![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Ad|n| kOyAmAd|ğ|m
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 04-02-2008
Konum: YALAN DÜNYADAKİ TEK GERÇEK... düşler ormanın gece bekçisi...
Mesajlar: 7,097
Rep Gücü: 15930
Rep Puanı : 3975323
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
yılında 'te dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlk öğrenimini Üsküp'te gördü. İstanbul mezunudur. Başlangıçta Sultan yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e gitti. 'da siyasal bilgiler okurken hocası 'in etkisinde kalarak düşüncelerinde değişmeler oldu.
'da 9 yıl kaldı. Fransız Edebiyatı'nı ve edebiyatçılarını yakından tanıma imkânı buldu. Onlardan etkilendi. Doğu Dilleri Okulu'na devam ederek ve 'sını geliştirdi. Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı. yılında 'a döndü.Darülfünûn'da tarih ve edebiyat dersleri okuttu. ve dergilerde yazılar yazdı. 'na katıldı. 'te Milletvekili seçildi. Çeşitli ülkelerde diplomatik görevler alarak Türkiye'yi temsil etti. , ve İstanbul Milletvekilliği yaptı. Büyükelçiliği görevindeyken emekli oldu (1949) ve yurda döndü. Tedavi için 'e gitti. Bir yıl sonra da öldü (). dönemi şiirinin en büyük temsilcilerinden birisidir. Edebiyata ilk atıldığı vakitler Bakî'nin bir taklitçisi olarak lanse edilmiştir ama onun sanat dehası daha sonra bu çevrede kendisinin çağında kendine özgü bir şair olduğunu kanıtlamıştır. Edebiyat tarihi ve edebiyat tarihçileri "Dört Aruzcular" olarak adlandırılanlar içinde , ve 'in bulunduğu kavram ayırımı içine koymuştur. Şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmış olmasına rağmen tek bir şiiri bu konu da istisna olmuştur: O da, 11'lik hece vezniyle yazdığı şiiridir. Klasik şiirimizin temel özelliklerine bağlı kalarak, kendine özgü bir şair olmuştur. San'atta ve edebiyatta millî ve manevî değerlere bağlı kalmıştır. Şiirlerinde görülen ritim ögesi daima aynı sürer. Kurduğu bu ritimde anlatmak düşünce ya da his yavaş yavaş dizelere yayılmaya başlar ve her anlam ayırımında araya müziği bir perde gibi koyarak ses ve anlam kavramınının her ikisinin de biribiri içinde yitip gitmesini önler. Bunda o kadar başarılıdır ki adlı şiirinde okuyucu tarihi bir iklimin yanı sıra müzikal ve ruhî bir havaya sokar, bu havayı takiben de tarihi dekor ve değinişler okuyucuda manevi bir güç yaratır. Şiirlerinde zaman zaman hayranı olduğu ve 'un etkisi görülmekle beraber Yahya Kemal neticede "Gemiler geçmeyen bir ummanda" kendi şairlik abidesini kurmuştur. Yahya Kemal'in şiirlerinde ne kadar zor bir çalışma verdiğinin bilinmesi gerekir. Hatta bazı şiirilerini 30 yıl gibi bir zamanda yazdığını söylediğinde bu konunun nedenini şiirlerinin vermek istediği anlamı tam vermesinin gerekli olduğunu söylemiştir. Edebiyat dünyasında Tevfik Fikret'le yaptığı kalem kavgası önemli yer tutar. 'in gerek İstanbul'a kızdığı ve nefret ettiği için gerekse 20. yüzyıl başlarındaki baskılı ve sıkıntılı dönem yüzünden için İstanbul'u anlattığı ve ağır bir sövgü içeren "Sis" adlı şiirine karşılık Yahya Kemal buna çok sert bir şiiri olan "Siste Söyleniş" adlı şiiri yazarak aydın çevresine ve halka umut vermiştir. Yahya Kemal Beyatlı, ölümünden kısa bir süre önce şu beyiti söylemiştir: Yahya Kemal Beyatlı, şiirde mükemmelliği aradığı için olsa gerek, yaşadığı sürece şiirlerini kitap hâline getirmemiş; ancak ölümünden sonra kurulan Yahya Kemal Enstitüsü'nün yardımı ile şiirleri kitap halinde basılmış; bir çoğu da, başta ve Osman Nihat Akın olmak üzere ünlü bestekârlar tarafından bestelenmiştir. Endülüs'te Raks, Aziz İstanbul,Geçmiş Yaz,Rindlerin Ölümü, Sessiz Gemi... gibi. Eserleri
__________________
BİZ Kİ VATAN SEVMENİN USTASIYIZ !!! Bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla,
Elbette bağı vardır "olmuş"un "olacak"la. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Albay
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 09-04-2007
Mesajlar: 1,069
Rep Gücü: 2098
Rep Puanı : 523009
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
paylaşım için teşekkürler bende kücük eklemelerde bulunayım .
yahya kemal büyük sair, siyasetci,diplomat.sanırım yozgat, milletvekkiliği yapmıştı bi dönem. lozana katılmıştı.farsca ve arapca biliyordu. şiirlerinin coğu onun ölümünden sonra münir nureddin selcuk hoca tarafından yayınlandı. pakistan büyükelciliğinde bulundu.1949 da vefat etti.ok şiiri meşhurdur. yahya kemal şu olayı hep aklıma gelir Beşiktaş'taki Barbaros Heykeli Beşiktaş iskelesine inen herkes bakabilir denize, üş kişi dışında! Onlar da, meydanda heykeli bulunan Barbaros Hayrettin Paşa ve hemen arkasında duran iki leventtir. Kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'nın heykeli otobüs duraklarına bakar. Ünlü denizcimiz oyalanmak için, kalkmakta olan otobüse binmek üzere koşanlardan hangisinin otobüsü yakalayıp, hangisinin kaçıracağına dair, yanındaki iki askeriyle iddiaya tutuşur! Heykelin arka kısmında Yahya Kemal 'in ''Süleymaniye'de Bir Bayram Sabahı'' adlı şiirinden dizeler vardır: ''Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor? / Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor.'' Doktorun bol iyotlu hava önerisi üzerine Beşiktaş'a yerleşen Neyzen Tevfik , bu şiiri okur ve heykelin arkasına yazılmış olmasından dolayı şu taşlamayı yazar: ''Edebi bilgini Hayrettin Kaptan, / beş asır önceden biliyor gibi... / Ikına sıkına yazdığın şiire, / Barbaros kıçını siliyor gibi...'' şairlerin kızgınlığı beter oluyor vesselam.
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Ad|n| kOyAmAd|ğ|m
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 04-02-2008
Konum: YALAN DÜNYADAKİ TEK GERÇEK... düşler ormanın gece bekçisi...
Mesajlar: 7,097
Rep Gücü: 15930
Rep Puanı : 3975323
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
eklemeler için tşk azap
__________________
BİZ Kİ VATAN SEVMENİN USTASIYIZ !!! Bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla,
Elbette bağı vardır "olmuş"un "olacak"la. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Asteğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 24-10-2006
Mesajlar: 268
Rep Gücü: 5
Rep Puanı : 484
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Konuyu açan arkadaşıma tşk. ederim. O bir gerçek efsanedir. Üstadın şahsiyeti ve sanatçılığı buralara sığmayacak kadar büyüktür. Kendisinin en çok sevdiğim şiirlerinden bir tanesi aynı zamanda bir çok sanatçının şarkı olarak okuduğu eser ve işte o muhteşem eser...
ENDÜLÜS'TE RAKS Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı... Şevk akşamında Endülüs üç def'a kırmızı... Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir. İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir. Yelpâze çevrilir gibi birden dönüşleri, İşveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri... Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır; İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır. Alnında halka halkadır âşüfte kâkülü, Göğsünde yosma Gırnata'nın en güzel gülü... Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir; İspanya varlığıyle bu akşam bu güldedir. Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi; Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi... Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli... Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kerre öpmeli.. Gözler kamaştıran şala, meftûm eden güle, Her kalbi dolduran zile, her sîneden: 'Ole!' Yahya Kemal BEYATLI |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) | |
|
MeMeNtO MoRi>
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 28-03-2007
Konum: SAAT 6 YÖNÜNDE
Mesajlar: 5,720
Rep Gücü: 5000
Rep Puanı : 5333383
![]() |
paylaşım için teşekkürler...
__________________
Haksızlık yapıp tüm insanlarla birlikte olmaktansa, adaletli davranıp tek başına kalmayı tercih ederim... Varlığımın değerini bilmeyenleri yokluğumla ıslah ederim... Türkiye'yi Hem Ağlatan Hem De Güldüren Küçük Elif.... |
|
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |