![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#21 (permalink) |
|
61.289.74.166
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 21-01-2008
Mesajlar: 429
Rep Gücü: 180
Rep Puanı : 44705
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Hahaha koptum ya şakamısın sen birader ezanların Türkçe okundugu bir devir , Camilerin boş kaldıgı bir devir milletin dinden sogutuldugu bir devir bunu sende biliyorsun , F.S.M bizim gibilerin Atasıdır .
Adnan Menderes Allah razı olsun geldi de bir şeyleri düzeltti yoksa ne olurdu bu milletin hali .
__________________
O gün bir kanlı şafak , gökten üflenen ateş;
Birden, dağın sırtında atlılar belirecek. Atlılar put şehrine gediklerden girecek; Bir şehir ki , orada insan ayak üstü leş. Yalnız iman ve fikir ; ne sevgili ne kardeş; Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek. Ve bir devrim, evvelâ devrimi devirecek. Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş. Fertle toplum arası kalkacak artık güreş; Herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek. Gökler iki şak olmuş haberi bildirecek. Müjdeler olsun size; doğdu batmayan güneş ! Üstad N.F.K |
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
Astsubay Üstçavuş
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 03-08-2007
Mesajlar: 179
Rep Gücü: 8
Rep Puanı : 1725
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
her fırsatta solcuları vede NAZIM HİKMET gibi üstadları kötüleyen zihniyetler bizi bu günlere getirdiler..
oluşturduğunuz sanal kahramanlar nerdeyse CUMHURİYETİMİZİ esir aldı..karanlık günler sizlerin sanal kahramanlarınızın eserleridir... hala kafanızda oluşturduğunuz karanlık ideolojilerle hainleri kahraman kahramanları ve vatan severleri hain ilan ederek yok olmanın şartlarını yabancı ellerin maşası olma çabalarıyla hızlandırıyorsunuz.. diyecek çok fazla bir şey yok... saygılar...
__________________
YAŞAMAK DİRENMEKTİR..... MUHTEREM MİLLETİME ŞUNU TAVSİYE EDERİM! SİNESİNDE YETİŞEREK BAŞININ ÜSTÜNE KADAR ÇIKARACAĞI ADAMLARIN KANINDAKİ VİCDANINDAKİ ASIL CEVHERİ ÇOK İYİ İNCELEMEK DİKKATİNDEN,BİR AN VAZGEÇMESİN! K.ATATÜRK |
|
|
|
|
|
#24 (permalink) | |
|
Genel Kurmay Başkanı
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 26-02-2007
Mesajlar: 4,258
Rep Gücü: 3119
Rep Puanı : 775190
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#25 (permalink) |
|
Genel Kurmay Başkanı
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 26-02-2007
Mesajlar: 4,258
Rep Gücü: 3119
Rep Puanı : 775190
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
senin bu yazını görünce yırtık don meselesi aklıma geldi.avukatlığını yaptığın insan o devire çamur atıyor kanıtlaması gerek öyle ondan bundan duyduğu laflarla olmuyo bu işler.kanıtlaması gerek madem millet dinden çıktı camiler boştu neden bugün bu milletin %99 u müslüman ?Atatürk zamanında yapılmış kanunlara yasalara karşı çıkmaya hakkınız yok sizin haddinizi bilin karşı çıkanlarda darağacından sonra ahanda orta yatıyo gidin yanına yatın çok istiyorsanız.
|
|
|
|
|
|
#26 (permalink) |
|
61.289.74.166
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 21-01-2008
Mesajlar: 429
Rep Gücü: 180
Rep Puanı : 44705
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Nazım Hikmeti sevmiyoruz. Çünkü...........
İstiklal savaşımızda 18 yaşındaki delikanlılardan 70 yaşındaki dedelere kadar erkekler cephede savaşırken, yaşlı teyzeler vatan malı ıslanmasın diye kış günü bebeğinin üzerindeki örtüyle silahların üzerini örterken Nazım Hikmet 20 yaşında cepheye koşacağı yerde komünist Sovyetler Birliğine devrimi kutlamaya koşmuştur. Lenin, 6 yıl içinde 28 psikopos, 1215 papaz, 6.575 profesör, 8.800 hekim, 54.850 subay, 260.000 er, 105.000 polis memuru, 48.000 jandarma, 12.500 memur, 335.250 aydın, 192.000 işçi, 815.000 köylü olmak üzere yaklaşık 2 milyon kişiyi katletmiştir. Nazım bu gerçeği bile bile Türkiye'yi Moskova'ya uydu komünist bir devlet haline getirmek için mücadele etmiştir. Nazım, Stalin için ''beni o yarattı'' demiştir. Stalin 112bin Türk ailesini buzlara gömmüştür. 425bin Türk'ü yük vagonlarında haftalarca aç, susuz, tuvaletsiz, havasız bırakarak yerlerinden etmiştir. Kırım Türklerini, Özbek Türklerini birbirine kırdırtmaya çalışmıştır. Türk'ü Türk'e kırdırmak için elinden geleni yapmıştır. Nazım, Stalin'in öldüğü akşam Budapeşte radyosundan Stalin'e şiirler, ağıtlar okumuştur. Nazım'ın Stalin'i değil, sürgün edilen yüzbinleri, katledilen milyonları sevmesini isterdik. Damarında bir gram Türk kanı taşımayan Nazım Hikmet, Stalin'in katlettiği milyonlarca Türk için bir nebze üzülmemiştir. Her Türk Milliyetçisi Atatürk'ü sever, onu sevmeyenleri sevmez. Şu mısralar Nazım tarafından Atatürk için yazılabilmiştir. 'Burjuva Kemal'in omzuna binmiş, Kemal kumandanın kordonuna. Kumandan kahyanın cebine inmiş, Kahya adamların donuna. Uluyorlar. Hav, hav, hav.... Hak tu.....' O, Lenin gibi milyonların katillerine, Stalin gibi soydaşlarımızı hayvan vagonlarına doldurup Sibirya buzlarında ölüme terk eden canilere aşık olmuş, Türk milletini düşman çizmelerinden kurtaran Atatürk'e ve Türk ordusuna hakaret yağdırabilmiştir. Birilerinin gözünde evliya olsa bile, biz onu nasıl sevelim ? Nasıl ! ALLAH bizi böyle kişilerden korusun, Allah müminleri korusun!
__________________
O gün bir kanlı şafak , gökten üflenen ateş;
Birden, dağın sırtında atlılar belirecek. Atlılar put şehrine gediklerden girecek; Bir şehir ki , orada insan ayak üstü leş. Yalnız iman ve fikir ; ne sevgili ne kardeş; Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek. Ve bir devrim, evvelâ devrimi devirecek. Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş. Fertle toplum arası kalkacak artık güreş; Herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek. Gökler iki şak olmuş haberi bildirecek. Müjdeler olsun size; doğdu batmayan güneş ! Üstad N.F.K |
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
Teğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 27-01-2007
Mesajlar: 465
Rep Gücü: 759
Rep Puanı : 189063
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
[quote=Fatih Sultan Mehmet;2487465]Nazım Hikmeti sevmiyoruz. Çünkü...........
İstiklal savaşımızda 18 yaşındaki delikanlılardan 70 yaşındaki dedelere kadar erkekler cephede savaşırken, yaşlı teyzeler vatan malı ıslanmasın diye kış günü bebeğinin üzerindeki örtüyle silahların üzerini örterken Nazım Hikmet 20 yaşında cepheye koşacağı yerde komünist Sovyetler Birliğine devrimi kutlamaya koşmuştur. Lenin, 6 yıl içinde 28 psikopos, 1215 papaz, 6.575 profesör, 8.800 hekim, 54.850 subay, 260.000 er, 105.000 polis memuru, 48.000 jandarma, 12.500 memur, 335.250 aydın, 192.000 işçi, 815.000 köylü olmak üzere yaklaşık 2 milyon kişiyi katletmiştir. Nazım bu gerçeği bile bile Türkiye'yi Moskova'ya uydu komünist bir devlet haline getirmek için mücadele etmiştir. Nazım, Stalin için ''beni o yarattı'' demiştir. Stalin 112bin Türk ailesini buzlara gömmüştür. 