|
Albay
Giriş Tarihi: 04-11-2007
Konum: 57. ALAY SEHITLIGI
Mesajlar: 1,365
|
Alıntı:
mirabile tarafından gönderildi
Dinlerarası diyalog nedir?
Dinlerarası diyalog, Papalığın II. Vatikan Konsili'nin 4. oturumunda kabul edilen, "Nostra Aetate" diye maruf Konsil metninde aktarılan ve 28 Ekim 1965'te Papa VI. Paul'un onayıyla ilan edilen, "Papalığın 3. bin yıl hedefi olarak açıkladığı Asya'nın hristiyanlaştırılması projesi'nin bir yöntemidir. Papalığın "çağdaş hristiyanlaştırma ve misyonerlik usulü” dür.
( Bakınız; John W. O'Malley, "Reform, Historical Conciousness And Vatikan li's Aggiornamento, Theological studies, 1971 xxx11/4; M. Raukanen, The catholic Doctrin of Non-Christian Religions According to the Second Vatikan Council, New york 1992, 35; The Second Vatikan Council, Nostra Aetate, 1-4)
Papalığın, dinlerarası diyalog adı altındaki böylesi bir "Asya'yı hristiyanlaştırma projesi"nin gönüllü bir parçası olmak, İslâm akaidine göre Müslüman'a zarar verir mi?
İslâm akaidi ve Ehl-i Sünnet esaslarına göre; Papalığın böylesi bir "hristiyanlaştırma projesi ve misyonunun gönüllü bir parçası olan" herhangi bir Müslüman, mürted olur, İslâm dairesinin dışına çıkar, küfre düşer. Bu küfrü irtikab ettiği ana kadar, yaptığı tüm ibadet ve hayırlı amelleri boşa çıkar, müflis olur. Evli ise nikahı düşer. (A.Z. Gümuşhanevî, Cami’ül Mütün ,c.1, Elfaz-ı Küfür, b.2)
Hristiyanlık gibi İslâm'dan gayri bir din edinen kimseyi küfre düşmüş saymayan kişi veya onların küfürde oldukları hususunda şek:-şüphe içinde olan kişi yahut da onların manevi gidişatının doğru olduğu kanaatini taşıyan kişi İslâm'dan çıkmış olur, küfre düşer. (Muhammed b. ismail er-Reşid ,Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul -Melahide vr 11b]
Nisa Suresi 115: "Kim Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra,
(Hz. Muhammed) karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka
bir yola tabi olursa, onu o saptığı yönde bırakırız ve cehenneme
Sürükleriz ; o ne kötü biryerdir."
Nisa Suresi 13-14: "Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim kendisi için yol belli olduktan sonra Peygambere (Hz. Muhammede)'ine itaat ederse Allah onu, ırmaklar akan cennetlere koyacaktır; onlar orada devamlı kalıcıdırlar ; işte büyük kurtuluş budur."
“Kim de Allaha ve Peygamberi (Hz. Muhammed) ‘ine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa Allah onu, ebedi kalacağı bir ateşe sokar ;onun için alçaltıcı bir azab vardır.”
Cin Suresi 23-24: "Artık kim Allah'a ve Resulü (Hz. Muhammed)ine karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır."
Muhammed Suresi 32-33-34: "İnkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygamber (Hz. Muhammed)'e karşı gelenler, Allah'a hiçbir zarar veremezler. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır."
"Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber (Hz Muhammed)'e itaat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın. Zira inkâr edip Allah yolundan alıkoyanları ve de kâfir olarak ölenleri Allah asla bağışlamaz."
Fetih Suresi 28-29: "Bütün dinlere üstün kılmak üzere, Peygamberi (Hz. Muhammed)'ini hidayet ve Hak din ile gönderen O'dur. Buna şahit olarak Allah yeter; Muhammed Allah'ın elçisidir. O (Hz. Muhammed)'in beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı onurlu, kendi aralarında merhametlidirler."
"Ehl-i Kitap ile amentüde ittifakımız vardır" inancını taşımanın veya gönüllü olarak bu ifadeyi kullanmanın itikadî hükmü nedir?
Böyle bir inancı taşıyan ve ikrar eden Müslüman, İslâm akaidi ve Ehl-i Sünnet esaslarına göre mürted olur, İslâm dairesinin dışına çıkar, küfre düşer. Böyle bir inanç, Hakk'ı batılın seviyesine indirmek, Hakk'ı batıl ile karıştırmak, ilahi olan ile muharref olanı aynı kefeye koymak ve eşitlemektir ki, İslâm akaidi, Ehl-i Sünnet esasları ve bizzat Kur'an-ı Kerim'in ikaz edici beyanlarına göre bu küfürdür. ( A.Z. Gümüşhanevî, Cami’ül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffırat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )Bir kimse, ehl-i kitap ile amentüde ittifakın var olduğuna inanırsa, hatta kiliselerin Allah'ın evleri olduğuna, orada Allah'a kulluk yapıldığına, Yahudi ve Hristiyanların yaptıklarının Allah'a kulluk, O'na ve Rasulüne itaat olduğuna inanırsa, Allah'ın da bu yapılanlardan hoşnut ve memnun kaldığına itikad ederse kafir olur. Ehl-i zimmeti (gayr-i müslimlerî) kiliselerinde ziyaret etmenin Allah'a yakınlık vesilesi olduğuna itikad eden kimse, İslâm dininden çıkar, mürted olur. ( Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib’ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffırat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )
Al-i Imran Suresi 19: "Allah katında yegâne Hak Din Islâmdır.
