleksiyonunda ve Londra da National Gallery dedir. Pastel ile yaptığı nü‘ler kompozisyon, biçim anlayışı ve yorumu ölçüsünden son derece cesaretli ve buluşlarla doludur. Hemen hemen hiç görmeyen gözleriyle Degas, fotoğrafçılığa özendi, olağanüstü güzellikte danzöz heykellleri yaptı ve şiir yazdı. Degas‘yı, çağının en büyük sanat devrimcilerinden biri kabul etmek gerekir. ‘Desen, biçim değildir, biçimi görme metodudur‘ derdi. Degas Toulouse- Lautrec‘i Bonnard‘ı,Vuillard‘ı ve kendisine bir ara modellik etmiş olan kadın ressam Suzanne Valadon‘u etkiledi. Mauppasant‘ın Tellier evi adlı hikayesi için yaptığı monotipleri Ambroise Vollard, bir lüks baskı halinde yayımladı. Degas‘nın tabloları halinde yayımladı. Degas‘nın tabloları dünyanın belli başlı müzelerinde bulunmaktadır.






















__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....
unutulmayacaksınız
schizophrenic_
Hellknight
byte_39
DaMieN
MysterioJR
tayfun
bydemir
BoRriZ
dafa
jjcanex
medic
CaPTaiN_NeMo
Kasif76
Fonex
Koray_C
Dominique0707
Hanedan
kaplsiZz
ericcantona
ilporto
revelation
vangouf
optik72
don't panic.. I'm muslim man!!!!!

domdom19 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-02-2007, 14:24   #18 (permalink)
domdom19
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 04-12-2006
Konum: Ruhundan
Mesajlar: 4,647
Rep Gücü: 25885
Rep Puanı : 6466275
domdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımazdomdom19 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Dürer, Albrecht (1471 - 1528)
(Nünberg 1471 - ay.y 1528) Bir Macar ailesinden veya Macaristan‘a yerleşen Alman mültecisi bir aileden gelme bir kuyumcunun 10 çocuğundan biriydi. 1486‘da babası tarafından ressam ve gravürcü wolgemut‘un yanına çırak olarak verildi. Genç Dürer 1490‘dan 1494‘e kadar sanatın ilk öğrenim devresini tamamladı. Bu arada bir süre Colmar şehrinde kaldı. O sırada ölen devrin en değerli gravürcüsü büyük Schongauer‘in kardeşlerinin yanında çalıştı. Daha sonra tahta üzerine oyma resimler (bu eserlerin kesin olmamakla beraber Dürer‘in olduğu sanılır) yaptığı Basel Şehrinde yaşadı. Nürnberg‘e dönünce hemen evlendi. Bir yıl sonra İtalyaya gitti. Yola çıkmadan önce yaptığı eserler arasında öğretmeni Wolgemut‘un portresi(1490,Uffici Galerisi) ile kendisinin nişanlılık portresi (1493 Louvre)de vardır. Daha İtalyaya gitmeden Mantegnanın bakır üstüne yaptığı gravürleri görmüş, italyan sanatının etkisinde kalmıştı. İlk suluboya peyzajlarını yolculuk sırasında çizdi. 1496 yıllarında bakır üzerninde gravür ustalığını elde etmişti. Apokalip konusundaki resimlerini 15 büyük levha halinde tahta üzerine büyük bir canlılık ve harketlilikle işledi. Böylece daha o yıllarda kişiliğini ortaya koydu. Kıvrımlı, düğümlü, lav gibi akıcı deseni henüz ortaçağ karakterini taşıyordu. O sıralarda yapmağa başladığı isanın çilesi tahta gravürlerini çok daha sonra tamamladı. Zevkçe daha incelmiş bir topluluk için yaptığı bakır gravürlerinde, italyan ustaları gibi çıplak vücutları canlandırmak istedi. Kendi yağlı boya portreleri arasında en ışıklı en canlı ve parlak renklisi 1498‘de yaptığı siyah-beyaz yelekli olanıdır.(Prado Müzesi). Dostu Willibald Pirckheimer onu Nürnberg Hümanistleri çevresine soktu. Yüzyıl başında venedikli garip bir ressam olan Jacopo De Barbari (Jacop Walch) ile tanıştı. Bu sanatçıyle dostluk kurduktan sonra yaşadığı sürece ilgilendiği bir konu olan insan vücudu orantıları bilgisi üzerinde çalışmağa başladı. Ama bu bilgiyi gerektiği gibi benimseyemdiği için 1504‘te yaptığı Adem ile Havva bakır gravürü gibi bazı eserleri heyecansız ve soğuk bir havaya büründü. Öte yanda çıplak vücudu bütün gerçeği ve yaşlılığıyla görünen Nemesis gibi bazı eserlerinde bu kusurdan kendini kurtardı. Ünlü aziz Eustathius, ortaçağ havasını hala taşıyordu. Dürer suluboya ile, tabiat bilgisi levhalarına benzeyen, titizlikle, dikkatle çalışılmış çok duygulu bitki ve hayvan resimleri de yaptı (Tavşan).‘Menekşe Buketi‘ ‘Çimen Demetleri‘ (1503) Meryem‘in hayatıyla ilgili bir tahta gravür dizisine başladı, Kahin Kralların İsa‘ya tapması (Uffici)ve Paumgartner Mihrabı (Münih Pinakotek‘i) gibi yağlıboya tablolarıda bu sırada yaptı. Kendisinin en ünlü portresi bu çağın ürünüdür.(1504, Münih eski Pinakotek). Elbiseyi Göğsünün üstünde tutan hayranlık verici el sayesinde bu tablo, simetrik fakat eşsiz güzellikte bir eser niteliği kazanmıştır. 1505 yılı sonunda İtalya‘da ve Venedikte yaşayan Dürer‘in gravürlerinin sahteleri yapılmağa başlandı. Alman Ticaret evindeki (Fondaco dei Tadeschi) vatandaşları Saint- Barthelemy kilisesi için sonradan çok bozulmuş biçimde çağımıza kalan Merhem tesbihi Bayramı‘nı ısmarladılar. Dürer‘in hekimler ortasında İsa tablosunda (Roma, Barberini galerisi) Leonardo Da vinci‘nin karikatüre kaçan çizgilerinin etkisi görülür. Nürnberg‘e geri dönünce(1508), özentili bir üslup taşıyan sarı renkteki Adem ile Havva (Prado) panolarını yaptı. Sonra Jacop Heller Adlı Frankfurt‘lu bir tüccarın ısmarladığı üçlü tabloya büyük emek verdi. Bu eserin orta kanadı olan Meryem‘in göğe yükselişi adlı tablosunun bu gün elde ancak bir kopyası vardır. Dürer‘in budevresinin en büyük eseri, italyan sanatının ‘cennet‘ tipi düzenlemerine uygun, ahenkli ve parlak renkteki Teslise tapma tablosudur(1510 Viyana Müzesi). Snraki yıllarda yeniden gravür türüne dondü; meryem‘in hayatı disizini ve Büyük Acı‘yı bitirdi. Küçük Acı‘nın 37 parça tutan tahta gravürlerinin desenlerini çizdi.1512‘de aynı konudaki bakır estampları oydu. Ama sanatının doruğuna Şövalye, Ölüm ve Şeytan, Aziz Hieronymus Hücresinde adlı gravürleriyle ulaştı. Bu eserlerde teknik olgunluk plastik kudretle birleşir. Düşünce esrarlı alegorilerle ortaya çıkar. Albrecht Dürer 1515 ve 1520 yıllarında imparator Maximillian‘ın ısmarladığı gravür ve desenler üzerinde çalışmalara katıldı. 92 parça tahta oymasını içine alan Zafer Takı için bol bol desen çizdi. Alayda‘ki başlıca arabayı süslemek için krokler verdi. İmparatorun dua kitabının sayfa kenarlarını umulmaz bir mizah üslubunda ve olağanüstü incelikte desenlerle süsledi. Maximillian‘ın ölümünden sonra Nürnberg‘den ayrıldı. Karl V‘in büyük babasının kendisine bağladığı aylığı alabilmek için krala başvurdu. Felemenk‘te özellikle Anvers‘de ressamlar onu büyük başarılar kazanmış bir sanatçı olarak karşıladılar. Yalnız bir kaç portre ile Aziz Hieronymus(Lizbon Müzesi)tablosunu yaptı. Gümüş uçla ilgi çekiçi sayısız manzara desenleri çizdi. Bu gezisinden kalan not defteri‘kendsini büyük bir buhrandan‘kurtaran Martin Luther‘e karşı bağlılığını anlatan yazısıyla ünlüdür. Çünkü reform hareketi koyu dindar sanatçıyı pek çok üzmüştü. Nürnberg‘deki son yıllarında belediye dairesinin büyük salonundaki Zafer arabası tablosunu ya kendi yaptı yada öğrencisi Pence‘e yaptırdı. Bir yandanda nazari bilgiler üzerine yazılar yazıyordu: Ölçü almak üsütüne bilgiler(1525) Müstahekem Mevkiler KOnusunda bilgiler (1527)XVI. ve XVII. yy. ressamlarının çok faydalandıkları bir eser olan, İnsan Vücudu Orantıkarı Bilgisini ise ancak 1528‘de yayımlayabildi.

1524‘ten 1526‘ya kadar Dürer‘in dehası en göz kamaştırıcı eserlerini verdi.Hierynymus Holschuer ve J. Muffel‘in yağlı boya portreleri (Berlin Müzesi).Dört Havari adlı eseri Dürer‘in vasiyet namesi gibidir, eski tazeliklerinden, Hafif mutluluklarından iz kalmamıştır; ağır ciddi renklerle boyanmış, ciddi ve gösterişli dört kişi, ağır ağır dökülen elbise kıvrımları, tablonun arkasında bu dünyanın yöneticilerine bir ihtar niteliği taşıyan bir yazı dikkati çeker.












__________________
**ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM*
Bana irkimi sormayin kah beyazim kah siyahim bazen Türküm bazen Kürdüm Islam dini yeter bana….
D.A.F.A Abi.schizoprenic_..borriz..tayfun ...HELLKNIGHT..

mysterio_jr,fonex01,hanedan,
Eski dostları unutmadık,unutturmayacağız....