# K A P A T #
ForumNeuro


Geri Git   ForumNeuro > Güncel > Siyaset Alanı
Kayıt S.S.S Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

Siyaset Alanı Siyaset hakkındaki görüşler ve düşünceler...


Yanıtla
 
Forum Araçları Görüntüleme Biçimleri
Eski 20-07-2008, 21:30   #1 (permalink)
ra_horathky
Asteğmen
 
Giriş Tarihi: 05-08-2006
Mesajlar: 313
Rep Gücü: 123
Rep Puanı : 29864
ra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımazra_horathky Beni kesseler acımaz
turkbayragı Ergenekon Mutabakatının 'Sivil Kanadı' Oyuna Gelmiş Olmasın

Dolmabahçe saraylarında, veya Başbakanlık konutlarında, veya karargâhın harita odalarında “Ergenekon mutabakatı” yapanlar, “İşin darbe kısmını bize bırakın. Siz emekli askerler ve sivil unsurlar üzerinden gidin. Paşa ve darbe boyutunu biz hallederiz” demiş olabilirler mi?

Bu arkadaşlar da bir yıldır, “Genelkurmay soruşturma başlatacak, iddianameyi eş zamanlı açıklayacağız” diyerek Kuddusi Okkır’ın ölümüne neden olmuş olabilirler mi? Ergenekon savcısının Genelkurmay’a ikide bir yazı yazdığını ve aylarca cevap beklediğini hatırlayın…

Sonra, Genelkurmay, “Biz incelemeyi sürdürüyoruz, hele siz kendi önünüzdekini bitirin” şeklinde bir ‘güvendirme ve oyalama’ taktiğine girmiş olabilir mi?

Kusursuz plan yapmak sadece Allah'a mahsustur...

El-Kadı’ya kefil olan bir başbakanın ülkesinde, terörle yıllarca boğuşmuş kahraman askerler “terörist” oldukları”gerekçesiyle tutuklanıyorsa kimsenin kafası karışmasın…

Ortalığı kasıp kavuran enformasyon kirliliğine rağmen her şey apaçık ortada demektir…

Önümüze atılan kaos tablosunda, taşlar giderek yerine oturuyor.

Bu büyük karmaşanın ortasında sorulması gereken en önemli soru, “Darbe günlüklerine, Ergenekon – pardon Agarta!- iddianamesinde neden yer verilmedi?” sorusudur. Başsavcı Engin’in açıklamasına göre, bu önemli unsur iddianamede yer almıyormuş!

Daha iki yıl önce “Türkiye’de darbeler dönemi bitmiştir” diye yazıp çizenler, şimdi kamuoyunu korkunç bir darbe girişimiyle karşı karşıya olduğumuzu iknâ etmeye çalışıyor. The Exorcist filmini aratmayacak senaryolar anlatıyorlar. Kamuoyunu iknâ edemedikçe daha da çılgınlaşıp saçmalığın batağına batıyorlar. Uydurdukları senaryolara kimse inanmayınca, kendileri inanmak zorunda kalıyorlar, çevrelerindeki güvenlik önlemlerini falan arttırıyorlar; çatılara keskin nişancı yerleştiriyorlar…

Geçen gün Başbakanlığın önünde, muhtemelen işsizlikten bağrı yanmış bir garibanın üstüne korumalar, “Ergenekon tetikçisi olmasın” diye öyle bir çullandı ki, adamcağız çareyi düşüp bayılmakta buldu. Bu trajikomik olayı televizyonlardan içimiz acıyarak izledik…

Evet, şu meşhur darbe günlükleri iddianamede neden yok?

Sözkonusu günlükleri yazmakla itham edilen fakat her nedense yargıdan muaf tutulan zat, (ki maalesef şerefli Türk Ordusu’nun eski bir üst düzey mensubudur), üzüntüsünden on altı aydır denize girmiyormuş! Eşi hanımefendi öyle söyledi..

Ne kadar büyük bir mağduriyet! İnsan on altı ay denize girmeden nasıl yaşayabilir? Yazık.

Darbe girişimi iddialarını soruşturmayan bir iddianame daha baştan çökmüştür. Suçlanan bunca insan, yazıp çizilen o korkunç eylemler ve planların sonucunda, orduyu arkalarına alamamışlarsa, çelik çomak oynadıklarıyla kalmışlar demektir. Ama siz bir yıldır öyle demiyorsunuz ki…”Devletin içine çöreklenmiş ve darbe yapmaya hazırlanan büyük bir gizli örgüt yakaladık. İddianameyi açıklayınca gözlerinize inanamayacaksınız!” diyorsunuz…

Sonra iddianameyi bir açıklıyorsunuz ki darbenin d’si yok! “Böyle tutarsızlık olur mu?” diyenleri de “bu önemli soruşturmayı sulandırmakla” suçluyorsunuz. Siz varken başka “sulandırıcıya” ihtiyaç varmış gibi…

Soru peşimizi bırakmıyor…

Darbe günlükleri iddianamede neden yok?

Ergenekon soruşturmasının, bir “büyük mutabakatın” sonucu olduğu artık sır değil..

Behiç Gürcihan’ın söylediği gibi, “Herkes kendi muhalif kotasını kullanmış”…

Muhalif kotaları kullanılırken, oğullarını AKP’li işadamlarının yanına yerleştiren ve Başbakan’a eşine ait arazinin değerini yükselltirecek kadar yakın olan Paşa’yı birileri koruyup kollamış olabilirler mi?

“Hükümetin Ofer’ini de, Amiral’in lüferini de yazarım arkadaş!” diye efelenenler neden suskun?

Bakın ben size bir şey söyleyeyim mi..Erdoğan “vefalı” bir adamdır. Bu öyle bizim bildiğimiz gibi hakkaniyetli bir ‘vefâ’ olmasa da “yakınındakileri” ne yapmış olurlarsa olsunlar, sonuna kadar koruyan, kendine has bir “vefa” anlayışına sahiptir. Ergenekon davasının en önemli çıkış noktalarından birisi olan “Günlükçü Paşa”yı” böyle bir ‘nüfuz ve vefa atmosferi’ korumuş olabilir. Ne dersiniz?

Birincisi bu…

İkincisi daha da önemli…Dolmabahçe saraylarında, veya Başbakanlık konutlarında, veya karargâhın harita odalarında “Ergenekon mutabakatı” yapanlar, “İşin darbe kısmını bize bırakın. Siz emekli askerler ve sivil unsurlar üzerinden gidin. Paşa ve darbe boyutunu biz hallederiz” demiş olabilirler mi?

Bu arkadaşlar da bir yıldır, “Genelkurmay soruşturma başlatacak, iddianameyi eş zamanlı açıklayacağız” diyerek Kuddusi Okkır’ın ölümüne neden olmuş olabilirler mi? Ergenekon savcısının Genelkurmay’a ikide bir yazı yazdığını ve aylarca cevap beklediğini hatırlayın…

Sonra, Genelkurmay, “Biz incelemeyi sürdürüyoruz, hele siz kendi önünüzdekini bitirin” şeklinde bir ‘güvendirme ve oyalama’ taktiğine girmiş olabilir mi?

Ne de olsa, kusursuz plan yapmak sadece Allah'a mahsustur.

Kamuoyunun ve siyasi muhalefetin “İddianame neden çıkmıyor?” baskısına daha fazla dayanamayan ve Kuddusi Okkır’ın ölümüyle hem bu dünyada, hem Allah’ın huzurunda suçlu düşmenin telaşıyla, on üç aydır beklenen iddianame, en önemli ayağı eksik olarak, yani “darbe günlükleri” olmaksızın açıklanmak zorunda kalınmış olabilir mi?

Bitmedi…

“Biz bu işi TSK ile işbirliği halinde yapıyoruz” havası basanlar, dayanaksız bir iddianameyle ortada kalakalınca, böyle bir işbirliğinin varlığına kamuoyunu inandırmak için, “MİT bilgi verdi, TSK soruşturma başlattı” haberini yaymış olabilirler mi?

Ve bu haber, “yandaş medya” inandırıcılığını giderek kaybettiği ve psikolojik harbin ortasına tam anlamıyla büyük abdest yaptığı için, Akşam gazetesinden İsmail Küçükkaya’ya yazdırılmış olabilir mi? (Çukurova grubu üzerindeki TMSF baskısını da aklınızın bir köşesinde tutun)

Murat Yetkin’in 5 yıl önce övüne övüne yazdığı “Askerlerin ‘çekil’ mesajını Ecevit’e ben götürdüm” haberini, hiç duyulmamış bir şeymiş gibi bugün tekrar ısıtanlar, giderek irtifa kaybeden inandırıcılık meselesinde çuvallayanlar olabilir mi?

Genelkurmay’ın bekleyip bekleyip, basının ayranını iyice kabarttıktan sonra, haberi akşam geç saatlerde yalanlamasıyla zobuduk gibi ortada kalınmış olabilir mi?

Şu soru sorulabilir: “Madem saraylarda, karargâhlarda yapılmış büyük mutabakatlar var; öyleyse mutabakatın bir tarafı refikini neden yolun ortasında tek başına bırakıversin?”

Bilemeyiz…

Siz deyin, “alt kademelerde rahatsızlık başladı”; ben diyeyim “Gül’ü cumhurbaşkanı yapmayacağına söz verdikten sonra mutabakata uyma iradesini gösteremeyen Erdoğan’dan rövanş alınıyor…”

Öyle ya…Sen, “Gül’ü aday göstermeyeceğim” diye söz verdikten sonra, “Paşa’m kusura bakma, tabana söz geçiremedim” diye mazeret bildirip çekil. Onlar da şimdi demezler mi ki, “Sayın Başbakan, kusura bakma sadece senin tabanın yok, bizim de tabanımız var. Biz de söz geçiremedik..Genç subaylar rahatsız!..”

Derler.

İnsanı böyle eli böğründe bırakıverirler. Elinde bir adet Doğu Perinçek, bir adet Veli Küçük, kırk küsur muhalif, bir ölü ve içeride kahrından siroza yakalanmış bir kadıncağızla kalakalırsın orta yerde…

Darbe günlükleri açığa kavuşturulmadıktan sonra bu iddianame dikiş tutmaz. Ölü doğmuştur.

İstediğiniz kadar şehir efsaneleri yazdırın, bu iş yü-rü-mezz! Kendi sonunuzu getirirsiniz. Siyaset kör inadı kaldırmaz, “ben yaptım oldu” mantığını Hitler olsanız götüremezsiniz. Hak ve hakkaniyet o kadar güçlü bir şeydir ki hiçbir güç onun üstüne çıkamaz.

Bu saatten sonra, “darbe günlüklerini” alelacele hazırlanacak ek iddianamelere sığdırmaya çalışmak da durumu kurtarmaz. Biz bu ülkenin akıllı ve okumuş insanları olarak, darbe günlüklerinin Genelkurmay’ın da katılacağı adil bir yargılama ile açıklığa kavuşturulmasını istiyoruz. Emekli Oramiral de, “darbe girişimlerini” askeri savcılığa bildirmeyip turşusunu kuran eski Genelkurmay Başkanları da , yetkisini kullanmak yerine ordunun peşine istihbarat örgütünü düşüren Başbakanlar da, ortalık yangın yerine dönmüşken Köşk’te futbolcu ağırlayan Cumhurbaşkanları da yargı önüne çıkmalıdır.

Yok öyle üç-beş garibanı içeri tıkıp kahrından kanser etmek, siroz etmek…

Bu perişanlığı da "Temiz eller operasyonu" diye yutturmaya kalkışmak...

SİNAN AYGÜN’ÜN DURUMUNA İLİŞKİN NOT: Sayın Aygün, serbest bırakılmanıza çok sevindik. Bu adil karar için ilgili mahkemeyi kutlar, size de geçmiş olsun deriz. Yalnız, geri kalan elli kişinin çok daha sağlam gerekçelere dayandırılmış itiraz dilekçelerine ret kararı verenlerin bir tek sizin tutukluluğa itirazınızı dikkate almaları biraz ilginç. “Devletim onbeş gün beni misafir etti, hakkını helal etsin” şeklindeki tuhaf açıklamalarınızı da ‘serbest kalmanın heyecan ve duygusallığı içinde’ sarfedilmiş sözler” sayalım…İyi ama şu “ağabey” meselesi ne oluyor Sinan Bey? Telefon dinlemesine takılan “ağabeyinizin” kim olduğunu “Bu bir devlet sırrıdır, sadece Yargıç’ın kulağına söylerim” demenize rağmen, kimsenin size böyle bir şey sormaması ve alelacele serbest bırakılmanız ne kadar da dikkate şâyan..Size, “Devlet sırrının ne olduğuna sen mi karar veriyorsun? Ne demek ‘sadece yargıca söylerim?’Kimse muhakeme usulünde yer almayan ayrıcalıklar talep edemez” diyen de olmamış anlaşılan. “Ağabeyinize dua edin” derim. İyi ki telefon dinlemesine takılmış, yoksa belki de hâlâ yatıyor olacaktınız…





Kaynak: Fatma Sibel Yüksek-Açık İstihbarat
__________________
.."-girilmez geçilmez gibi görünen topraklar çelik taburlarımızca tusunami gibi yutulmalıdr.
simetrimizi kabullenen kitleler köleleştirlmeli güçlü surlarımızın gölgesinde çürümeye
mahkum edilmelidir''
HİÇ DEDİN Mİ....

BİR MUSTAFA KEMAL PAŞAMIN 8 YILDA YAPTIĞINI 80 YILDA HANGİ YETKİ VERDİĞİM MEBUS YAPTI DİYE.....

EY İNSANLIK SENİN HESAP KABİLİYETİN İYİDİR...BORCUNDAN ÖTE...

1 İNSAN (MUSTAFA KEMAL) X 8 YIL= TÜRK İNSANINA YAPILAN HİZMET

80 YIL ORTALAMA 60 HÜKÜMET X ORTALMA 500 VEKİL= YAPILAN HİZMET
ra_horathky is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-07-2008, 22:25   #2 (permalink)
By_capo
Neuro Kanki
 
By_capo's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-09-2007
Konum: İSTANBUL
Mesajlar: 6,813
Rep Gücü: 15690
Rep Puanı : 3915639
By_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımazBy_capo Beni kesseler acımaz
Varsayılan

bazılarının okuyup ders alması gereken süper bi yazı tesekkürler
__________________
CeSarE†imiN ßi††iĞi yErdE £SaRe†iM ßa$Lar


tek büyük galatasaray





By_capo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Forum Araçları
Görüntüleme Biçimleri

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 03:59.

Porno

Powered by vB 3.6.7
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by 3.0.0
Tercüme Eden: ReSSaM

Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact ressam@gmail.com




Şarkı Sözleri sohbet Forum
haber dizi izle dizi
1 2 4 5 6 7 8 10 11 12 13 14 15 16 22 23 24 25 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 44 45 46 47 48 50 51 52 53 54 59 66 70 77 78 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 94 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 113 114 115 116 119 120 124 125 126 127 128 130 131 132 133 134 135 136 137 138 140 141 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 159 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 240 249 250 251 253 256 257 260 267 268 269 270 272 273 274 275 277 278 279 280 281 283 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 306 307 309 310 312 313 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 346 347 348 349 351 352 353 354 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 369 370 371 372 373 374 402 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489