Al-i İmran Suresi 85: "Herkim İslam'dan başka birdin ararsa, bilsin ki, (o din) ondan asla kabul edilmeyecektir; o kimse, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."
Al-i İmran, 100: "Ey iman edenler, Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba tabi olursanız, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir yaparlar."
Ahirette kurtuluş için Hz. Muhammed'e (sav) inanmaya hacet yoktur; Kelime-i Tevhid'in ikinci rüknü olan "Muhammedu'r Rasûlullah" kısmını ikrar bir kemal mertebesidir, cennetlik olma için bunu ikrar ve buna iman etmek lüzumlu değildir demenin hükmü nedir?
Böyle bir inancı taşımak ve yaymak, İslâm akaidine göre, Müslüman'ı dinden çıkartır, mürted yapar, küfre düşürür. (A.Z. Gümüşhanevî,
Camîül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr 11 b )
Peygamberlik müessesesini kabul etmekle beraber peygamberlerden bazısının nübüvvetini inkâr etmek küfürdür. Bu sebeple Hz. Adem'den beri gönderilen bütün peygamberleri kabul etmekle beraber Hz. İsa ve Hz. Muhammed'i Allah Rasûlü olarak tanımayıp yalanlayan Yahudiler, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in risaletine inanmayan Hristiyanlar, Peygamberimizin Risaletine inanmanın bir zaruret değil, sadece bir kemal mertebesi olduğunu iddia edenler, Peygamberimizi ve O'nun Peygamberliğini hafife alanlar küfre düşmüşlerdir.
(Ali el-Kari, Şerhu'l Fıkhı'l Ekber, s 50; Gazali, el-iktisad, s 112; Ibn Hazm, el-Fasl , c1,s35 )
Fetih Suresi 28-29: "Bütün dinlere üstün kılmak üzere, Peygamberi (Hz. Muhammed)'ini hidayet ve Hak din ile gönderen O'dur. Buna şahit olarak Allah yeter; Muhammed Allah'ın elçisidir. O (Hz. Muhammed)'in beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı onurlu, kendi aralarında merhametlidirler."
Fetih Suresi 13: "Kim Allah'a ve Resulü (Hz. Muhammed)'ine iman etmezse bilsin ki biz, kâfirler için çılgın bir ateş hazırlamışızdır."
Cin Suresi 23-24: "Artık kim Allah'a ve Resulü (Hz. Muhammed)'ine karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."
Maide Suresi 19: "Ey ehl-i kitap! Peygamberlerin arası kesildiği bir vakitte elçimiz size elçimiz (Hz. Muhammed) geldi. O (Hz. Muhammed) size hakkı- hakikatı açıklıyor ki (kıyamette) ;”Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi” demiyesiniz .İşte size müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah herşeye hakkıyle kadirdir.”
Alemlere rahmet Hz. Muhammed şöyle buyurur: "Hz. Musa ve İsa (as) bugün yaşasalardı, bana iman edip tabi olmaktan başka bir yolları ve vazifeleri olmazdı”
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/471, 4/266; Abdülhalim Mahmud, Alemiyye,248)
Alemlere rahmet Hz. Muhammed şöyle buyurur: "Varlığım kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki, Musa peygamber bile sizin aranızda bulunsa da siz beni bırakıp ona uysanız, şüphesiz sapıklardan olurdunuz"
(Ahmed bin Hanbel, Müsned, 3/471,4/266)
Allah katında yegâne din hangisidir?
Kur'an-ı Kerim'e göre, Allah katında son ve tek Hak din İslâm'dır; Kendilerine İslâm'dan başka bir din arayanlar, ahirette hüsrandadırlar.
Al-i İmran Suresi 19: "Allah katında yegâne Hak Din İslâmdır."
Al-i İmran Suresi 85:" Her kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, (o din) ondan asla kabul edilmeyecektir; o kimse, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır."
Ehl-i Kitap'tan herhangi bir gruba tâbi olmanın, dinen mahzuru var mıdır?
Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba tâbi olmak, Kur'an-ı Kerim'e ve İslâm akaidine göre Müslüman'ı dinden çıkartır, imandan sonra kafir yapar
( A.Z. Gümüşhanevî, Camrül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 12, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide,vr11 b.)
Al-i İmran, 100: "Ey iman edenler, Ehl-i kitaptan herhangi bir gruba
tabi olursanız, sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir yaparlar."
Maide Suresi 51-52-53-54-55-56: "Ey iman edenler! Yahudileri ve
Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar. İçinizder
kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler
topluluğuna yol göstermez."
"Kalblerinde hastalık bulunanların: "Başımıza (küresel) bir felâketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasına koşuştuktan
görürsün. Umulur ki Allah bir fütuhat, yahut katından bir emir getirecek de onlar , içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır “
"(O zaman) iman edenler: "Bunlar mıdır sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle yemin edenler?" diyeceklerdir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştirde kaybedenlerden olmuşlardır."
"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) muhakkak Allah, sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorlu bir topluluk getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfü ve ilmi geniştir."
"Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah'tır, Resulü (Hz. Muhammed)'dir ve de şu iman edenlerdir ki onlar Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler."
"Kim Allah'ı, Resulü (Hz. Muhammed)'ini ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah'ın tarafını tutanlardır."
Hz. Peygamber'in kıyamete dair haberlerinde ahir zamanda böylesi fitnelere ilişkin ikazlar var mıdır?
Alemlere rahmet Hz. Muhammed (sav), ahir zamanda ümmetinden bazı grupların Ehl-i kitaba - müşriklere iltihak edeceklerini, kendisini mehdi zanneden ve hatta Hz. Peygamber'i güya devre dışı bırakarak peygamberlik makamına musallat olan ve bu bağlamda kendisini nebi yerine koyan deccallerin ortaya çıkacağını beyan emişlerdir.
Alemlere rahmet Hz. Muhammed şöyle buyurur: Şu bir gerçek ki,ümmetim adına korktuğum en önemli şeylerden biri de, dalalete
sapmış yöneticiler ve önderlerdir. Ümmetimden bazı gruplar putlara tapacaktır, bazı gruplar da (Hak dinden saparak) müşriklere
katılacaklardır. Kıyamete yakın zamanda deccallar türeyecektir. Bunların
saysı 33 (ilâ 70) civarında olacaktır. Bunların kimi kendisini peygamber,
(kimi de Mesih) zannedecektir... Ve lakin ümmetimden bir grup sürekli Hak üzere olacaktır. Onlar Allah'ın yardımını göreceklerdir. Allah'ın emri
(olan kıyamet) gelinceye kadar, bu kendilerine ters düşerek Hak'tan
ayrılanlar onlara zarar veremeyecektir." ( ibn Mace, sünen, fiten, 9; Ebu Davud, Sünen, fiten,1)
Ahir zaman fitnesine aldanarak yukarda bahsedilen “İslam akaidine göre küfür olan hallere" düşen bir Müslüman ne yapmalıdır?
Derhal "tecdid-i iman" yapmalı, tevbe ve istiğfar etmelidir. Nikahını da yenilemelidir. "Eşhedü en lailahe ilallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Rasûlühü" diyerek imanını tazelemeli ve gusül abdesti almalıdır. Böyle bir küfrü irtikab etmekle ibadet ve salih amelleri boşa çıktığı için, tecdid-i imandan sonra çok daha hassas olmalı, Rasûlullah Efendimize bolca salat ve selâm getirmeli, dili hep Allah'ın zikri ile ıslak kalmalıdır .
(A.Z. Gümüşhanevî, Camrül Mütûn, c.1, Elfaz-ı Küfür, b. 2; Muhammed b. İsmail er-Reşîd, Tehzib'ü Risalet'il Bedri'r-Reşîd fi Elfâz'il Mükeffirat, vr 22, Yahya bin Ebi Bekr, Esir'ul-Melahide, vr8b)
Bakara Suresi, 159-160-161 -162: "İndirdiğimiz açık delilleri ve şu Kitap (Kur'an-ı Kerim)'de insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah, hem de bütün lanet ediciler lanet eder."
"Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başka... Zira ben onların tevbelerini kabul ederim; Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim."
"(Hak ile gönderdiğim Muhammed'imizi ve ayetlerimizi) inkâr etmiş ve kâfir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların laneti onların üzerinedir. Onlar ebediyen lanet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir, ne de onların yüzlerine bakılır."
Al-i Imran, 102: "Ey iman edenler, Allah'tan O'nun azametine yaraşır biçimde korkun ve sadece ve sadece "Müslümanlar" olarak ahirete göç edin..."
Yukarıda Dinlerarası diyalog bölümünde değindiğimiz konular ve küfür halleri, hem dini ve milli bütünlüğümüz bakımından, hem de ebedi olan ahiret hayatımız açısından çok ciddi bir tehlike ve itikadî sapma olduğu aşikardır..
|
 
Oyledir Elhamdulillah...................
__________________
Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
|