![]() |
|
|||||||
| Uluslararası Haber Merkezi Dünyada olup bitenler... |
![]() |
|
|
Forum Araçları | Görüntüleme Biçimleri |
|
|
#1 (permalink) | |
|
Neuro Kanki
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 29-05-2006
Konum: Makrokosmos
Mesajlar: 5,530
Rep Gücü: 48623
Rep Puanı : 12149591
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Alman SPD milletvekili Lale Akgün, 'Bugünün Türkiye’sinde darbe olabileceğine inanmıyorum' derken, Ergenekon soruşturmasıyla Türkiye’ye bir anda demokrasi geleceğini düşünmenin de gerçekçi olmadığını kaydetti Ergenekon soruşturmasında iddianame tamamlanırken, yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da kafalar büsbütün karıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi’ne açılan kapatma davasının ardından hız kazanan Ergenekon soruşturması, birçok çevrede soru işaretleri yaratmış durumda. Alman Sosyal Demokrat Parti milletvekili Lale Akgün, Türkiye’de artan kutuplaşmadan kaygı duyduğunu kaydederken, yargı ile siyasetin iç içe geçmesinin, Ergenekon soruşturmasına “bir misilleme” görüntüsü kazandırdığını söyledi. “Bugünün Türkiye’sinde bir darbe olabileceğine inanmıyorum” diyen Akgün, Ergenekon soruşturmasıyla Türkiye’ye bir anda demokrasi geleceğini düşünmenin de gerçekçi olmadığını kaydetti: SPD milletvekili Lale Akgün’e yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle: -DW: 13 aydır devam eden Ergenekon soruşturmasında iddianame sonunda Mahkeme’ye sunuldu. Aralarında iki emekli generalin de bulunduğu şüpheliler, hükümeti darbe yoluyla devirme amaçlı “terör örgütü” kurmakla suçlanıyor. Avrupa’dan baktığınızda Ergenekon soruşturmasını nasıl görüyorsunuz, bu Türkiye’de demokratikleşme yönünde bir hamle midir, yoksa Batı basındaki yaygın ifadelerle “Kemalistler” ile “İslamcılar” arasında çetin bir güç mücadelesinin yeni bir aşaması mı? -Ben şu anda Türkiye’nin çok ciddi olarak gerildiğini, kutuplaştığını görüyorum. İnsanlarla konuştuğunuzda, herkesin kendini belirli bir gruba ait gördüğünü ve o grubun belirli değerlerini paylaştığını görüyoruz. Şu anda politika ile hukukun çok da iç içe girdiğini görüyorsunuz. Bu çok şaşırtıcı olabiliyor dışarıdan baktığınız vakit. Belirli partiler, belirli mahkemelerin arkasına geçiyor. Pati kapatma davası Ankara’da, Ergenekon davası İstanbul’da. Bu çok şaşırtıcı bir olay, çünkü yargının bağımsız olması gerekiyor. Tüm olan bitenlerin arkasından, “acaba bu misilleme mi?” diye soruyorsunuz… Yoksa ciddi bir şekilde bir çeteleşmenin üzerine gitmek mi? Bu soruyu ben şu anda cevaplandıramayacağım, çünkü bu sorunun cevabını bilemiyorum. Ama şunu söyleyeyim, ben bugünün Türkiye’sinde bir darbe olacağına inanmıyorum. -DW: Neden? -Çünkü Türkiye artık küreselleşmenin içinde olan bir ülke. Küreselleşmenin içinde olan bir ülkede, böyle darbeyle bir yere varılamaz. Ben bu iddialara prim vermiyorum. Ciddi bir olasılık tanımıyorum. Bunu söyleyenlere de şunu söylüyorum, lütfen insanları darbe ile korkutmayın. Ben Türkiye’nin artık oraları aştığına inanıyorum. Türkiye 1980 darbesinden de dersini almış vaziyette. 1980 darbesinin Türkiye’yi demokraside nasıl geriye attığını, nasıl apolitik bir nesil yarattığını görmekteyiz. -DW: Ergenekon soruşturmasını tarihi olarak görenler var. Bunun, Türkiye’nin demokratikleşmesinde dönem noktası olabileceği söyleniyor. -AKGÜN: Ben buna da inanmıyorum. Türkiye’nin demokratikleşebilmesi için daha çok tabanın demokrasiye sahip çıkması ve politize olması gerekiyor. Ben bunu daha görmüyorum Türkiye’de, ama gelecek için ümitliyim. Demokratikleşme için tabanın güçlenmesi, örneğin sendikaların, üniversitelerin güçlenmesi, politize olması gerekiyor ki, Türkiye yarın için daha demokratik olsun. Yoksa bu çetenin yargılanmasıyla, Türkiye adeta bir düğmeye basar gibi demokratik günlere gidecek demek…Böyle bir şey olamaz. Demokratikleşme bir süreçtir. Bu süreç içerisinde, birçok faktör rol oynamaktadır. Ergenekon mahkemesi olursa Türkiye yarın çok daha demokratik olacak diye bir durum yok, o da bir faktördür, ama diğer yandan politika ile yargının ne kadar iç içe olduğunu gördüğüm vakit, orada soru işaretleri ortaya çıkıyor. -DW: Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday bir ülke. Türkiye’nin içine girdiği siyasi krizin aşılmasında Avrupa Birliği yapıcı bir rol üstlenemez mi? -AKGÜN: AB’de bu politik gücü ne yazık ki göremiyorum. Çünkü AB üyelerine baktığınızda, tabir yerindeyse, herkes kendi telinden çalıyor. Herkes kendi ulusal çıkarlarının peşinde. Örneğin Polonya’da antidemokratik bir şey olduğunda, orada da bir şey yapamıyor. AB’nin Türkiye’nin iç politikasına herhangi bir şekilde karışabileceğine inanmıyorum. AB’de ulusal çıkarların nasıl öne çıktığının en güzel örneği, Sarkozy’nin ‘Akdeniz için Birlik’ projesidir. Bu hiçbir politik temeli olmayan, hiçbir şey getirmeyecek, sadece ve sadece, Fransa’yı ve Sarkozy’i öne çıkaracak bir toplantıydı. Yani ne önü vardır, ne arkası vardır. Bu da gösteriyor ki AB şu anda, uzun vadeli, politik bir gelişmeyi sağlayamıyor. Belki Lizbon Antlaşması’ndan sonra bu olabilir. Belki AB daha politize olduktan sonra bu olabilecektir. dw-world.de/dw/article/0,2144,3451406,00.html
__________________
En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir. -F. NIETZSCHE- ![]() Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#2 (permalink) | |
|
Neuro Kanki
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 29-05-2006
Konum: Makrokosmos
Mesajlar: 5,530
Rep Gücü: 48623
Rep Puanı : 12149591
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
'Krizin bir sorumlusu da AB' İngiltere basını "Ergenekon" adıyla anılan soruşturmaya ilişkin iddianame hakkında yapılan açıklamaya geniş yer ayırıyor. ![]() Financial Times'a göre uzlaşma yolu bulunmalı Financial Times'ın Ankara Temsilcisi Vincent Boland imzalı haberde soruşturma şu ifadelerle yorumlanıyor; "Ergenekon soruşturmasının, İslami eğilimli hükümetle, aralarında ordunun da bulunduğu laik elitler arasında uzun süredir devam eden güç mücadelesinin bir parçası olduğu genel kabul görüyor. Soruşturma ayrıca, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da dahil, liderlerinin kamu hayatından yasaklanması kararı alınabilecek davayla da ilişkilendiriliyor. Financial Times, başyazılarından birini de bu konuya ayırmış. Gazete, aralarında işadamları, gazeteciler, emekli ordu mensuplarının da bulunduğu 86 kişinin darbe planlamakla suçlanmasının Türkiye'deki siyasi krizin boyutlarını açık bir şekilde gözler önüne serdiğini belirtiyor. 'Uzlaşma yolu bulunmalı' Ergenekon soruşturmasının AKP'ye karşı açılan kapatma davasıyla aynı döneme denk düştüğünün de hatırlatıldığı yazı şöyle devam ediyor; "Davalar şimdi tabi ki siyasi müdahale olmadan devam etmeli. Ancak daha temelde laikler, parlamentoda büyük bir çoğunluğa sahip olan AKP'yi iktidardan düşürmek için harcadıkları akıllıca olmayan çabayı gözden geçirmeliler. Parti de, türbanı gündeminin bu kadar üst sıralarına almamalıydı. Ancak sonuçta, çağdaş yüzlü İslami bir siyaset geliştirdikleri için övgüyü hak ediyorlar. Kırsal kesimlerdeki yoksulların gelirlerini de artıran ekonomik sicilleri de ortada. Laikler, demokrasi İslamcı hükümetler ürettiğinde de, bu hükümetler demokratik hakları tehdit etmediği sürece, ki AKP bunu yapmadı, oy verenlerin kararını kabul etmeli. Ülke geliştikçe Türkiye'nin İslamcıları ve laikleri uzlaşma yolları bulmalı. Aksi takdirde her iki tarafın da istediği modern ulus zarar görecek. Türban konusunda mantıklı bir uzlaşma iyi bir başlangıç olabilir" ![]() Financial Times'a göre AB de krizden sorumlu 'Krizden AB de sorumlu' Financial Times'in başyazısında Türkiye'deki durumda Avrupa Birliği'nin de sorumluluğu olduğu kaydediliyor. Gazete, "Kriz aynı zamanda, Avrupa Birliği'nin Ankara'nın üyelik başvurusunu olumlu yönde ele alma konusundaki içler acısı başarısızlığının bir göstergesi" diyor ve şöyle devam ediyor; “Avrupa Birliği Türkiye'ye açık bir koşullar listesi ve bir takvim vermiş olsaydı, hem generaller, hem de AKP enerjilerini türbana değil, tam üyeliğe odaklarlardı. Darbeler, bombalar ve saklanmış el bombalarıyla ilgili tartışmalar Avrupa Birliği'ne, birliğin içinde de dışında da olsa Türkiye'nin bir yere gitmeyeceğini hatırlatmalı. Birlik, çok geç olmadan Ankara'yla durma noktasına gelen yakınlaşma çabalarını canlandırmalı." 'Mücadele Türkiye'nin geleceği için' Guardian’ın soruşturmayla ilgili haberi "Türkiye'nin geleceğiyle ilgili mücadele yoğunlaşırken, laiklere suçlamalar yöneltildi" başlığını taşıyor. Guardian da haberinde AKP'ye karşı açılan kapatma davasıyla, Ergenekon soruşturması arasında ilişki kuruyor. ![]() Guardian: Mücadele Türkiye'nin geleceği için Haberde dikkat çeken satırlar şöyle; "Bu iki dava, Türkiye'nin kendisi uğruna verilen bir mücadeleyi temsil ediliyor. Bu mücadelenin bir tarafı da başta ordu ve yargı olmak üzere, AKP'nin Atatürk zamanında kurulan laik sistemi yıkma amaçları olduğundan şüphe duyan ülkenin eski muhafızları. Geleneksel olarak laikliğin bekçisi olarak görülen ordu, bazı eski mensuplarının gözaltına alınmasına karşın, Ergenekon'la herhangi bir ilişkisi olduğu iddialarını reddediyor. Soruşturmayı eleştirenlerse AKP'nin kapatma davasına misilleme olarak muhaliflerine karşı bir cadı avı başlattığını söylüyor." bbc.co.uk/turkish/europe/story/2008/07/080715_ergenekon_press.shtml
__________________
En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir. -F. NIETZSCHE- ![]() Alıntı:
|
|
|
|
|
|
Reklam Vermek için ressam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact ressam@gmail.com |