ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Güncel > Siyaset Alanı
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Siyaset Alanı Siyaset hakkındaki görüşler ve düşünceler...


Kapalı Konu
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 11-04-2008, 10:03   #1 (permalink)
Bellatrix
GALATASARAY
 
Giriş Tarihi: 30-08-2007
Mesajlar: 4,466
Rep Gücü: 11499
Rep Puanı : 2870020
Bellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımazBellatrix Beni kesseler acımaz
Varsayılan GÜL, dün öyle bugün böyle

Konu aynı, içerik farklı
1995 (AB)
“Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği kesindir... Çünkü Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği’dir. Sizi o zenginler köşkünün bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte...”


1992 (Laiklik)
“Moral değerleri açısından yine Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden , en ziyade tahribatı vermiş olan, sistemin ilkelerinin birisi de laiklik ilkesidir.”


2008 (AB)
“Türkiye içindeki ve Avrupa kamuoyundaki bütün tartışmalara rağmen Türk halkı AB standartlarını benimseme, yönünde sessiz, ama devamlı biçimde mesafe almaktadır.”


2008 (Laiklik)
“Türk halkı, anayasanın, devleti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak niteleyen temel ilkeleri konusunda mutabakat içindedir. Bunda hiç şüphe yoktur.”


Haber : Fatih ERBOZ
1992 ve 1995 yılında yaptığı konuşmalarda Avrupa Birliği ile laikliğe eleştiriler yönelten Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün AB’den övgüyle sözederken laiklik ilkesine de vurgu yaptı. Abdullah Gül, Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin, diyaloğun ve işbirliğinin her düzeyde geliştirilmesinin, devam eden katılım sürecinin gereği olduğunu söyledi. İstanbul Radisson SAS Oteli’nde düzenlenen Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) 24. Toplantısı’nın açılışında konuşan Gül, Türkiye ile AB ilişkilerinin yapısını üçlü bir sacayağına benzetmenin mümkün olduğunu belirterek, bunun ilk iki ayağını hükümetler arası ve parlamentolar arası temasların teşkil ettiğini ifade etti. Gül, şunları söyledi: “Katılım müzakereleri devam ettiği halde, Avrupa’da ülkemize ilişkin, Türkiye’de ise AB ile ilgili olarak bazı iletişim, algılama ve anlayış sunumları ile kimi zaman da yanlış anlamaların bulunduğunu görüyoruz. Bu itibarla da KİK’in çalışmalarının bundan sonra da etkin biçimde devam etmesini temenni ediyorum.” Gül özetle şöyle devam etti:


Tarihi bir fırsat
“Bugün sizlere Türkiye’nin modern Avrupa kurumları ve değerleriyle olan ilişkilerinin ne kadar tarihsel ve köklü olduğu gibi, bildiğiniz hususları tekrarlamayacağım. Bunlar hepinizin çok iyi bildiği ve zaman zaman çok geniş şekilde konuştuğumuz konular. Bu tarihsel temel artık yepyeni bir olguya dönüşmüştür, yepyeni bir statüye kavuşmuştur. Türkiye 2005 yılında AB ile tam üyelik müzakerelerine başlamıştır. Müzakerelere başlamakla kalmamış, mesafe de katetmeye başlamıştır. Bu gelişme iki tarafa da tarihi bir fırsat, yeni bir esneklik vermektedir. Bu tür fırsatlar değişen konjonktürler nedeniyle her zaman ortaya çıkmayabilir. Bunun bilinciyle şimdi iki taraf bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli ve bu yeni perspektifle ilerlemelidir. Türkiye içindeki ve Avrupa kamuoyundaki bütün tartışmalara rağmen Türkiye ve Türk halkı AB’nin değer ve standartlarını benimseme, içselleştirme ve hayata geçirme yönünde sessiz ama devamlı biçimde mesafe almaktadır.” Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türk milletinin reform sürecinde, ara vermeksizin koşar adımlarla gitmesini de tavsiye ederek, “Bunun, Türkiye’yi bugün içinde bulunduğu tartışmalı ortamdan daha güçlü şekilde çıkaracağına, ayrıca toplumun bazı kesimlerinin var olan kaygılarını gidereceğine inandığım için gerçekten tavsiye ediyorum” dedi.


Cumhuriyet kazanımları
Gül, Türk halkının, anayasanın, devleti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak niteleyen temel ilkeleri konusunda mutabakat içinde olduğunu ve bunda hiç şüphe bulunmadığını belirtti. Gül, şöyle dedi: 85 yıllık Cumhuriyet döneminde sağlanan başarı ve kazanımlar, cumhuriyetimizin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olma özelliklerini daha da güçlendirmiştir, daha da derinleştirmiştir. Türk halkı, bu sürecin devamı konusunda tam bir kararlılık içindedir. Bu doğrultuda, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak olarak özetlediği hedefe ulaşma yolunda bugüne kadar muazzam bir mesafe kat edilmiştir. Türkiye’nin ufku aynı doğrultuda son derece açıktır.”



Gül, 13 yıl önce böyle diyordu
Avrupa Brliği (AB) hayali için taviz üstüne taviz veren AKP’nin en dikkat çekici isimlerinden olan Abdullah Gül’deki, AB değişimini görmek için, Usta gazeteci yazar Hulki Cevizoğlu’nun “İşgal ve Direniş” kitabındaki şu satırlara bakmak yeterli. “Günlerden 8 Mart 1995. Kürsüde bir konuşmacı var. Refah Partisi Kayseri milletvekili Abdullah Gül, TBMM’de AB için özetle şöyle diyordu: ”Siz o profesörün (Erol Manisalı) dediği gibi, Avrupa’nın Zenginler Kulübü’nün köşkünde, bahçedeki bir barakaya girdik diye sevinerek geldiniz... Sizi o zenginler köşkünün, üzülürek maalesef söylüyorum, kendi ülkem adına, bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte...


Taviz veriliyor...
1982 yılından itibaren, mâli yardım yapmayacak mıydı, Ankara Antlaşması veyahut da diğer anlaşmalara göre? Burada herşey tek taraflı olarak gitmektedir. Avrupa’nın menfaatleri söz konusu olduğunda tavizler verilmektedir, fakat Türkiye’nin çıkarları söz konusu olduğunda, hiçbir direniş, hiçbir ısrar olmamaktadır.”


AP, bölmek istiyor
Gül, 12 yıl önce, SP’nin Kızılcahamam Kampı’nda ise şunları söylüyordu: “Avrupa Parlamentosu’nda (AP), Türkiye’de bölücülüğün, otonom idarelerin nasıl istendiğini, Ermeni davalarının savunulduğunu göreceksiniz. Fakat Türkiye’de, bu milletin Müslüman’ca yaşaması söz konusu olduğunda, köktendincilik denilecek; Avrupa, budur.”



Laikliği tehdit olarak görmüştü
Abdullah Gül, 1992 yılında Türkiye Gönüllü Kültür Teşekkülleri 3. İstişare Toplantısı’nda yaptığı laiklik konusundaki konuşmasında ise şunları söylemişti: “Tarih boyunca görülmüştür ki, en kalıcı ve birleştirici unsur din olmuştur. Ama bu Türkiye’deki resmi ideoloji tarafından devamlı tehdit altına alınmış. Moral değerleri açısından yine Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden, sistemin ilkelerinin birisi de laiklik ilkesidir. Maalesef laiklik, gerek kavram olarak, gerek uygulama olarak Türkiye’de hep münakaşa konusu olmuş. Laikliği, devlet ile dinin birbirlerinden ayrılığı şeklinde en basit olarak tarif edersek, önce Türkiye’de tabii din böyle söylenmiş, ondan sonra da tam bir kontrol altına alınmıştır.”


Görevini mahkemeye devretti!
AKP’nin gönderdiği hiçbir yasayı veto etmeyen Gül, Anayasa Mahkemesi’nin yükünü ardırdı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül göreve geldiği günden bu yana, Çankaya Köşkü’ne sunulan kanunlar konusunda veto mekanizmasını çalıştırmazken, Gül’ün, kanunları birer birer onaylaması da yeni dönemde Anayasa Mahkemesi’nin yükünü artırdı. Gül’ün önüne gelen kanunları jet hızıyla onaylaması CHP’nin sık sık Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tutmasına yol açarken CHP bugüne kadar 2’si Anayasa değişikliği 7’si kanun olmak üzere toplam 9 kez Yüksek Mahkeme’ye başvuruda bulundu. Hafta başından bu yana Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunu ile bazı belediyelerin kapatılmasını ve 43 yeni ilçe kurulmasını öngören kanun için Anayasa Mahkemesi’ne başvuran CHP, “kadrolaşma” iddialarına yol açan Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda değişiklik öngören kanun için de hazırlık yapıyor.




__________________
"Bankacılar paranın sahte olup olmadığını anlamak için, parayı ışığa doğru tutup içerisinde ATATÜRK filigranı var mı yok mu diye bakarlar. Siz de bir adamın ne olduğunu anlamak için, onu ışığa tutun; bakın bakalım içerisinde ATATÜRK var mı, yok mu! İçerisinde ATATÜRK olmayan adamlara iltifat etmeyiniz. Cumhuriyet'e sahip çıkınız."


''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, diğer her şeyi de Atatürk'e..."
Daniel Dumoulin
Bellatrix is offline  
Eski 11-04-2008, 10:45   #2 (permalink)
pars34
Astsubay Üstçavuş
 
Giriş Tarihi: 28-08-2007
Mesajlar: 180
Rep Gücü: 282
Rep Puanı : 70104
pars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımazpars34 Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Bunlar fikir ******su.Rüzgar ne yandan eserse öyle davranıyorlar.
pars34 is offline  
Eski 11-04-2008, 11:26   #3 (permalink)
h@sret
Üsteğmen
 
Giriş Tarihi: 04-08-2007
Mesajlar: 597
Rep Gücü: 2379
Rep Puanı : 593855
h@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımazh@sret Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Hep aynı şeyler.ben artık bıktım . Onlar diyolar ki "Biz değiştik hem de çağ atladık".
__________________
SESSİZ GEMİ

Artık demir alma günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Bîçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!
Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.
h@sret is offline  
Eski 11-04-2008, 14:38   #4 (permalink)
MASsSER
Astsubay Başçavuş
 
Giriş Tarihi: 12-02-2008
Mesajlar: 229
Rep Gücü: 305
Rep Puanı : 76032
MASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımazMASsSER Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Bİ GÜN O GÜLE DİKENİ SOKARLAR ELBET.




__________________
MASsSER is offline  
Eski 11-04-2008, 19:40   #5 (permalink)
By_capo
Neuro Kanki
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Konum: İSTANBUL
Mesajlar: 6,819
Rep Gücü: 15960
Rep Puanı : 3982792
By_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımaz
Varsayılan

ya millet bunları görmüyor göstermiyorlar anlamadım niye hala bunlara oy veriyorlar
__________________
CeSarE†imiN ßi††iĞi yErdE £SaRe†iM ßa$Lar


tek büyük galatasaray





By_capo is offline  
Eski 11-04-2008, 21:40   #6 (permalink)
gezerff
Banned
 
Giriş Tarihi: 17-02-2006
Mesajlar: 8,430
Rep Gücü: 0
Rep Puanı : 5596749
gezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımazgezerff Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Alıntı:
ÇİĞDEM tarafından gönderildi Mesajı Görüntüle
Konu aynı, içerik farklı
1995 (AB)
“Türkiye’nin AB’ye giremeyeceği kesindir... Çünkü Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği’dir. Sizi o zenginler köşkünün bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte...”

1992 (Laiklik)
“Moral değerleri açısından yine Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden , en ziyade tahribatı vermiş olan, sistemin ilkelerinin birisi de laiklik ilkesidir.”

2008 (AB)
“Türkiye içindeki ve Avrupa kamuoyundaki bütün tartışmalara rağmen Türk halkı AB standartlarını benimseme, yönünde sessiz, ama devamlı biçimde mesafe almaktadır.”

2008 (Laiklik)
“Türk halkı, anayasanın, devleti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak niteleyen temel ilkeleri konusunda mutabakat içindedir. Bunda hiç şüphe yoktur.”


Haber : Fatih ERBOZ
1992 ve 1995 yılında yaptığı konuşmalarda Avrupa Birliği ile laikliğe eleştiriler yönelten Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün AB’den övgüyle sözederken laiklik ilkesine de vurgu yaptı. Abdullah Gül, Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin, diyaloğun ve işbirliğinin her düzeyde geliştirilmesinin, devam eden katılım sürecinin gereği olduğunu söyledi. İstanbul Radisson SAS Oteli’nde düzenlenen Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) 24. Toplantısı’nın açılışında konuşan Gül, Türkiye ile AB ilişkilerinin yapısını üçlü bir sacayağına benzetmenin mümkün olduğunu belirterek, bunun ilk iki ayağını hükümetler arası ve parlamentolar arası temasların teşkil ettiğini ifade etti. Gül, şunları söyledi: “Katılım müzakereleri devam ettiği halde, Avrupa’da ülkemize ilişkin, Türkiye’de ise AB ile ilgili olarak bazı iletişim, algılama ve anlayış sunumları ile kimi zaman da yanlış anlamaların bulunduğunu görüyoruz. Bu itibarla da KİK’in çalışmalarının bundan sonra da etkin biçimde devam etmesini temenni ediyorum.” Gül özetle şöyle devam etti:


Tarihi bir fırsat
“Bugün sizlere Türkiye’nin modern Avrupa kurumları ve değerleriyle olan ilişkilerinin ne kadar tarihsel ve köklü olduğu gibi, bildiğiniz hususları tekrarlamayacağım. Bunlar hepinizin çok iyi bildiği ve zaman zaman çok geniş şekilde konuştuğumuz konular. Bu tarihsel temel artık yepyeni bir olguya dönüşmüştür, yepyeni bir statüye kavuşmuştur. Türkiye 2005 yılında AB ile tam üyelik müzakerelerine başlamıştır. Müzakerelere başlamakla kalmamış, mesafe de katetmeye başlamıştır. Bu gelişme iki tarafa da tarihi bir fırsat, yeni bir esneklik vermektedir. Bu tür fırsatlar değişen konjonktürler nedeniyle her zaman ortaya çıkmayabilir. Bunun bilinciyle şimdi iki taraf bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli ve bu yeni perspektifle ilerlemelidir. Türkiye içindeki ve Avrupa kamuoyundaki bütün tartışmalara rağmen Türkiye ve Türk halkı AB’nin değer ve standartlarını benimseme, içselleştirme ve hayata geçirme yönünde sessiz ama devamlı biçimde mesafe almaktadır.” Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türk milletinin reform sürecinde, ara vermeksizin koşar adımlarla gitmesini de tavsiye ederek, “Bunun, Türkiye’yi bugün içinde bulunduğu tartışmalı ortamdan daha güçlü şekilde çıkaracağına, ayrıca toplumun bazı kesimlerinin var olan kaygılarını gidereceğine inandığım için gerçekten tavsiye ediyorum” dedi.


Cumhuriyet kazanımları
Gül, Türk halkının, anayasanın, devleti, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olarak niteleyen temel ilkeleri konusunda mutabakat içinde olduğunu ve bunda hiç şüphe bulunmadığını belirtti. Gül, şöyle dedi: 85 yıllık Cumhuriyet döneminde sağlanan başarı ve kazanımlar, cumhuriyetimizin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olma özelliklerini daha da güçlendirmiştir, daha da derinleştirmiştir. Türk halkı, bu sürecin devamı konusunda tam bir kararlılık içindedir. Bu doğrultuda, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak olarak özetlediği hedefe ulaşma yolunda bugüne kadar muazzam bir mesafe kat edilmiştir. Türkiye’nin ufku aynı doğrultuda son derece açıktır.”


Gül, 13 yıl önce böyle diyordu
Avrupa Brliği (AB) hayali için taviz üstüne taviz veren AKP’nin en dikkat çekici isimlerinden olan Abdullah Gül’deki, AB değişimini görmek için, Usta gazeteci yazar Hulki Cevizoğlu’nun “İşgal ve Direniş” kitabındaki şu satırlara bakmak yeterli. “Günlerden 8 Mart 1995. Kürsüde bir konuşmacı var. Refah Partisi Kayseri milletvekili Abdullah Gül, TBMM’de AB için özetle şöyle diyordu: ”Siz o profesörün (Erol Manisalı) dediği gibi, Avrupa’nın Zenginler Kulübü’nün köşkünde, bahçedeki bir barakaya girdik diye sevinerek geldiniz... Sizi o zenginler köşkünün, üzülürek maalesef söylüyorum, kendi ülkem adına, bahçesindeki bir kulübeye böyle koyarlar işte...


Taviz veriliyor...
1982 yılından itibaren, mâli yardım yapmayacak mıydı, Ankara Antlaşması veyahut da diğer anlaşmalara göre? Burada herşey tek taraflı olarak gitmektedir. Avrupa’nın menfaatleri söz konusu olduğunda tavizler verilmektedir, fakat Türkiye’nin çıkarları söz konusu olduğunda, hiçbir direniş, hiçbir ısrar olmamaktadır.”


AP, bölmek istiyor
Gül, 12 yıl önce, SP’nin Kızılcahamam Kampı’nda ise şunları söylüyordu: “Avrupa Parlamentosu’nda (AP), Türkiye’de bölücülüğün, otonom idarelerin nasıl istendiğini, Ermeni davalarının savunulduğunu göreceksiniz. Fakat Türkiye’de, bu milletin Müslüman’ca yaşaması söz konusu olduğunda, köktendincilik denilecek; Avrupa, budur.”


Laikliği tehdit olarak görmüştü
Abdullah Gül, 1992 yılında Türkiye Gönüllü Kültür Teşekkülleri 3. İstişare Toplantısı’nda yaptığı laiklik konusundaki konuşmasında ise şunları söylemişti: “Tarih boyunca görülmüştür ki, en kalıcı ve birleştirici unsur din olmuştur. Ama bu Türkiye’deki resmi ideoloji tarafından devamlı tehdit altına alınmış. Moral değerleri açısından yine Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden, sistemin ilkelerinin birisi de laiklik ilkesidir. Maalesef laiklik, gerek kavram olarak, gerek uygulama olarak Türkiye’de hep münakaşa konusu olmuş. Laikliği, devlet ile dinin birbirlerinden ayrılığı şeklinde en basit olarak tarif edersek, önce Türkiye’de tabii din böyle söylenmiş, ondan sonra da tam bir kontrol altına alınmıştır.”

Görevini mahkemeye devretti!
AKP’nin gönderdiği hiçbir yasayı veto etmeyen Gül, Anayasa Mahkemesi’nin yükünü ardırdı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül göreve geldiği günden bu yana, Çankaya Köşkü’ne sunulan kanunlar konusunda veto mekanizmasını çalıştırmazken, Gül’ün, kanunları birer birer onaylaması da yeni dönemde Anayasa Mahkemesi’nin yükünü artırdı. Gül’ün önüne gelen kanunları jet hızıyla onaylaması CHP’nin sık sık Anayasa Mahkemesi’nin yolunu tutmasına yol açarken CHP bugüne kadar 2’si Anayasa değişikliği 7’si kanun olmak üzere toplam 9 kez Yüksek Mahkeme’ye başvuruda bulundu. Hafta başından bu yana Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Kanunu ile bazı belediyelerin kapatılmasını ve 43 yeni ilçe kurulmasını öngören kanun için Anayasa Mahkemesi’ne başvuran CHP, “kadrolaşma” iddialarına yol açan Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda değişiklik öngören kanun için de hazırlık yapıyor.



Perinçek'de geçmişte neler diyordu..ama burada gül'ü eleştiren maocular,zırtlar,zurtlar vs..abdullah gül'e değişemez diyorlar ama bölücü perinçek veya cuntacı ilhan için hiçbirşey demiyorlar..onların değiştiğine inanıyorsunuzda gül'ün değiştiğine neden inanmıyorsunuz..
gezerff is offline  
Eski 11-04-2008, 22:31   #7 (permalink)
ÜMİT GÜNENDİ
Korgeneral
 
Giriş Tarihi: 27-11-2007
Mesajlar: 2,808
Rep Gücü: 4441
Rep Puanı : 1107415
ÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımazÜMİT GÜNENDİ Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Haber için teşekkürler.Çiğdem.Uzakdan davulun sesi hoş gelir insana.Hükümet dışındayken insanlar ahkam keserler atarlar tutarlar bizi gaza getirirler.Hükümetin başına geldiklerinde onlarda gerçekleri görürler.Cesaretleri yoktur sözlerini tutmaya.Çünkü tutarlarsa hem yoksulluk hem ekonomik kriz kapıyı çalıcakdır.Onlara tatlı gelir sonra koltuk sevdası ve Kahraman olmak yerine koltuklarında otururlar belli bir süre.Böyle gelmiş böyle gidecek.Saygılar
__________________
OSMAN PAMUKOĞLU VE EŞREF BİTLİS GİBİ PAŞALARIMI BUGÜNLERDE ÇOK ARIYORUM.İKİSİDE GÖREVİNİN BAŞINDA OLSAYDI BAKIN NELER OLURDU
ÜMİT GÜNENDİ is offline  
Eski 12-04-2008, 03:09   #8 (permalink)
siyaset
Orgeneral
 
Giriş Tarihi: 19-05-2007
Konum: BÜTÜN VATAN TOPRAĞI
Mesajlar: 3,618
Rep Gücü: 3089
Rep Puanı : 768410
siyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımazsiyaset Beni kesseler acımaz
Varsayılan

Gül,kendi kendine YORUM FARKI yapmış :))
siyaset is offline  
Kapalı Konu


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 14:07.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Forum
porno sex haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490