425bin Türk'ü yük vagonlarında haftalarca aç, susuz, tuvaletsiz, havasız bırakarak yerlerinden etmiştir. Kırım Türklerini, Özbek Türklerini birbirine kırdırtmaya çalışmıştır. Türk'ü Türk'e kırdırmak için elinden geleni yapmıştır. Nazım, Stalin'in öldüğü akşam Budapeşte radyosundan Stalin'e şiirler, ağıtlar okumuştur. Nazım'ın Stalin'i değil, sürgün edilen yüzbinleri, katledilen milyonları sevmesini isterdik. Damarında bir gram Türk kanı taşımayan Nazım Hikmet, Stalin'in katlettiği milyonlarca Türk için bir nebze üzülmemiştir. Her Türk Milliyetçisi Atatürk'ü sever, onu sevmeyenleri sevmez. Şu mısralar Nazım tarafından Atatürk için yazılabilmiştir. 'Burjuva Kemal'in omzuna binmiş, Kemal kumandanın kordonuna. Kumandan kahyanın cebine inmiş, Kahya adamların donuna. Uluyorlar. Hav, hav, hav.... Hak tu.....' O, Lenin gibi milyonların katillerine, Stalin gibi soydaşlarımızı hayvan vagonlarına doldurup Sibirya buzlarında ölüme terk eden canilere aşık olmuş, Türk milletini düşman çizmelerinden kurtaran Atatürk'e ve Türk ordusuna hakaret yağdırabilmiştir. Birilerinin gözünde evliya olsa bile, biz onu nasıl sevelim ? ************* Nazım vatan aşkıyla sürgünlerde ölen Bu topraklarda yetişen gelmiş geçmiş en büyük şairlerdendir.Birisinin düşüncesine,siyasi fikrine karşı olmak için ayak oyunları yapmaya kelimeleri yuvarlamaya ve en önemliside yalan haberler türetmeye kimsenin hakkı yoktur!!!! bunlar nazımın şiirleri belki ömründe hayatında bir kere okumamışındır,hain dediğin adamın şiirleri sana ve zihniyetinize kapak olsun: VATAN HAiNi "Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ. Amerikan emperyalizminin yari sömürgesiyiz, dedi Hikmet. Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ." Bir Ankara gazetesinde çikti bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykiran puntolarla, bir Ankara gazetesinde, fotografi yaninda Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, agzi kulaklarinda, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yari sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ." Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarinizin ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, sose boylarinda gebermekse açliktan, vatan, sogukta it gibi titremek ve sitmadan kivranmaksa yazin, fabrikalarinizda al kanimizi içmekse vatan, vatan tirnaklariysa agalarinizin, vatan, mizrakli ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaslarinizsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombasi, Amerikan donanmasi topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmus karanligimizdan, ben vatan hainiyim. Yazin üç sütun üstüne kapkara haykiran puntolarla : Nâzim Hikmet vatan hainligine devam ediyor hâlâ. 28.7.962 Nazım Hikmet Ran KUVÂYI MILLIYE - BIRINCI BAP YIL 1918-1919 ve KARAYILAN HIKÂYESI Atesi ve ihaneti gördük ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanin üzerinde. Istanbul 918 Tesrinlerinde, Izmir 919 Mayisinda ve Manisa, Menemen, Aydin, Akhisar : Mayis ortalarindan Haziran ortalarina kadar yani tütün kirma mevsimi, yani, arpalar biçilip bugdaya baslanirken yuvarlandilar... Adana, Antep, Urfa, Maras : düsmüs dövüsüyordu... Atesi ve ihaneti gördük. Ve kanli bankerler pazarinda memleketi Alaman'a satanlar, yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar düstüler can kaygusuna ve kurtarmak için baslarini halkin gazabindan karanliga karisarak basip gittiler. Yaraliydi, yorgundu, fakirdi millet, en azili düvellerle dövüsüyordu fakat, dövüsüyordu, köle olmamak için iki kat, iki kat soyulmamak için. Atesi ve ihaneti gördük. Murat nehri, Canik daglari ve Firat, Yesilirmak, Kizilirmak, Gültepe, Tilbesar Ovasi, gördü uzun disli Ingiliz'i. Ve Aksu'yla Köpsu, Karagöl'le Sögüt Gölü ve gümüs basamakli türbesinde yatan büyük, âsik ölü, sapkasi horoz tüylü Italyan'i gördü. Ve Çukurova, kiyasiya düzlük, uçurumlar, yamaçlar, daglar kiyasiya ve Seyhan ve Ceyhan ve kara gözlü Yürük kizi, gördü mavi üniformali Fransiz'i. Ve devam ettik atesi ve ihaneti görmekte. Esraf ve âyân ve mütehayyizânin çogu ve agalar : Bagdasar Aga'dan Kellesi Büyük Mehmet Aga'ya kadar, düsmanla birlik oldular. Ve inekleri, koyunlari, keçileri sürüp, götürüp, gelinlerin irzina geçip, çocuklari öldürüp ve istiklâli yakip yiktikça düsman, daga çikti mavzerini, nacagini, çiftesini kapan ve çig gibi çogaldi çeteler ve köylülerden pasalar görüldü, kara donlu köylülerden. Ve bizim tarafa geçenler oldu Tunuslu ve Hindli kölelerden. Ve Türkistanli Haci Ahmet, kisik gözleri, seyrek sakali, hafif makinali tüfegiyle daglarda bir basina dolasti. Ve sabahleyin ve ögle sicaginda ve aksamüstü ve ayisiginda ve yildiz alacasinda geceleyin, ne zaman sikissa bizimkiler, peyda oluverdi, yerden biter gibi o ve ates etti ve düsmani dagitti ve kayboldu daglarda yine. Atesi ve ihaneti gördük. Dayandik, dayandik her yanda, dayandik Izmir'de, Aydin'da, Adana'da dayandik, dayandik, Urfa'da, Maras'ta, Antep'te. Antepliler silâhsor olur, uçan turnayi gözünden kaçan tavsani ard ayagindan vururlar ve arap kisraginin üstünde taze yesil selvi gibi ince uzun dururlar. Antep sicak, Antep çetin yerdir. Antepliler silâhsor olur. Antepliler yigit kisilerdir. Karayilan Karayilan olmazdan önce Antep köylüklerinde irgatti. Belki rahatsizdi, belki rahatti, bunu düsünmege vakit birakmiyordular, yasiyordu bir tarla siçani gibi ve korkakti bir tarla siçani kadar. Yigitlik atla, silâhla, toprakla olur, onun ati, silâhi, topragi yoktu. Boynu yine böyle çöp gibi ince ve böyle kocaman kafaliydi Karayilan Karayilan olmazdan önce. Düsman Antep'e girince Antepliler onu korkusunu saklayan bir fistik agacindan alip indirdiler. Altina bir at çekip eline bir mavzer verdiler. Antep çetin yerdir. Kirmizi kayalarda yesil kertenkeleler. Sicak bulutlar dolasir havada ileri geri... Düsman tutmustu tepeleri, düsmanin topu vardi. Antepliler düz ovada sikismislardi. Düsman sarapnel döküyordu, topragi kökünden söküyordu. Düsman tutmustu tepeleri. Akan : Antep'in kaniydi. Düz ovada bir gül fidaniydi Karayilan'in Karayilan olmazdan önceki siperi. Bu fidan öyle küçük, korkusu ve kafasi öyle büyüktü ki onun, namliya tek fisek sürmeden yatiyordu yüzükoyun. Antep sicak, Antep çetin yerdir. Antepliler silâhsor olur. Antepliler yigit kisilerdir. Fakat düsmanin topu vardi. Ve ne çare, kader, düz ovayi Antepliler düsmana birakacaklardi. «Karayilan» olmazdan önce umurunda degildi Karayilan'in kiyamete dek düsmana verseler Antep'i. Çünkü onu düsünmege alistirmadilar. Yasadi toprakta bir tarla siçani gibi, korkakti da bir tarla siçani kadar. Siperi bir gül fidaniydi onun, gül fidani dibinde yatiyordu ki yüzükoyun ak bir tasin ardindan kara bir yilan çikardi kafasini. Derisi isil isil, gözleri atesten al, dili çataldi. Birden bir kursun gelip kafasini aldi. Hayvan devrildi kaldi. Karayilan Karayilan olmazdan önce kara yilanin encâmini görünce haykirdi avaz avaz ömrünün ilk düsüncesini . «Ibret al, deli gönlüm, demir sandikta saklansan bulur seni, ak tas ardinda kara yilani bulan ölüm.» Ve bir tarla siçani gibi yasayip bir tarla siçani kadar korkak olan, firlayip atlayinca ileri bir dehset aldi Anteplileri, segirttiler pesince. Düsmani tepelerde yediler. Ve bir tarla siçani gibi yasayip bir tarla siçani kadar korkak olana : KARAYILAN dediler. «Karayilan der ki : Harbe oturak, Kilis yollarindan kelle getirek, nerde düsman varsa orda bitirek, vurun ha yigitler namus günüdür...» Ve biz de bunu böylece duyduk ve çetesinin basinda yillarca nâmi yürüyen Karayilan'i ve Anteplileri ve Antep'i aynen duyup isittigimiz gibi destânimizin birinci bâbina koyduk. MEMLEKETIMI SEVIYORUM Memleketimi seviyorum : Çinarlarinda kolan vurdum, hapisanelerinde yattim. Hiçbir sey gidermez iç sikintimi memleketimin sarkilari ve tütünü gibi. Memleketim : Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, kursun kubbeler ve fabrika bacalari benim o kendi kendinden bile gizleyerek sarkik biyiklari altindan gülen halkimin eseridir. Memleketim. Memleketim ne kadar genis : dolasmakla bitmez, tükenmez gibi geliyor insana. Edirne, Izmir, Ulukisla, Maras, Trabzon, Erzurum. Erzurum yaylasini yalniz türkülerinden taniyorum ve güneye pamuk isleyenlere gitmek için Toroslardan bir kerre olsun geçemedim diye utaniyorum. Memleketim : develer, tren, Ford arabalari ve hasta esekler, kavak sögüt ve kirmizi toprak. Memleketim. Çam ormanlarini, en tatli sulari ve dag basi göllerini seven alabalik ve onun yarim kilolugu pulsuz, gümüs derisinde kiziltilarla Bolu'nun Abant gölünde yüzer. Memleketim : Ankara ovasinda keçiler : kumral, ipekli, uzun kürklerin pirildamasi. Yagli, agir findigi Giresun'un. Al yanaklari mis gibi kokan Amasya elmasi, zeytin incir kavun ve renk renk salkim salkim üzümler ve sonra karasaban ve sonra kara sigir ve sonra : ileri, güzel, iyi her seyi hayran bir çocuk sevinciyle kabule hazir, çaliskan, namuslu, yigit insanlarim yari aç, yari tok yari esir... Nazım Hikmet Ran TÜRK KÖYLÜSÜTopraktan ögrenip kitapsiz bilendir. Hoca Nasreddin gibi aglayan Bayburtlu Zihni gibi gülendir. Ferhad'dir Kerem'dir ve Keloglan'dir. Yol görünür onun garip serine, analar, babalar umudu keser, kahbe felek ona eder oyunu. Çarsambayi sel alir, bir yâr sever el alir, kanadi kirilir çöllerde kalir, ölmeden mezara koyarlar onu. O, «Yûnusû biçâredir bastan ayaga yâredir,» agu içer su yerine. Fakat bir kerre bir derd anlayan düsmeyegörsün önlerine ve bir kerre vakterisip : «—Gayrik yeter!...» demesinler. Ve bir kerre dediler mi : «Israfil surunu urur mahlukat yerinden durur», topragin nabzi baslar onun nabizlarinda atmaga. Ne kendi nefsini korur, ne düsmani kayirir, «Daglari yirtip ayirir, kayalari kesip yol eyler âbihayat akitmaga...» Nazım Hikmet Ran Son Düzenleme nevertforyou tarafından : 10-04-2008 at 18:22. |
|
|
|
|
|
#30 (permalink) |
|
61.289.74.166
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 21-01-2008
Mesajlar: 429
Rep Gücü: 180
Rep Puanı : 44705
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu nazımın komünist değil mi senin . ?
__________________
O gün bir kanlı şafak , gökten üflenen ateş;
Birden, dağın sırtında atlılar belirecek. Atlılar put şehrine gediklerden girecek; Bir şehir ki , orada insan ayak üstü leş. Yalnız iman ve fikir ; ne sevgili ne kardeş; Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek. Ve bir devrim, evvelâ devrimi devirecek. Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş. Fertle toplum arası kalkacak artık güreş; Herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek. Gökler iki şak olmuş haberi bildirecek. Müjdeler olsun size; doğdu batmayan güneş ! Üstad N.F.K |
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |