![]() |
|
|||||||
| Uluslararası Haber Merkezi Dünyada olup bitenler... |
![]() |
|
|
Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#1 (permalink) | |
|
Neuro Kanki
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 29-05-2006
Konum: Makrokosmos
Mesajlar: 5,530
Rep Gücü: 48623
Rep Puanı : 12149591
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Avrupa Merkez Bankası haftalardır beklenen adımı atarak ana faiz oranını çeyrek puanlık artışla %4,25’e çıkardı. Yüksek faizin, Dolar karşısında prim yapan Euro’nun daha da değer kazanmasına yol açabileceği belirtiliyor. Avrupa Merkez Bankası haftalardır beklenen adımı atarak ana faiz oranını çeyrek puanlık artışla %4,25’e çıkardı. Euro bölgesindeki bankaların, Merkez Bankası’na borçlanma bedeli olan reeskont haddinin yükseltilmesine, enflasyonun hızla artmaya başlaması gerekçe gösterildi. Yüksek faizin konjonktürü frenleyip, son aylarda Dolar karşısında prim yapan Euro’nun daha da değer kazanmasına yol açabileceği belirtiliyor. Finans piyasaları, Euro bölgesi enflasyon oranının %4’ü aşması nedeniyle Avrupa Merkez Bankası Governörler Kurulu'nun ana faiz haddini arttıracağına kesin gözüyle bakılıyordu. Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet daha Haziran ayında, ticari bankaların taze para karşılığında Merkez Bankası’na ödedikleri ana faiz oranının çeyrek puanlık artışla %4.25’e çıkarılabileceğini ihsas etmişti. Trichet’in enflasyonla mücadele edebilmek için parayı pahalandırmak zorunda olduklarını söylemesi, yavaşlama sinyalleri veren ekonomik konjonktürün yüksek faizlerden olumsuz etkileneceği gerekçesiyle siyasi sorumlular ve sendikalar tarafından eleştirilmişti. "Merkez Bankası seyirci kalamazdı" Avrupa Merkez Bankası’nın sıkı para politikası izlemekten başka çaresi olmadığını savunan iktisatçılar ise "Aksi takdirde, asli görevi, ortak para birimi Euro’nun iç ve dış değerini korumak olan Merkez Bankası, işsizliğin azaltılması açısından önem arzeden ekonomik büyümeyi enflasyonla mücadeleye tercih etmiş olurdu" diyor. Eski Almanya Maliye Bakanı Hans Eichel de hayat pahalılığı artışına Merkez Bankası’nın seyirci kalamayacağı görüşünde olanlardan. Eichel, “Avrupa’da kimse resesyon beklemiyor ama ekonomik büyüme hızı 2009’da muhtemelen düşecek. Düşük büyüme hızının yüksek enflasyonla buluştuğu son derece olumsuz bir duruma düşülmesi teorikman mümkün. Yüksek ana faiz oranı, Euro bölgesindeki ekonomik büyümeyi frenleyebilir. Ancak çeyrek puanlık faiz artışı, özellikle bünyesi sağlam olan Alman ekonomisini sarsmaz” değerlendirmesinde bulundu. Finans piyasalarının beklentisi ise ekonomik durgunluk olmadığı takdirde, Merkez Bankası’nın para musluğunu daha da kısmak zorunda kalacağı şeklinde. "Kısa sürede sonuç alınması zor" Bütün bu adımların enflasyonun kısa sürede düşürülmesine yetmeyeceğini belirten Almanya’nın en büyük ticari bankası Deutsche Bank’ın başiktisatçısı Norbert Walter de para istikrarının korunması için saptanan %2’lik enflasyon sınırının altına düşülmesinde, yüksek Merkez Bankası faizlerinin tasarrufu özendirecek olmasının rol oynayabileceği görüşünde. Walter, Almanya’yı stagflasyon, yani zayıf ekonomik gelişme artı yüksek enflasyon tehlikesinin beklediğini ve 2009’da ekonomik durgunluk ile yüzde 2'nin çok üzerindeki eflasyon oranının pençesine düşülebileceğini sözlerine ekledi. Almanya’nın Essen kentindeki Ekonomik Araştırma Enstitüsü ana faiz oranının yükseltilmesinin isabetli bir adım olduğunu ve enflasyonla mücadelenin ertelenmesinin ilerde çok daha kısıtlayıcı tedbirlere başvurulmasını gerektirebileceğini duyurdu. Kaynak: dw-world.de, 03.07.2008
__________________
En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir. -F. NIETZSCHE- ![]() Alıntı:
|
|
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |