![]() |
|
|||||||
| Siyaset Alanı Siyaset hakkındaki görüşler ve düşünceler... |
![]() |
|
|
Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#1 (permalink) |
|
Teğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 20-04-2006
Mesajlar: 362
Rep Gücü: 1259
Rep Puanı : 313859
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Haberde adı geçen Tümgeneral Ali İhsan GÜRCİHAN benim ve 2005 yılında emekli oldum.
Konuda adım geçtiğine ve gönderdiğim söylenen yazıda bir şeyleri gizlediğimiz iddia edildiğine göre ; Bu belgenin aslını açıklamanızı, Belgenin nereden temin edildiği ve gerçek olup olmadığını, Vermemiz gereken hangi bilgiyi sakladığımızı, Ergenekon ile nasıl bir bağlantı kurduğunuzu açıklamanızı istiyorum. Ayrıca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı ve ilgili mahkemeye de açıkça suç duyurusunda bulunuyorum. Bir kısım Basın’ın, birçok haberde kamuoyunu yanlış ya da eksik bilgilendirdiği yaygın ve ortak bir sorun olarak hepimizce bilinmektedir. Bu gerçeği, son dönemde AKP’nin kapatma davası ve özellikle ERGENEKON davası ile ilgili çok acı bir şekilde fazlası ile yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Bu yanlış bilgilendirmenin bir kısmını, genç ve heyecanlı gazetecilerin kendilerini mesleklerinde ispat yolunda çaba harcarken yaptıkları masum hatalar olarak kabullenmek elbette mümkündür. Bu hataların amirleri konumunda olanlar tarafından asgariye indirilmesi gerekirken, şahsımla ilgili konularda yaptığım telefon görüşmelerinden anladığıma göre üzücüdür ki, karşıma çıkan yetkililerin tam tersine bir anlayış içerisinde, haberi muhabirlerinin yaptığı, kendilerinin konuya vakıf olmadığı, muhabire bilgi vererek bizi aratacakları gibi aciz ve sorumsuz söylemleri ile karşılaştım. Araştırılıp cevap verileceği belirtilmesine rağmen ne yazık ki, bugüne kadar hiç bir haber müdürü ya da muhabir arama nezaketinde dahi bulunmamıştır. Yanlış, eksik ya da abartılı haber konusunda meslek hatası diye kabul edebileceğimiz bu iyimser görüşümün yanı sıra esas olarak şu da bir gerçektir ki ülkemiz bugün ;basının bir kısmının da içerisinde önemli bir rol üstlendiği tarihinde görülmemiş bir PSİKOLOJİK SAVAŞ ile karşı karşıyadır. Gerçek bir çeteye mensup GİZLİ ELLER tarafından yürütülen bu örtülü savaşta, hedefe ulaşmak için kullanılan öncelikli ve en önemli ARAÇ ne yazık ki her zaman olduğu gibi yine basındır. Unutmamak gerekir ki,BASIN’ın bizzat kendisi de bu savaşın esas HEDEF’lerinden biri durumundadır. Üzücüdür ki basınımızın bir kısmı; yerine göre çıkara dayalı ilişkilerle doğrudan kullanılan bir araç,yerine göre de duyarsız ve sorumsuz yaklaşımlardan istifade edilerek dolaylı yöntemlerle devreye sokulan bir araç durumuna sokulmuştur. Bu gizli ellerin aynı zamanda bizzat hedefi durumunda olan basın ne yazık ki büyük kısmı ile ,ticari ve siyasi çıkar odaklarının bizzat tarafı ve mücadelenin de saldırı vasıtaları haline getirilmiş,diğer bir kısmı ise birçok durumda kolaylıkla yönlendirilebilecek şekilde zayıf ve bağımlı duruma sokulmuştur. Beşinci güç denilen böyle bir basın vasıtası ile yaratılan kamuoyu ortamında,işin içerisine basiretsiz, beceriksiz,sadakatsiz ve iradeden yoksun yetkililerin de katkısı eklenince ,bu güzel ve huzurlu ülkede ortalık toz duman bulutu altında bırakılmış, at ve it izi de birbirine karıştırılmıştır. Bu genel tablonun doğal bir sonucu olarak ,basının asılsız ve bazen de kasıtlı haberleri ve zorlama değerlendirmeleri nedeni ile özellikle son dönemde ben de haksızlığa uğradığını iddia edenlerden biriyim. Hakkımda çıkan asılsız haberler nedeni ile yaptığım düzeltme ya da tekzip taleplerinin yerine getirilmeyişi ya da en azından ilgi gösterilmeyişi basın etiği açısından üzücü olduğu kadar, hukuki caydırıcılık adına da endişe vericidir. Çünkü, sıradan bir vatandaşın gücünün böyle bir hukuki süreci ne başlatmaya ne de sonuçlandırmaya yetmeyeceğini bu gazeteciler çok iyi bilmektedir. Onun için iddia ediyorum ki;basın mağdur ettiği sıradan bir vatandaş için hukuki yaptırım ihtimalini hesaba dahi katmamaktadır.Hukuki caydırıcılık açısından ortada olan bu zafiyet, basının, kişisel haklar konusunda gelişigüzel ve sorumsuz davranmasına zemin hazırlamaktadır. Saygıdeğer okuyucularım; Son olarak 2 AĞUSTOS 2008 tarihli VATAN Gazetesi, SABAH Gazetesi ve NTV Haber’de; fiilen görevli olduğum dönemle ilgili çıkan bir haber konusunda da yukarıda belirttiğim benzeri durumla karşılaştım. Hakkımda yapılan yanlış bir haber ve zorlama bir yakıştırma için sizleri doğrudan aydınlatma ve bir gerçeği paylaşma ihtiyacını duydum. Bu düşünce ile basın organlarına gönderdiğim tekzip metnini yazıma EK OLARAK aynen aşağıda yayınlıyorum. Bir kısmınızın basında okuduğunu tahmin ettiğim bu haber ve benim hazırladığım tekzip konusunda takdir sizlerindir. İLGİLİ BASIN ORGANLARINA GÖNDERDİĞİM TEKZİP METNİ Gazetenizin 2 AĞUSTOS 2008 tarihli sayısında ve internet sitenizde ; “16 MART katliamında Ergenekon bağlantısı” başlıklı bir haber yayınlanmıştır. Haberde verilen bilgiye göre ,”Tümgeneral Ali İhsan GÜRCİHAN’ın görev yaptığı dönemde Genelkurmay Başkanlığı adına mahkemeye resmi bir cevap verdiği” belirtilmektedir. Haberin bir diğer kısmında ise, “Mart katliamına ilişkin dava, Devlet kurumlarının mahkemeye istenen bilgi ve belgeleri göndermemesi nedeni ile tıkanmıştı” denilmektedir. İstenen bilginin elde mevcut iken verilmediği şeklinde bir hükümle kaleme alınan bu haber ve atılan başlık düşünüldüğünde, verilen bu haber bir gerçeği ortaya çıkarmaktan ziyade, özellikle ortalığı karıştırmak ve bulandırmak gibi bir maksatla hazırlandığı izlenimini vermektedir. Haberde adı geçen Tümgeneral Ali İhsan GÜRCİHAN benim ve 2005 yılında emekli oldum. Konuda adım geçtiğine ve gönderdiğim söylenen yazıda bir şeyleri gizlediğimiz iddia edildiğine göre ; Bu belgenin aslını açıklamanızı, Belgenin nereden temin edildiği ve gerçek olup olmadığını, Vermemiz gereken hangi bilgiyi sakladığımızı, Ergenekon ile nasıl bir bağlantı kurduğunuzu açıklamanızı istiyorum. Ayrıca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı ve ilgili mahkemeye de açıkça suç duyurusunda bulunuyorum. Yaptığım görev sırasında gönderdiğim iddia edilen ve şu an için hatırlamam mümkün olmayan belgenin basın tarafından kullanılması ve kendilerine göre yaptıkları bir yorumla, kamuoyu önünde suçlayıcı ve hüküm veren ifadelere yer verilmesi, kamuoyunda yaptığım görevi istismar ettiğim izlenimini uyandırmaktadır. Bu yazıda geçen, hakkımda hüküm içeren ifadelerle şahsıma karşı haksızlık yapıldığını ve hedef gösterildiğimi düşünüyorum. Bu ülkede insanlarımızın hak ve hukuku ile gerçekleri öğrenmeleri konusunda sorumluluk ve duyarlılığımın ,sizler gibi maksatlı ve sorumsuz bir şekilde haber yapan ve halkın gerçeği öğrenme hakkını istismar eden birçok gazeteciden daha yüksek olduğuna inanıyorum. Hukuki haklarım saklı kalmak üzere,gönderdiğim bu yazının gazetenizde yayımlanmasını saygılarımla rica ediyorum. Ali İhsan Gürcihan, 2 Ağustos 2008
__________________
Allah Türk'ü her daim korusun! Son Düzenleme EGE1986 tarafından : 05-08-2008 at 06:13. Neden: kaynak eksik |
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |