![]() |
|
|||||||
| Siyaset Alanı Siyaset hakkındaki görüşler ve düşünceler... |
![]() |
|
|
Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#1 (permalink) |
|
Binbaşı
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 04-09-2007
Mesajlar: 806
Rep Gücü: 575
Rep Puanı : 142614
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ANKARA, 12 Ağustos 2008 Salı
Ergenekon davasının delilleri arasında bulunan "Atatürk'ün Bursa Nutku" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Türk Tarih Kurumu arasında gizli yazışmalara neden oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, bir sanığın evinde bulunan "belge" ile ilgili gizli araştırma yapılması yönünde talimat verdiği ortaya çıktı. İstanbul Haber Servisi - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Ergenekon soruşturması sırasında bir sanığın evinde bulunan "Atatürk'ün Bursa Nutku" ile ilgili gizli araştırma yapılması yönünde talimat verdiği ortaya çıktı. İddianamenin ek dosyalarındaki yer alan yazışma belgelerine göre savcı, Mustafa Kemal'in 1930'larda artan aşırı dinci ayaklanmalara karşı "Cumhuriyeti koruyun" mesajı verdiği konuşmasının gerçek olup olmadığının araştırılmasını istedi. Ergenekon davasının delilleri arasında bulunan "Atatürk'ün Bursa Nutku" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Türk Tarih Kurumu (TTK) arasında gizli yazışmalara neden oldu. Ergenekon davasının ek dosyalarında yer alan yazışmalara göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 10 Nisan 2008 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilen ve "gizli" ibaresi bulunan belgede, araştırmanın içeriği ve nedeni ile ilgili şu bilgilere yer verildi: "İstanbul'da yürütülen bir soruşturma kapsamında yapılan operasyonda "Mustafa Kemal Atatürk'ün Bursa nutku 1933" başlıklı belge ele geçirilmiştir. Söz konusu belge incelenerek böyle bir nutuk belgesinin olup olmadığının araştırılması, neticenin ivedi olarak başsavcılığa gönderilmesi..." Savcılığın talimatının ardından konu Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından TTK'ye bildirildi. Dönemin TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu imzasıyla yapılan açıklamada, TTK arşivinde 1966 yılında aynı konuyla ilgili yapılmış araştırma bulunduğu kaydedilerek "nutuk" diye bilinen sözlerin Atatürk'ün Şubat 1933'te Bursa'da bir akşam yemeğinde yaptığı konuşma olduğu açıklandı. İkinci kez araştırıldı TTK'den yapılan açıklamada, belgenin Ekim 1966'da Bornova Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Ege Üniversitesi Fikir ve Sanat Kulübü'nün Kapatılması Davası nedeniyle de araştırıldığı kaydedildi. Kulübün "Nasıl bir gençlik?" broşüründe de aynı sözlerin yer aldığı belirtilen açıklamada Bursa nutkunun basında da çok kez kullanıldığına dikkat çekildi. Atatürkçü ve laik dernekler tarafından sıkça kullanılan Bursa Nutku, o dönemde gelişen aşırı dinci ayaklanmalara ve 1933'te Bursa Ulu Cami'de Türkçe ezan okunmasına karşı çıkan gösteriler nedeniyle okunmuştu. Mustafa Kemal konuşmasında artan dinci ayaklanmalara karşı kısaca şu uyarılarda bulunmuştu: GAZİ MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE VASİYETİ :BURSA NUTKU "Türk genci, devrimlerin ve Cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve Cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek; ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, "Demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek'. Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir." İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği." Heddam...
__________________
|
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Genel Kurmay Başkanı
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 03-02-2008
Konum: CYBER AKINCILAR
Mesajlar: 4,170
Rep Gücü: 11015
Rep Puanı : 2749666
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Atatürk'ün Bursa Nutku yoktur!
Kanıtlarımı metodolojik ve olgusal olmak üzere iki düzeyde ifade edeyim: Metodolojik kanıtlar şunlar: 1) Nutuk, kalabalık bir topluluk önünde yapılan bir konuşmadır. Halbuki Bursa Nutku'nun 13-14 kişilik bir içki sofrasında söylendiği rivayet edilmektedir. Dolayısıyla bir kere bu bir 'nutuk' olamaz. 2) Atatürk gibi kanun ve hukuka son derece titizlenen bir devlet adamının gençliği sokağa dökecek ve polis, savcı, hakim vs. devlet görevlilerini dinlememeye sevk edecek bir konuşma yapması kendisiyle çelişmesi demektir. Nitekim Mahmut Goloğlu'nun dikkatimizi çektiği gibi 2,5 ay sonra meydana gelen Razgrad Olayı'nda (Bulgarlar Türk mezarlığına tecavüzde bulunmuşlardı) gençliği yatıştırıcı bir dille konuşan ve kanunlara uymaya çağıran da Atatürk'ten başkası değildi. Dolayısıyla kanunlara uyulması hususunda bu denli titiz birinin halkı sokağa dökecek Maovarî bir konuşma yapması mümkün değildir. Olgusal açısından bakarsak Bursa Nutku'nun sahteliğini şu kanıtlardan anlayabiliriz: 1) Atatürk'ün bütün söz ve yazışmalarını toplayan resmi yayınlarda bu nutka yer verilmemiştir. Mesela "Söylev ve Demeçler"de yoktur. 2) Atatürk'ün yaptığı her konuşmanın kaydedildiği Nöbet Defteri'nde bu toplantının kaydı bulunmamaktadır. 3) Bursa Nutku bu kadar önemli bir konuşma idiyse neden o günlerde basına yansımamıştır da, ilk olarak söylendiğinden 14 yıl sonra, yazanın da pek emin olmadığı ve kimden duyduğunu belirtmediği bir kitapta karşımıza çıkmıştır? 4) Nutku aktaran Rıza Ruşen Yücer'i Atatürk'ün çevresinden kimse tanımamaktadır. Farz edelim ki, bir şekilde o grubun arasına katıldı gazetecimiz, notunu tuttu. Ancak bu nota çıkışta el konulur ve ertesi gün Atatürk'ün onayından geçerse kendisine iade edilirdi. Kaldı ki, Atatürk, içki sofrasında konuşulanlar orada kalacaktır emrini vermiştir. Bu yüzden de onun onaylamadığı sözler yok hükmünde sayılırdı. Onaylanmış olsaydı zaten birkaç gün içinde basına yansımış olurdu. 5) Nutkun gerçekliği hususunda en ciddi kanıtlardan biri, Atatürk'ün 2. yaveri Cevdet Tolgay'ın Aralık 1966'da Milliyet'te çıkan yazısıdır. Ancak bu yazıda önemli bir hata göze çarpmaktadır. Burada konuşmanın yapıldığı tarih, 6 Şubat akşamı olarak verilmektedir. Ancak Atatürk'ü Mudanya'dan İstanbul'a götüren Gülcemal vapurunun seyir defterinde o akşam 19.30'da hareket edildiği yazılıdır. Bursa-Mudanya arasının o tarihlerde 60-70 dakikada alındığı ve vapura binmeden önce selamlaşma vs. ile yarım saate yakın bir sürenin geçtiği hesaba katılırsa Atatürk'ün köşkten en erken 17.45-18.00 civarında ayrılması söz konusudur. Sofranın en az 1-1,5 saat açık kalması gerekir ki, bu durumda saat 16 civarında akşam yemeğine oturulduğu sonucu çıkar. Halbuki Atatürk'ün en yakınında bulunanlar, mesela Cumhurbaşkanlığı Sekreteri Hikmet Bayur o saatlerde Atatürk'ün asla akşam yemeği yemediğini söylemişlerdir ki, bu durumda o sofranın da gerçek dışı olduğu sonucu çıkmaktadır. Son sözü, Atatürkçülüğünden kuşku duyulmayacak bir isme, Falih Rıfkı Atay'ın 10 Nisan 1967 tarihli savcılık ifadesine bırakayım: "Bursa Nutku diye Atatürk'ün söylediği bir nutuk yoktur… Bursa gazetecisinin yazdıkları kulak rivayetleridir. Atatürk son derece nizamcı ve devlet otoritecisi idi. Memlekette anarşi havası yaratmak kasdı vardır. Atatürk bu kasda alet edilmek istenmiştir." Ergenekonculara benden nasihat: Bursa Nutku'ndan size ekmek yok! Başka kapıya."
__________________
|
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
Korgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 24-10-2005
Konum: Anytime,Anywhere
Mesajlar: 3,020
Rep Gücü: 7768
Rep Puanı : 1938169
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu sözleri söyleyen kim? Mustafa Armağan. Ne yapıyor? Samanyolu TV'nin yan kuruluşu olan Mehtap TV'de tarih ile ilgili bir program sunuyor. Samanyolu TV'nin ne olduğunu açıklamaya gerek yok sanırım.
Bu hızla siz asıl NUTUK'u da unutturmaya çalışırsınız ne diyeyim.
__________________
![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Asteğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 03-06-2008
Konum: istanbul
Mesajlar: 282
Rep Gücü: 334
Rep Puanı : 83003
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Uydurma haberlere inanmayın. Bir deli bir kuyuya taş attı bin deli çıkaramadı, aslolan
Vatan bölünüyor ülke amerika, israil, fransa, yunan, ermeni almanya ingiltere, italya kısacası emperyalistlere satılıyor ülke elden gidiyor haberiniz var mı?... |
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |